Yüzölçümü olarak Afrika’nın en büyük ülkesi... Doğal kaynakları açısından zengin, dünyanın petrol ihracatçılarından biri... Nil Nehri’nin geçtiği bölgelerde verimli topraklara sahip...

İlişkili Haberler


Sudan, sahip olduğu zenginlikler nedeniyle tarihi boyunca dış kuvvetlerin müdahaleleri ile karşılaştı. 

Bağımsızlğını kazandığı 1956’dan sonra ise sürekli askeri darbeler ve iç savaşla boğuşan ülke, yaşanan soykırımlar ve katliamlarla dünya gündemine geldi. On yıllardır ülkenin güneyinde yaşayan azınlıktaki Afrika kökenli Hristiyanlarla Arap asıllı Müslüman çoğunluk arasında yaşanan iç savaşa, son yıllarda Darfur’da yaşanan insanlık dramları eklendi.

Bugüne kadar kan ve acıyla yazılan Sudan tarihi, bundan sonra yaşanacaklar için de karanlık bir tablo çiziyor:

1517 Mısır’ın fethi sonrasında, Sudan’ın kuzey bölümleri Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyetne girdi.

1805 Osmanlı’ya isyan ederek Mısır’da kendi hanedanını kuran Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Sudan'ın güneyine de sefer yaparak ülkenin tamamına hakim oldu.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa
Kavalalı Mehmet Ali Paşa

1881-1899 Sudanlılar, Mehmet Ali Paşa yönetimine karşı ayaklandılar. Muhammed Ahmed el-Mehdi liderliğinde başlayan ve ‘Mehdi İsyanı’ olarak adlandırılan ayaklanma, İngilizler’in konmutasındaki Mısır ordusu tarafından 1899’da bastırıldı.

Mehdi Ayaklanması sırasında İngiliz askerleri.
Mehdi Ayaklanması sırasında İngiliz askerleri.

1956 Yarım asırdan fazla süren İngiliz hakimiyeti sona erdi, Sudan bağımsızlığını kazandı.

1958 Bağımsızlığın hemen ardında yapılan seçimle iş başına gelen sivil hükümet, bir yıl sonra General Abbud liderliğindeki darbeyle devrildi.

General Abbud, Kraliçe II. Elizabetlh ile
General Abbud, Kraliçe II. Elizabetlh ile

1962 Bağımsızlığın kazanılmasından önce başlayan kuzey-güney gerilimi iç savaşa dönüştü. Kuzeydeki hükümet güçleri ile güneydeki ‘Anya Nya’ hükümeti arasında kanlı bir mücadele başladı.

1964 General Abbud ikitidarı 1964’teki ‘Ekim Devrimi’yle son buldu, yerine ulusal hükümet kuruldu.

1969 General Cafer Numayri önderliğinde yeni bir askeri darbe yapıldı.

Cemal Numayri, yaptığı darbeden hemen sonra halkı selamlıyor.
Cemal Numayri, yaptığı darbeden hemen sonra halkı selamlıyor.

1971 Numayri’ye karşı düzenlenen komünist devrim denemesi bastırıldı, komünist liderler idam edildi.

1972 10 yıl süren iç savaş sonunda Anya Nya hareketi ile barış sağlandı, ülkenin güneyine özerklik verildi.

1978 Sudan’ın güneyinde petrol bulundu.

Güneydeki isyancılar John Garang
Güneydeki isyancılar John Garang

1983 Hükümet güçleri ile John Garang önderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SHKH) arasında, ülkennin güneyinde yeni bir savaş başladı.

1983 Başkan Numayri ülkede şeriat ilan etti.

1985 Yaşanan halk ayaklanmasından sonra Numayri görevinden uzaklaştırıldı ve yerine Geçici Askeri Konsey yönetimi ele aldı.

1986 Yapılan genel seçimlerden sonra Sadık el-Mehdi Başkanlığında bir koalisyon hükümeti kuruldu.

1988 Koalisyon ortaklarından Demokratik Birlik Partisi, güneydeki isyancılarla anlaşma imzaladı ancak anlaşma yürürlüğe girmedi.

1989 Sudan yeni bir askeri darbe yaşadı. İktidar, ‘Devrimci Komutanlar Konseyi’nin eline geçti.



1993 Konsey, Ömer el Beşir Başkan seçildikten sonra feshedildi.

1995 Mısır Lideri Hüsnü Mübarek, Sudan’ı kendisine suikast hzırlamakla suçladı.

1998 ABD, kimyasal silah üretildiği gerekçesiyle Hartum’daki bir ilaç fabrikasını bombaladı.

1999 El Beşir, parlamento sözcüsü Hasan el-Turabi ile yaşadığı çatışma sonrasında Meclis’i feshetti.

Ömer el Beşir
Ömer el Beşir

1999 Sudan petrol ihraç eden ülkeler arasına katıldı.

2000 Muhalefetin boykot ettiği seçimlerde Ömer el-Beşir 5 yıl için yeniden seçildi.

2001 İslamcı lider Hasan el-Turabi güneydeki isyancılarla memorandum imzalayınca tutuklandı.

Hasan el Turabi
Hasan el Turabi

2001 Sudan Hükümeti, isyancılarla yürütülen görüşmelerde Libya ve Mısır’ın arabuluculuğunu kabul etti.

2002 Hükümetle güneydeki isyancılar arasında, 6 ayda bir yenilenecek bir ateşkes imzalanadı.

DARFUR'DA İNSANLIK DRAMI
2003
Darfur’un batısında, bölgenin ihmal edildiği gerekçesiyle isyan başladı.

Ocak 2004 Darfur’daki ayaklanmaya karşı Sudan Ordusu’nun başlattıığı operasyonlar sonucunda yüzbinlerce insan komşu Çad’da sığındı.

Mart 2004 BM yetkilileri, Cancevit milislerinin Darfur’da sistematik katliamlar yaptığını açıkladı.

Mayıs 2004 Hükümet ile güneydeki isyancılar barış anlaşmasının bir parçası olan güç paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldı.

Eylül 2004 Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Darfur’da yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelendirdi.

Darfur'da yaşananlar dünya kamuoyuna yeterince yansımadı.
Darfur'da yaşananlar dünya kamuoyuna yeterince yansımadı.

Ocak 2005 Hükümet ile günyedeki isyancılar arasında barış anlaşması imzalandı.

Mart 2005 BM Güvenlik Konseyi, Darfur’da yaşananlardan dolayı yaptırım kararı aldı.

Temmuz 2005 İsyancıların lideri John Garang, Başkan Yardımcılığı’na getirildi.

Ağustos 2005 John Garang, 1 Ağustos’ta yaşanan bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Ölümünden sonra Güney Sudanlılar ile Kuzey’deki Araplar arasında kanlı çatışmalar yeniden başladı.

John Garang
John Garang

Ekim 2005 Daha önce imzalanan barış anlaşması uyarınca Güney Sudan’da, üyelerinin çoğunluğunu isyancı liderlerin oluşturduğu özerk hükümet kuruldu.

Mayıs 2006 Darfur’daki isyancı örgütlerin en büyüğü olan Sudan Kurtuluş Hareketi ile hükümet arasında barış anlaşması imzalandı. Bölgedeki diğer isyancı örgütler ile hükümet arasındaki çatışmalar devam etti.

Ağustos 2006 Sudan, BM’in barış gücü gönderme önerisini reddetti.

Kasım 2006 Afrika Birliği 6 ay için Darfur’a barış gücü gönderdi.

Darfur'daki Afrika Birliği askerleri
Darfur'daki Afrika Birliği askerleri

Nisan 2007 Sudan, Afrka Barış Gücü’ne ilave olacak BM askerlerini kabul edeceğini açıkladı.

Mayıs 2007 Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, Sudanlı bir bakan ve Cancevit milislerinin liderleri için tutuklama kararı çıkardı.

Ocak 2008 BM, Afrika Birliği ile ortak yürütülen barış gücünün liderliğini üstlendi.

Temmuz 2008 Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ömer el-Beşir’in Darfur’da soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlediği gerekçeleri ile tutklanmasını istedi.

Ömer el Beşir hakkındaki tüm suçlamalara ve uluslararası baskılara rağmen iktidarda
Ömer el Beşir hakkındaki tüm suçlamalara ve uluslararası baskılara rağmen iktidarda

Kasım 2008 El Beşir Darfur’da ateşkes yapılması çağrısında bulundu ancak çağrısı isyancı gruplar tarafından reddedildi.

Mart 2009 Uluslararası Ceza Mahkemesi, el Beşir için savaş suçu ilediği gerekçesiyle yeni bir tutuklama kararı aldı.

Temmuz 2009 Şubat 201’da yapılması gereken başkanlık seçimleri, ülkenin güneyinde yeniden patlak veren çatışmalar nedeniyle iki ay ertelendi.