Şimdi Bin Ali'ye olan nefreti haykırma devri

Tunus halkı devrimin ardından başkentin her köşesine 'Artık özgürüz' yazıları yazmış. Ülkeyi bekleyen belirsizliğin farkında olsalar da artık onları yeni dönemin heyecanı sarmış durumda. Tunus'ta devir artık Bin Ali'den nefret ettiğini haykırma devri.

08.02.2011 - 07:13

Şimdi Bin Ali'ye olan nefreti haykırma devri

Tunuslu Muhammed Bouazizi üniversite mezunu olmasına rağmen geçimini seyyar satıcılık yaparak kazanıyordu. Yoksulluğa ve zorluklara o tezgahla göğüs geriyordu. Belki de bu yüzden polis tezgahını elinden aldığında kendini yaktı, yakabildi. Onun çaresizlikten yaktığı ateş şimdi milyonlarca insana cesaret ve umut veriyor.

Bouazizi'nin ülkesi bir yandan 23 yıl sonra gelen özgürlüğün tadını çıkarıyor, öbür yandan kendilerini bekleyen geleceğin belirsizliğine bakıp endişeye kapılıyorlar. Ama her ne olursa olsun Bouazizi'yi unutmuyorlar. Tunus'ta bir polis devleti kuran Zeynel Abidin Bin Ali'nin adı ve fotoğrafları tüm anıtlardan, levhalardan, havaalanlarından, otellerden siliniyor. Tunus onun bıraktığı izleri silip, yerine 'Bouazizi'yi koyuyor.

Bin Ali'nin RCD'nin genel merkezindeki tabelalar sökülmüş, kapısına ise 'RCD'ye ölüm!" yazılmış. Bin Ali'nin RCD'nin genel merkezindeki tabelalar sökülmüş, kapısına ise 'RCD'ye ölüm!" yazılmış.

Şimdi şehrin en önemli meydanının '7 Kasım' olan adı (Bin Ali'nin göreve geldiği tarih) değiştirilecek. Göstericiler, "Bundan sonra bu meydanın adı Bouazizi olacak" diye sprey boyalarla meydandaki görkemli saat kulesine yazmışlar bile. Ayrıca Tunus'un başkentindeki tüm duvarları Fransızca 'Yaşasın Özgürlük', 'Nihayet özgürüz' yazıları süslüyor. Bin Ali'nin partisi Anayasal Demokratik Birlik (RCD) partisinin genel merkezinin girişindeki dahil tüm tabelalar sökülmüş, kapısına ise 'RCD'ye ölüm!" yazılmış.

KİTAPÇILARIN ÖNÜNDE İZDİHAM VAR
Artık Tunus halkı yepyeni bir dönemle tanışıyor. Şimdi devir Bin Ali'ye olan nefreti haykırma devri. Bu yüzden sokaklarda Bin Ali'nin ülkeyi nasıl soyduğunu tasfir eden karikatürler çizilip satılıyor turistik eşyalar yerine. Bin Ali'nin yolsuzluklarını anlatan ve bugüne kadar Tunus'a girmesine izin verilmeyen Fransızca kitaplar dükkanların vitrinlerini süslüyor. Bu kitapçıların önündeki insan kalabalığı hiç azalmıyor. İnsanlar bildikleri halde yıllarca söyleyemediklerini anlatan bu kitaplara bakmak için adeta hücum ediyor.

Tunus sokaklarında kimle konuşursanız konuşun, 'Biz artık özgürüz. Tunus'a esas şimdi gelin, görün' diyor. Ama biraz eşeleyince bu coşkunun, mutluluğun arkasında büyük bir belirsizlik ve korku olduğunu görüyorsunuz.

İSYANIN BAŞLADIĞI CADDE TIKLIM TIKLIM
Binlerce Tunuslunun Bin Ali'yi devirmek için toplandığı Habibi Bourgiba caddesinin iki yanındaki kafeler tıklım tıklım. Eğer caddenin belli yerlerinde tanklar ve ellerinde silahlarıyla askerler beklemese bu ülkede iki hafta önce 147 kişinin öldüğü bir isyanın yaşandığını anlamak imkansız. Bu tank manzaralı kafelerden birinde zar zor yer bulup Tunuslu 3 öğretmenle konuşuyorum. Önce coşkuyla 'Çok mutluyuz, artık özgürüz' diyorlar. Ama bir iki cümle sonra mutluluklarının devrimin bitmesi ile gölgelendiğini anlatmaya başlıyorlar.

İsyanın başladığı Habibi Bourgiba caddesindeki kafelerde şimdilerde keyif çayları içiliyor. İsyanın başladığı Habibi Bourgiba caddesindeki kafelerde şimdilerde keyif çayları içiliyor.

ŞİMDİ SEÇİM OLSA KİME OY VERECEĞİMİ BİLMİYORUM
Fen Bilimleri öğretmeni Zehra diyor ki, "Şu an seçim olsa kime oy vereceğimi bilmiyorum. Yani devrim oldu ama şimdi işler biraz karışık görünüyor. İki aya kadar toparlanırız. Nisan'da herşey yoluna girmiş olur" diyor.

EN NAHDA'DAN KORKUYORUZ
Öğrencilerin durumu da öğretmenlerden farklı değil. Tunus Üniversitesi'nde ekonomi okuyan Imed de seçim olsa kime oy vereceğini bilmediğini söylüyor. Tunus'un İslami hareketi En Nahda hakkında bilgisi olup olmadığını sorduğumda dudağını büküyor, "Hayır. Hiç bir fikrim yok. Onların ne istediğini, planlarının ne olduğunu bilmiyoruz" diyor. Sohbet biraz ilerleyince En Nahda'nın böyle bilinmez olmasından korktuğunu itiraf ediyor Imed.

BU HÜKÜMETİ DESTEKLEMEK ZORUNDAYIZ
Imed'in sözünü bazı günler gösterilere de katıldığını söyleyen Nizar tamamlıyor: "Aslında şu anki hükümette Bin Ali'nin bakanları var. Ama yine de bu hükümeti desteklemek zorundayız. En azından bu süreç geçene kadar."

MISIR'IN İŞİ DAHA ZOR
Tunus şu günlerde sanki kendi hiç devrim yaşamamış gibi Mısır'a kilitlenmiş durumda. Konuştuğum hemen herkes Mübarek'in gitmesini bekliyor dört gözle. Ama Mısır'ın işinin daha zor olduğunu da düşünüyorlar. Fransızca profesörü Monsa'ya göre bunun iki nedeni var:

"Mısır'ın işi daha zor, çünkü onlar İsrail'e yakın. Yani daha az özgürler, engelleniyorlar. Bir de Mısır'daki rejim yarı askeri bir rejim. Bizde ise polis devleti vardı. Ama ordu insanlar sokağa döküldüğünde Bin Ali'ye fazla destek vermedi."

TUNUSLU HACKER'LARDAN MISIR'A DESTEK
Her şeye rağmen Tunuslular Mısır için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Tunus gazetelerinin manşetlerinde Mübarek ve karısını toprağa kök salmış şekilde gösteren karikatürler yer alıyor. Televizyonlarda ise Tunuslu gençlerin Mısır hükümetine ait siteleri nasıl hack'lediği, bu şekilde Mısırlı isyancılara nasıl destek olduğu anlatılıyor.

Saat 22.00'deki sokağa çıkma yasağına kadar Tunus sokakları tıklım tıklım. Saat 22.00'deki sokağa çıkma yasağına kadar Tunus sokakları tıklım tıklım.

Ülkede saat 22.00-04.00 arasında sokağa çıkma yasağı var. Ama o saate kadar başkent Tunus'un sokaklarında hareket hiç bitmiyor. Sokaklar öylesine kalabalık... Hem de ürkek değil, neşeli bir kalabalık var her yerde. Mağazalara girip çıkıyor, kafelerde naneli çaylarını yudumluyorlar. Herkes ülkeyi bekleyen belirsizliğin farkında, ama o belirsizlik iyice su yüzüne çıkana kadar 'hayata devam' diyorlar ve umutlarını kaybetmeden hep aynı şeyi söylüyorlar, "İki aya kadar her şey düzene girer, normale döneriz."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...