160 bin sığınmacıyı paylaşmayan Avrupa'da 'plan' tartışması

Yunanistan'daki 160 bin sığınmacının diğer Avrupa ülkelerine dağıtılmasına ilişkin başarısız olan planla ilgili, AB Komisyonu Başkanı Tusk'tan "bölücü" ve "etkisiz" açıklaması geldi. AB Komisyonu üyesi Avramopoulos ise Tusk'a tepki gösterdi.

Haberler - Anadolu Ajansı 13.12.2017 - 05:27 | Son Güncelleme : 13.12.2017 - 05:36

160 bin sığınmacıyı paylaşmayan Avrupa'da 'plan' tartışması

Avrupa Birliği Komisyonu, İtalya ve Yunanistan'daki 160 bin sığınmacının diğer ülkelere dağıtılmasına ilişkin iki yıl önce bir planı kabul etmiş ancak geçen süreye rağmen ancak yaklaşık 30 bin kişi diğer ülkelerce kabul edilmişti.

Finlandiya, İrlanda, Litvanya, Lüksemburg, Malta ve İsveç hariç tüm ülkeler zorunlu kotalarının yüzde 50'sinin altında kalmış, Polonya, Macaristan ve Çekya sığınmacı almayı reddetmişti.

İşte bu ortamda AB Konseyi Başkanı Tusk'tan, zorunlu sığınmacı kotasının "oldukça bölücü" ve "etkisiz" olduğunu savunan ve kaldırılmasını isteyen bir çıkış geldi. Tusk, yarın başlayıp cuma günü sona erecek AB Liderler Zirvesi öncesi, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarına gönderdiği davet mektubunda, sığınmacı konusunun da gündemlerinde olacağını bildirdi.

Üye ülkelerin zorunlu olarak sığınmacı almasına yönelik plana değinen Tusk, "Bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler, zorunlu kota konusunun oldukça bölücü olduğunu ve yaklaşımın da uygulanması anlamında orantısız ilgi gördüğünü, bir anlamda etkisiz kaldığını ortaya koydu." ifadesini kullandı.

KOMİSYONDAN TUSK'A TEPKİ

Tusk'un bu ifadeleri, zorunlu kota sistemini savunan ve buna uymayan üye ülkeler hakkında Avrupa Adalet Divanında dava açan AB Komisyonunun tepkisini çekti.

AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos, Strazburg'da yaptığı açıklamada, Tusk'un sözlerinin "son üç yıldır yaptıkları tüm işlerin reddi anlamına geldiğini" belirtti.

"Bu, Avrupa projesinin ana unsurlarından biri olan dayanışma ilkesini baltalıyor." diyen Avramopoulos, "dayanışmanın işine geleni seçmek anlamına gelmediğini" ve Avrupa'nın sığınmacıları korumaya yönelik etik ve yasal sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Sayfa Yükleniyor...