Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyareti Almanya'da şaşırtıcı derecede yankı buldu. Yazılı medyada konuyla ilgili yapılan bütün yorumlar Wulff'ün Türkiye ziyaretinin en zor gezi olacağı yönünde.

İlişkili Haberler


Alman Birinci Kanalı ARD Cumhurbaşkanı'nın ziyareti öncesinde yayınladığı haberin başlığını 'Mission Possible' olarak attı. En çok okunan bulvar gazetelerinden Bild sadece 'Wulff Türklerin Cumhurbaşkanı mı?' başlıklı bir haber yayınlamakla kalmadı, bu geziyle ilgili bir de anket yaptırdı.

Focus dergisinin kapağı da Bild'in başlığını aratmıyor. Kapağın bir yüzünde beyaz takkeli bıyıklı Christian Wulff'un resminin altında 'Mein Deutschland-Benim Almanyam' yazıyor, diğer yüzünde ise Hristiyan Sosyal Birlik Partisi Lideri Horst Seehofer'in Bavyera şapkalı portresinin altında da 'Sein Deutschland-O'nun Almanyası' yazıyor.

ALMANYA'NIN YENİ BÖLÜNMESİ
Almanya'da son yıllarda artan göçmen karşıtlığı ve İslam korkusu 20 yıl önce birleşen Almanya'nın yeni bir bölünmeye doğru gittiğini gösterir nitelikte. Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyareti bunu biraz daha somutlaştırıyor.

Aslında Almanya Cumhurbaşkanı'nın bu beş günlük ziyareti selefi Horst Köhler için çok önceden planlanmıştı. Wulff'u ve Türkiye ziyaretini bu kadar popüler yapan, iki Almanya'nın birleşmesinin 20. yıl dönümü olan 3 Ekim'deki konuşmasında sarfettiği sözler oldu.

Wulff Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi İslam'ın da Almanya'ya ait olduğunu söylemiş, bu sözleri başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk politikacılar ve Almanya'da yaşayan Müslümanlar tarafından sevinçle karşılanırken, Başbakan Angela Merkel hariç diğer Alman muhafazakarları arasında şaşkınlık ve kızgınlık yaratmıştı.

BU ÇIKIŞ WULFF'U ZİRVEYE TAŞIDI
Alman medyasının da katkılarıyla Almanya'daki göçmenlerin entegrasyonu konusu yeniden gündemin birinci maddesi haline geldi. Wulff'un Türkiye ziyareti ile de daha en az iki hafta gündemden düşmeyeceğe benziyor. Almanya'daki Müslümanlar için günbegün rahatsız edici hale gelen entegrasyon tartışması, Cumhurbaşkanı Christian Wulff için onu zirveye taşıyan bir itici güç oldu. Zira Eyalet Başbakanı iken rakibi güçlü olduğu için ancak üçüncü turda Cumhurbaşkanlığına seçilebilen Wulff'un görevine başladığı ilk aylar hiç de kolay geçmedi.

İspanya'da ünlü bir işadamın yatında tatil yapması, Love Parade karnavalı sırasında meydana gelen olayların ardından Duisburg Büyükşehir Belediye Başkanı'nı zamansız istifaya çağırması, kendi göreviyken Merkez Bankası'ndan ırkçı açıklamalar yapan Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarazzin'in işini bitirmesini istemesi eleştirilere neden olmuştu. Bilerek ya da bilmeyerek Hıristiyan Demokrat Christian Wulff, bir cumhurbaşkanının en büyük sermayesi olan halka hitap şansını iyi kullandı ve bir tartışma başlattı.

ENTEGRASYONUN CUMHURBAŞKANI OLACAK
Almanya'da cumhurbaşkanları genellikle yaptıkları konuşmalar ile anılırlar. Wulff Türklerin Cumhurbaşkanı olarak olmasa bile entegrasyonun Cumhurbaşkanı olarak Alman tarihine geçmeyi garanti etmiş oldu. Şimdi Almanya'da bütün gözler beş gün boyunca Türkiye'de olacak.

Türkiye Almanya ilişkileri açısından dönüm noktası olması beklenen Christian Wulff'un Türkiye programı oldukça yoğun. Birçok kez mevkidaşı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan ile bir araya gelecek olan Wulff'un bu görüşmelerde İslam, entegrasyon ve Türkiye'nin AB üyeliği gibi konuların yanısıra Türkiye'deki dini azınlıkların durumunu da konuşması bekleniyor.

Wulff, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu de görüşecek ve Tarsus ile Adana'ya giderek yerinde incelemelerde bulunacak. Aziz Pavlos'un doğum yeri Tarsus'taki Pavlos Kilisesi'nde dini ayine katılacak olan Wulff, İstanbul'da Fener Rum Patriği Bartholomeos ile de bir araya gelecek.

Wulff'un Türkiye ziyaretinde kültürel ilişkiler de önemli bir rol oynuyor. Christian Wulff Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte İstanbul'da yıllardır yapılması beklenen Türk-Alman Üniversitesinin temel atma törenine katılacak.

Wulff Türkiye'de bir ilke daha imza atacak ve ziyaretinin ikinci günü TBMM'nde bir konuşma yapacak. Bu konuşmasında Türkiye AB ilişkilerine değinmesi kaçınılmaz olan Wulff bakalım, Türkiye ile yürütülen açık uçlu müzakerelerde adil olma çağrısından öteye geçecek mi? Geçerse yine bir konuşmasıyla bu kez Türk halkının hafızalarında yer edecek, geçmezse Almanların Cumhurbaşkanı olduğunun altını çizecek.

Çünkü Bild gazetesinin yaptırdığı ankete göre, Almanların %72,5'i Wulff'un Türkiye'ye kısa vadede AB'ne üye olacağına dair ümit vermemesini istiyor. Bu Almanların cumhurbaşkanı için çok zor olmasa gerek. E bu durumda en doğru başlık ARD'ninki; Mission Possible!