IRS’nin muhafazakar grupları vergi muafiyetinden mahrum bıraktığının ortaya çıkmasının ardından ABD Hazine Bakanlığı’nın soruşturma raporu açıklandı. Raporda, IRS’nin muhafazakar gruplar hakkında her türlü bilgiye ulaşmaya çalıştığı, özellikle bağışlar hakkında bilgi istediği anlaşıldı.

IRS’in gruplara sorduğu sorular arasında, ‘bağışçılarının kim olduğu’, ‘hangi konuların kendileri için önem taşıdığı’, ‘üst düzey yöneticilerinin hükümette yer almak için hiç plan yapıp yapmadığı’ bulunuyor. IRS’in, soruşturmacılara ellerindeki bağışçı listesini yok edeceklerini söyledikleri belirtildi.

Ancak muhafazakar gruplarla yapılan görüşmeler, IRS’in her türlü seviyede, gereksiz kabul edilecek türden her türlü soruyu yönelttiği yönünde. Bu sorular karşısında, bazı grupların IRS denetlemesinde ‘pes ettiği’ ifade edildi.

IRS, üst düzey yöneticilerin CV’lerini, medyayla yaptıkları röportajların bilgilerini ve ‘yönetim kurulu toplantılarının içeriklerini’ bile talep etti. Dahası, muhafazakar grupların Facebook, Twitter gibi sosyal medya ağlarındaki paylaşımlarının çıktısı istendi. Bazı muhafazakar grup üyeleri, paylaşımları nedeniyle ceza alabilecekleri endişesine bile kapıldı.

IRS, bunlarla yetinmeyerek, muhafazakar grupları ‘yalan ifade vermenin cezaları’ konusunda da uyardı. Bu cezalar arasında ise gelecekte bağışların kısıtlanması gibi maddeler bulunuyor.

Tüm muhafazakar gruplara, diğer gruplarla olan ilişkileri hakkında detaylı bilgi vermesi bildirildi. Hatta, Liberty Township Çay Partisi hareketi vergi muafiyeti için başvurduğunda, ‘Cincinnati Çay Partisi üyesi Justin Binik-Thomas’ı ne kadar tanıyıp tanımadıkları’ sorusu yöneltildi.

Amerikan haber sitesi Politico’ya konuşan Binik-Thomas, ‘Libery grubuyla hiçbir teması olmadığını ve neden kendisinin sorulduğunu bilmediğini’ söyledi. Binik-Thomas, ‘aklına adının neden sorulduğu konusunda endişe uyandıran sorular geldiğini’ belirtirken, “Neden binlerce kişi arasından ben seçildim? Benim farkım ne?” ifadesini kullandı.

ANLAMSIZ SORU LİSTESİ
Çay Partisi grupları, bağışçıların denetlemelerde ayrı tutulmasını ‘uygunsuz’ bulduğu gibi bu durumdan rahatsız. Ricmond Çay Partisi hareketi yöneticisi Laurence Nordvig, “Eğer bağışçıların isimleri kamuya açıklanırsa, bağış yapmayı keserler... Buna neden ihtiyacınız var ki? Vergi durumunun bağışçılara dayanması gerekmiyor” yorumunu yaptı.

Waco Çay Partisi grubu başkanı Toby Marie Walker ise vergi muafiyeti için Temmuz 2010’da başvurduklarını ve Şubat 2012’ye kadar cevap bile almadıklarını söyledi. Walker, “20 soruluk bir liste gönderdiler. Web ve sosyal medya sayfamızın çıktıları isteniyordu” dedi. Dahası, grup hakkında medyada çıkmış olan tüm haberler de talep edildi.

IRS’in radyo programlarının çıktısını bile istemesi, gruplara bu belgelerin hazırlanması için binlerce dolara mal oldu. Walker, istenilenlerin bir kısmını hazırladıklarını, Amerikan Adalet ve Hukuk Merkezi’nin yardımı sayesinde web sayfalarının çıktıları gibi talepleri de yerine getirmek zorunda kalmadıklarını belirtti.

Waco Çay Partisi hareketi, Mart ayında vergi muafiyetini kazandı ancak 18 ay süren sürecin ardından bir zafer kazandıkları hissi yerinde öfke ve yorgunluk hakimdi.

Bu tür örneklerin ise sonu yok. Greater Phoenix Çay Partisi Vatanseverleri grubu, vergi muafiyeti için Ocak 2010’da başvurdu ve karşılığında 35 soruluk bir liste aldılar.

Grubun başkanı Chris Rossiter, “Kurucularımızdan birinin IRS yetkilisiyle konuştuğunu hatırlıyorum... Yetkilinin önünde grubumuz hakkında bir dosya açık olduğunu zannettim. Ancak bir süre sonra, ‘Grubunuzun adını tekrar söyler misiniz’ sorusunu sordu” ifadesini kullandı.

Rossiter, “IRS’in Çay Partisi hareketini hedef alması yanlış. Yaptığımız şey organize olmak. Bu listelerle ne yapmamız gerektiğini düşünmeye devam edeceğiz” dedi.