Başkent İslamabad'daki Ulusal Kütüphane binasında kurulan özel mahkemedeki duruşma öncesi Müşerref'in Çakşehzad köyündeki evinden kütüphane binasına giden yollarda geniş güvenlik önlemleri alındı.

Müşerref, saldırı tehlikesine karşın duruşmaya katılmazken, avukatlarından Ahmed Rıza Kasuri mahkeme salonundan ayrılarak gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Müşerref'in ülkeye kendi iradesi ile döndüğünü belirten Kasuri, "Müşerref, kendi isteği ile mahkemelerle yüzleşmeye gelmiştir. Dünyada hiçbir diktatör kendi iradesiyle mahkeme karşısına çıkmamıştır ama General Müşerref, kendi iradesi ile mahkeme karşısına çıktı ve kanun gereği hakkında daha önce açılmış 4 davadan da salıverildi.

Müşerref'in yabancı ülkelerin yardımı ile serbest kaldığı söylendi. 'Arabistan arka çıktı' gibi laflar edildi ama biz bu lafların gerçek olmadığını kanıtladık, müvekkilimiz kanun gereği serbest kalmıştı" diye konuştu.

"BURADA HİÇBİRİMİZ GÜVENDE DEĞİLİZ"
Müşerref hakkında iki kez suikast girişiminde bulunulduğunu hatırlatan Kasuri, halen bu tehditlerin devam ettiğini belirterek şöyle devam etti: "Ekber Bukti'nin oğlu, sanığın başına ödül parası koymuş durumda, bir yadan Taliban'in hedefinde, bugün sabah da evin kapısında yaklaşık yarım kilogram bomba bulundu, geçen gün de bulmuşlardı. Kendisi ülkeye döneli evinin yakınlarından 4 kere bomba bulundu. Biz havaya konuşmuyoruz, güvenlik ne kadar geniş olsa olsun size misal veriyorum, Ravalpindi'de Benazir Butto öldürülmüştü.

Kennedy suikasta uğramıştı. İran parlamentosu havaya uçmuştu yüzlerce kişi ölmüştü. Demek istediğim burada hiçbirimiz güvende değiliz. Mahkemeyi bile havaya uçurabilirler. Burada basın mensupları olsun, avukatlar, yargıçlar olsun hiçbirimiz güvende değiliz, her an her şey olabilir. Ben bu durumu mahkemeye 'müvekkilimin başına bir şey gelirse bunun sorumlusu siz olursunuz' şeklinde ifade ettim." Davanın görülmesine, yarın yapılacak duruşma ile devam edilecek.

TALİBAN’IN DA HEDEFİNDE
1999'da Başbakan Navaz Şerif'in kendisini Genel Kurmay Başkanlığı görevinden alması üzerine darbe yaparak yönetimi ele geçiren Pervez Müşeref, 9 yıl boyunca ülkeyi yönetmiş, 2008'da artan baskılar üzerine istifa ederek ülkeden ayrılmıştı. Müşerref, geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlere katılmak üzere Pakistan'a geri dönmüş ancak hakkında açılan 4 dava sonucu ev hapsine mahkum edilmişti. Daha sonra kendisine atfedilen tüm suçlamalardan kefaletle serbest kalan Müşerref, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını beklerken 2007'de ilan ettiği olağanüstü hal neticesinde anayasayı askıya alması ve yüksek mahkeme üyelerini görevden alması nedeniyle Pakistan anayasasını ihlal suçundan vatana ihanet davası ile karşı karşıya kalmıştı.

Pakistan Yüksek Mahkemesi tarafından oluşturulan 3 kişilik özel hakim heyeti tarafından yargılanmasına 24 Aralık'ta başlanan Müşerref, güvenliğinin sağlanamadığı gerekçesi ile ilk duruşmaya da katılmamıştı. Pakistan Talibanı 2007'de gerçekleştirilen ve 150'den fazla medrese talebesinin ölümüne neden olan Lal Mescid baskınından sorumlu tuttuğu Müşerref'in öldürüleceği tehdinde bulunmuştu. Müşerref'in Çakşehzad köyünde kaldığı evin yakınlarında, davasının başlayacağı 24 Aralık günü 5 kilogramlık bomba tespit edilmişti.