Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak için İstanbul’da bulunan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, NTV Haber Müdürü Mete Çubukcu’ya özel bir röportaj verdi.

Talabani, Türkiye’de yaşanan dil tartışmasından, PKK’nın dağdan inmesine, Türkiye’nin Ortadoğu politikalarından yeni kurulan Irak hükümetine kadar pek konudaki soruları yanıtladı.

İlk olarak yeni kurulan Irak hükümetini değerlendiren Talabani, dokuz buçuk ay süren hükümet kurma sürecini şöyşe değerlendirdi:

“Iraklı gruplar ulusal birliği temsil eden bir hükümet kurmak istediler. Bir çoğunluk hükümeti aylar önce kurulabilirdi. Ancak biz tüm Irak halkını temsil eden kapsayıcı bir hükümet kurulması konusunda ısrar ettik.

Diğer bir sebep de çoğunluğu elde eden tek bir partinin olmaması. Dolayısıyla farklı grupların bir kabinede yer aldığı bir kabineye ihtiyaç vardı. Üçüncü olarak da temsilcilerin çoğunluğu Şii olduğu için bir araya gelemek istemediler.

Bence bu hükümet, Irak’ın tarihinde sahip olduğu en güçlü hükümet.

Türkmenler’in daha önce bir bakanı vardı, bu hükümette üç bakan var. Çünkü sanıyorum Türkmenler Irak’taki üçüncü grup ve onların üst düzeyde temsil edilmeleri gerekiyor.”

‘ERDOĞANLA AYNI DÜŞÜNÜYORUM’
Irak Cumhurbaşkanı Türk hükümeti ile ilişkilerinden son derece memnun;

“Türk hükümetinin yaklaşımı çok dostaneydi. Ben cumhurbaşkanı seçildikten sonra sayın Gül beni tebrik etti. Burada olmamın amaçlarından bir tanesi de Türkiye ile imzaladığımız anlaşmaları hayata geçirebilmek. Dolayısıyla biz türkiye ile güçlü ilişkiler geliştirmekte kararlıyız. Sayın Gül ve Sayın Erdoğan’ın da aynı görüşte olduğunu düşünüyorum. Türkiye ile yaklaşık 40 tane protocol imzaladık ve bunları hayata geçirmeye çalışmalıyız.

Son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Talabani, kendi deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu ifade etti. Farklı dillerin zenginlik getirdiğini söyleyen Irak Cumhurbaşkanı Türkiye’de yaşana ‘iki dil’ tartışmalarını şu sözlerle değerlendirdi:

‘FARKLI DİL ZENGİNLEŞTİRİR’
“Dürüst olmak gerekire Türkiye’nin iç işlerine karışmak istemiyorum. Ama bizim deneyimlerimizden bahsedebilirim. Örneğin Irak’ta farklı dillerin kullanılması bizim kültürümüz zenginleştiriyor. Bir Türkmen öğrenciye kendi dilinde eğitim veririseniz konuları daha kolay anlar.

Bütün dünyada benzer tecrübeler görüyoruz. Dünyada 76 ülkede federal sistem uygulanıyor. Bu daha fazla demokrasi anlamına geliyor. İnsanlar kendi kararlarını kendileri veriyorlar. Dilin kullanılması tarafların birbirini anlaması konusunda yardımcı oluyor. Bizim tecrübemiz bu şekildeydi. Ama sizde nasıl olur bunu bilemem. Ayrıca Kürt dili 1932’den beri Irak’ta resmi dil olarak kabul ediliyor.

‘ÖCALAN SİLAHLI MÜCADELE BİTTİ DİYOR’
Celal Talabani’ye göre artık silahların kaldırılması gerekiyor. Talabani, bu konuda PKK’nın da benzer düşündüşüğünü söyledi;

“Yaklaşımımı daha önce de belirtmiştim. Şimdi silahlı mücadele zamanı değil. Silahlı mücadele bitmiştir, şimdi politik mücadele zamanıdır. Bu nedenden dolayı dağdakilerin silahlarını bırakmalarını tavsiye ediyorum. Ateşkesi kabul ettiklerinde bana sordular. Ben de “böyle yapmakla iyi yaptınız, silahları bırakıp politika yapmayı da düşünmelisiniz” dedim. İçinde bulunduğumuz zaman Che Guevera ya da Ho Shi Minh’nin zamanı değil, poltik, ekonomik ve medya mücadelesinin zamanıdır. Silahların kullanılması en çok adına mücadele verildiği söylenen insanlara zarar veriyor. Bu bitirilmeli. Umarım Türkiye barışa ve huzura gidecek. Biz Türk hükümetinin politikasını destekliyoruz.

Prensipte silahların bırakılması konusunda bir fikir birliğine vardılar ama bazı koşullar var. Kürt kimliğinin ve dilinin tanınması gibi. Hatta Öcalan bile artık silahlı mücadelenin geçtiği konusnda aynı fikirdeydi. Ancak bunu yapılması lazım.”

Celal talabani Kürt açılımı hakkında da şunları söyledi;

‘DAĞDAKİLERİ İNDİREMEDİK’
“Bu detaylar Türkiye’de tartışılmalı. Meclis’te bir Kürt partisi var, Kürtler Diyabakır’da ya da başka yerlerde toplantı yapabiliyorlar. Ne istediklerini söyleyebilirler ve kendi aralarında bir fikir birliğine varabilirler.

Irak Hükümeti ve Bölgesel Bürt Yönetimi bu konuda her türlü katkıyı sağlamaya hazırdır. Bölgenin güvenliğinin sağlanması konusunda işbirliği yapma konusunda hazırız.

Dağdakileri indirmek için de çalıştık ama onları indiremedik. Bunun barışçıl bir şekilde yapılması gerekiyor.

‘TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU’YA DÖNMESİNDEN MEMNUNUZ’
“Çözüm yakın mı?” sorusuna celal Talabani’nin yanıtı ise olumlu;

“Sanırım bu mümkün. Öncelikle Kürtler için söylüyorıum; bu tarihi bir şans. AK Parti ve Türk hükümetinin yaptığı teklif tarihi bir teklif, bu teklifi kaçırmamalılar, bunu değerlendirmeliler. En son İmralı’dan ve dağdaki insanlardan de bazer haberler aldım. Onlar da silahlı mücadelenin bitirilmesini ve demokratik bir çözümün olamsını istiyorlar.

Sabırlı olamlıyız. Daha fazla diyalog ve tartışma olmalıdır. İyimserim. Türkiye’nin iç işlerine karışmak istemiyorum ancak kişisel olarak Türk hükümeti benden ne isterse onu yapmaya hazırım.

Hepimiz demokratik ve güvenli bir Türkiye görmek istiyoruz. Türkiye ekonomik ve uluslararası konularda ilerliyor. Türkiye’nin Ortadoğu’ya geri dönmesinden mutluyuz.