NTV

Ruhban okulu için Ankara'nın mesajı aynı

29.06.2009 14:33

Kültür Bakanı Günay ile Başmüzakereci Bağış'ın ruhban okulunun açılması gerektiğine dair açıklamalarına rağmen, Ankara "Türkiye'de dini öğretim devlet denetimi altında yapılır" mesajı vermeyi sürdürüyor.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ile AB işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış'ın Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması yönünde belirttikleri görüşlere rağmen, Ankara Ruhban Okulu konusunda Avrupa'ya "Türkiye'de dini öğretim devlet denetimi altında yapılır" mesajı göndermeye devam ediyor.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi Türk parlamenterler, Heybeliada Ruhban Okulu konusunun da işlendiği bir rapora verdikleri yanıtta, Türkiye'de ilköğretim ve yüksek okullarda dini öğretimin sadece devlet denetimi altında mümkün olduğunu ve bu kısıtlamaya Rum Ortodoks cemaatinin de dahil olduğunu belirttiler.

Müslüman olmayan dini azınlıkların mülkiyet hakkı ve tüzel kişilik sorunları ile Heybeliada Ruhban Okulu konusunun da dile getirildiği "Avrupa'da insan haklarının durumu ve Avrupa Konseyi'nin denetim mekanizması" konulu raporda, Ankara'dan bu alanlarda adım atması isteniyor.

Türk parlamenterler, rapora Ruhban Okulu konusunda ilettikleri yanıtta, "Türk yasalarına göre ilk, orta ve yüksek dereceli okullarda din öğretimi sadece devlet denetimi altında mümkündür. Bu kısıtlama sadece Rum Ortodoks cemaati için değil, Türkiye'deki tüm dini cemaatler için geçerlidir. Ruhban Okulu'nun İstanbul'daki devlet üniversitelerinden biri bünyesinde yeniden açılması önerisi Patrikhane tarafından geri çevrilmiştir" denildi.

AKPM Türk heyeti, dini cemaatlerin tüzel kişiliklerinin tanınmaması ve Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin konumu konusunda ise Türk anayasasının laik doğasını ön plana çıkardı. Heyetin AKPM'ye ilettiği ve "Türkiye'nin tutumu" olarak adlandırılan belgede, "Türk anayasasının laik doğası gereği dini cemaatler tüzel kişilik edinemez. Lozan Barış Konferası paralelinde varılan centilmenlik anlaşmasına göre, Patrikhane'ye İstanbul'da ikamet izni, Osmanlı makamları tarafından tanınan siyasi ve idari imtiyazlardan vazgeçip, sadece İstanbul'daki Rum Ortodoks azınlığın dini ve ruhani ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet verme koşuluyla verilmiştir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti'nin laik doğası dikkate alındığında karşılanması gereken temel koşuldu" ifadeleri kullanıldı. Bu görüşler aynı zamanda Ankara'nın resmi tutumunu oluşturuyor.

AKPM geçtiğimiz haftalarda aldığı bir kararla Avrupa Konseyi'nin anayasal konulardaki referans organı olan Venedik Komisyonu'nu, Türkiye'deki dini cemaatlerin tüzel kişilik sorunu ve bu çerçevede Fener Rum Patrikhanesi tarafından dile getirilen mülkiyet, "ekümeniklik" sıfatı ve Heybeliada Ruhban Okulu sorunları hakkında görüş raporu hazırlamakla görevlendirdi.

Venedik Komisyonu, konuya, Türkiye'de devletin dini cemaatlerin işlerine ne derece karıştığının Avrupa standartlarıyla uyumluluğu pencerisinden bakacakağını söylüyor. Avrupa Konseyi ve AB için referans belge niteliği taşıyabilecek raporun sonbahar aylarında hazır olacağı belirtiliyor.