Amerikan Washington Post gazetesi, Suudi Arabistan'ın Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yeni açıklamalarının "cüretinden dolayı şok edici" olduğunu yazdı.

Gazetenin yayın kurulu tarafından "Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı'nın ölümü üzerine son açıklamalarındaki cüreti şok edici" başlığıyla yayımlanan başyazıda, Suudi yönetiminin yeni beyanatlarındaki çelişkilere dikkat çekildi.

Makalede, "Suudi rejimi bu inanılmaz açıklamaları yaparak, tam bir açıklık ve hesap verebilirlik çağrısı yapan Kongre üyelerinin önde gelenleri dahil herkese açıkça meydan okuyor. Trump yönetimi de geciktirme taktiklerine başvurmaya hazır görünüyor." ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca başyazıda, 17 Suudi hakkında alınan yaptırım kararlarıyla Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Riyad'daki üst düzey istihbarat yetkililerinin olayın dışında bırakıldığı vurgulandı.

Suudi anlatımını kabul etmenin bir dizi sağlam gerçekleri gözardı etmek anlamına geleceği tespitinde bulunulan açıklamada, CIA Direktörü Gina Haspel'e de dinletildiği belirtilen ses kayıtlarına göre, Suudilerin iddia ettiği gibi Kaşıkçı'nın "ara bulucu ekip" ile arasında çıkan tartışmada değil konsolosluğa girer girmez boğularak öldürüldüğüne dikkat çekildi.

Makalede, Riyad'ın açıklamalarında, Veliaht Prens'e yakınındaki iki isim eski İstihbarat Şefi Yardımcısı Ahmed el-Assiri ile danışman Suud el-Kahtani'nin operasyonu yürütenler olduğu halde Kaşıkçı'nın öldürülmesi kararına karışmadıkları ve konsolosluktaki 15 kişilik ekip tarafından kendilerinin yanıltıldığının öne sürüldüğüne değinildi.

Başyazıda, bu iddiaların, daha önce New York Times (NYT) haberinde yer alan ses kayıtlarındaki, Bin Selman'ın yakın çalışanı tarafından yapılan görüşmede "Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi." ifadelerini açıklamadığı vurgulandı.

NYT haberine göre, Kaşıkçı'yı öldürmek için İstanbul'a gelen suikast timinin bir parçası olan ve Veliaht Prens Muhammed'e önemli yurt dışı ziyaretlerinde eşlik eden Suudi güvenlik yetkilisi Mahir Abdulaziz Mutreb, cinayetten kısa süre sonra Arapça bir telefon görüşmesi yapmış, isim vermeden, "Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi." demişti.

Haberde ABD istihbaratının, "patron" ifadesiyle "neredeyse kesinlik derecesinde Prens Muhammed'in kastedildiğine" inandığı kaydedilmişti.

"TRUMP YÖNETİMİ TYEŞVİK EDİYOR"

Makalede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yaptığı çağrı da hatırlatılarak, "Yalanların tüm bu çok şeffaf dokusu, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülecek gerçekten bağımsız bir uluslararası soruşturmanın gerekliliğinin altını çizmektedir." değerlendirilmesinde bulunuldu.

Trump yönetiminin ise Suudilerin olayın üstünü örtme çabalarını teşvik ettiği savunulan başyazı, şu ifadelerle sonlandırıldı:

"Kongre bu parodinin devam etmesine izin vermemeli. Kaşıkçı cinayeti hakkında güvenilir bir uluslararası araştırma tamamlanıncaya kadar tüm askeri satışları ve Suudi Arabistan ile iş birliğini askıya almalı. Suudilerin olayın üstünü örtme hikayesi, Muhammed bin Selman'ın kibirli ve pervasız davranışının bir örneğidir. Cemal Kaşıkçı'nın gerçek katilleri isimlendirilmeli ve cezalandırılmalıdır." 

ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

İnsan Hakları İzleme Örgütü Washington Direktörü Sarah Margon, Washington Post gazetesi için "Birleşmiş Milletler (BM) soruşturması, Cemal Kaşıkçı için adalet sağlanmasında doğru bir yol sunacaktır" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kaşıkçı cinayetine ilişkin gerçeklerin yavaş yavaş ortaya çıktığına değinilen makalede, buna rağmen Kaşıkçı için adaletin sağlanmasına yönelik açıklamaların yetersiz olduğu kaydedildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun 14 Kasım'daki uluslararası soruşturma çağrısına işaret edilen makalede, "BM Genel Sekreteri'nin rehberliğinde uluslararası bir soruşturma çabası, gerçekte neler olduğunun ortaya çıkarabilir, cinayetin sorumlularını belirleyebilir ve bu kişilere gerekli cezaların verilmesini sağlayabilir. Soruşturma, Türkiye'nin halihazırda devam ettirdiği soruşturmayla paralel götürülüp, uluslararası bir meşruluk ve bağımsızlık eklenebilir." önerisi yapıldı.

Makalede, "Adaletin sağlanması için küresel çağrılar konusunda ya da Kaşıkçı'nın çocuklarına, babalarına gerçekten ne olduğu sorusunun cevabının verilmesi için bir adım atılacaksa, Türk Dışişleri Bakanı'nın uluslararası soruşturma çağrısı bu yolun öncüsü olmalı." ifadesi kullanıldı.

"ŞİMDİ TAM ZAMANI"

Cemal Kaşıkçı konusunda gerçekleştirilecek soruşturmada gazetecilerin korunması konusunda açık bir mesaj gönderilmesi gerektiği vurgulanan makalede, şu çağrı yapıldı:

"Kaşıkçı'nın nişanlısı ve çocukları uluslararası toplumu gerçeği ortaya çıkarmak için ciddi adımlar atmaya çağırdı. Türk Dışişleri Bakanı da uluslararası bir soruşturmaya desteğini açıkça dile getirdi. Şimdi tam zamanı."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu önceki gün yaptığı açıklamada, Kaşıkçı cinayeti konusunda "Bulunduğumuz aşamada artık uluslararası soruşturmanın şart olduğunu görüyoruz." demişti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de cinayete ilişkin, "Bu, üst düzey bir emir vermeden gerçekleştirilemez. Tüm dünyanın aradığı cevap budur; üst düzey emri kim vermiştir?" açıklamasında bulunmuştu.