New York’ta düzenlenen 67’nci Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda konuşan Clinton, BM Genel Kurulu’nda 18 aydır Esad rejimine karşı mücadele eden muhaliflere taze kan görevi görecek yardım sözü verdi. Clinton, yapılacak yardımın 15 milyon dolarlık kısmının silah içermeyen donanım olacağını ve ağırlıklı olarak iletişim cihazları içereceğini açıkladı. Yardımın 30 milyon dolarlık kısmının ise Suriye ordusu ile muhalif Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında yaşanan çatışmalardan zarar görenlere dağıtılacak insani yardım olduğu ifade edildi.

Clinton, Suriye hakkında yaptığı açıklamalarında nükleer programını sona erdirmesini istediği İran’ı da uyardı ve Tahran rejiminin, Esad güçlerine olan desteğini ve silah yardımını kesmesini istedi. Clinton, “BM Güvenlik Konseyi’nin girişimleri defalarca bloke edildi ancak ABD olduğu yerde beklemiyor” ifadesini kullandı.

Clinton, Suriyeli muhaliflere yapılacak yardımı Suriye’nin Dostları grubunun New York’taki bir otelde düzenlenecek toplantısı öncesinde açıkladı. Clinton ve grupta yer alan ülkelerin, Suriye’deki çatışmaları önlemek ve Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın görevini terk etmesini sağlamak için yeni stratejiler üzerinde görüşeceği belirtildi.

“REJİMİN KOPAN PARÇALARI ESAD’I KOLTUĞUNDAN İNDİRMELİ”
Clinton, insan hakları örgütlerinin 18 ayda 30 bin insanın hayatına mal olduğunu belirttiği çatışmaların sonlanması için BM Güvenlik Konseyi’nin yapmak istediği girişimlerin Çin ve Rusya tarafından bloke edildiğini, buna karşılık tüm dünyanın muhaliflere destek vermesi gerektiğini ifade etti.

Clinton ayrıca, Esad rejiminden kopmak üzere olan grupların bir araya gelerek devlet başkanını koltuktan indirmek için çalışmaları gerektiğini ifade etti.

ABD’nin en son açıkladığı rakamla beraber, Obama yönetimini iç karışıklığın başladığı günden bu yana Suriyeli muhaliflere yaptığı yardımın miktarı da 130 milyon doları geçti. ABD’li yetkililer, gönderilen en son erzak ve ilaç yardımının Perşembe günü Suriye’nin güneyine ulaştırıldığını ifade etti.

Muhaliflere yapılan donanım yardımı ise en son katkıyla beraber 40 milyon doları buldu. ABD, muhaliflere 18 ay içinde 1.100 iletişim cihazı gönderirken, bunlar arasında uydu bağlantılı bilgisayarlar, telefonlar ve kameralar bulunuyor. Ayrıca, binden fazla aktivist, öğrenci ve bağımsız gazeteci ABD’li uzmanlar tarafından eğitildi.

RUSYA DAVET EDİLMEDi
Clinton’ın ve Suriyeli muhaliflere destek veren diğer grupların yer aldığı dünkü görüşmelerde, Suriye’ye yönelik yaptırımları geçmişte Güvenlik Konseyi’nde veto eden Çin ve Rusya yer almadı. Suriye’nin Dostları’nın yanı sıra Suriye Ulusal Konseyi’nin de katıldığı görüşmelerde, ABD’li yetkililer toplantıda bulunan isimleri güvenlik sebepleriyle açıklamayı reddetti. Ayrıca, görüşmelere yönelik fotoğraflar da basına dağıtılmadı.

Genel Kurul’da dün bir konuşma yapan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve diğer ülkeleri Suriye tavırları nedeniyle eleştirirken, “terörü cesaretlendirmekle' suçladı.

Clinton ise dünkü görüşmelerde Suriye’ye en büyük tehdidin Esad rejiminin değil, İran olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, “Tahran’ın Şam’da sahip olduğu nüfuzu korumak için ne gerekirse yapacağı çok açık. İran, uluslararası yaptırımları görmezden gelmek için elinden geleni yapmaya devam edecek” ifadesini kullandı. Clinton, İran’a karşı koymak için Suriye’nin komşusu ülkelerden silah kaçakçılığının önüne geçilmesi için çaba göstermelerini istedi.