NTV

Yeni üyeler mutlu bekleyenler sıkıntılı

Anadolu Ajansı

Dünya

Strasbourg-Kehl zirvesi öncesinde NATO'ya katılan Arnavutluk ve Hırvatistan ile birlikte üye sayısını 28'e çıkaran ittifak, genişleme adımlarını sürdürmekte kararlı olduğunu temkinli ifadelerle açıklıyor.

NATO zirve ve toplantılarına ilk defa katılan Arnavutluk ve Hırvatistan'ın temsilcileri, "mutlu ve gururlu" bir tablo sergiliyor.

İlişkili Haberler


NATO, geçen yıl Bükreş zirvesinde, Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya'ya, ittifaka katılımları için yeşil ışık yakılmasını, Ukrayna ve Gürcistan'a da bu yolda "cesaretlendirici mesajlar" verilmesini kararlaştırmıştı.

MAKEDONYAYA YUNANİSTAN VETOSU
İttifakın katılım koşullarını yerine getirmek için yoğun çaba harcayan ve başarılı olan Arnavutluk ve Hırvatistan için sorun görülmezken, aynı başarıyı sağlayan Makedonya, Yunanistan'ın veto tehdidiyle karşı karşıya kalmıştı. Atina, "kendi topraklarına ve tarihine ait olduğunu" savunduğu "Makedonya" isminin bir ülkeye verilmesine karşı çıkmaya devam ederken, Üsküp'ün söz konusu isimden vazgeçmemesi nedeniyle veto hakkını kullanarak bu ülkenin NATO'ya katılımını engelliyor.

BM'ye 1993'te "Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya" adı altında katılan ülkeyi, NATO'da sadece Türkiye "Makedonya" adıyla tanıyor. Türkiye, bu yaklaşımını baştan beri, Makedonya'nın adı geçen tüm NATO belgelerde "dipnot" olarak zabıtlara geçiriyor.

Makedonya'nın bu ismi alması halinde gelecekte kendisinden toprak talebinde de bulunabileceğini öne süren Atina, ABD ve diğer bazı müttefiklerin baskılarına rağmen tavır değiştirmiyor.

Yunanistan'a giderek "ortamı yumuşatma" girişimlerinde bulunan NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in başarı sağlayamadığı biliniyor.

Atina, uzun süredir çözüm bulamadığı bir sorunu, NATO bünyesinde gündeme getirerek ve veto tehdidini kullanarak çözmek için çaba harcarken, "iyi komşuluk ilişkilerinin, NATO'ya katılımın bir ön koşulu olduğunu" anlatıyor.

MAKEDONYA ADINI TANIYAN TEK ÜYE TÜRKİYE
Makedonya'yı bu ismiyle tanıyan tek NATO müttefiki olan Türkiye, ittifakın "açık kapı politikasını" destekliyor ve bölgesel yaklaşımlara önem veriyor.

Ankara, Balkan ülkelerinin NATO'ya katılımlarını, "bölgesel istikrara katma değer sağlayacağı" gerekçesiyle destekliyor ve "Balkanları "her zaman dikkatli olunması gereken bir bölge" olarak algılıyor.

UKRAYNA VE GÜRCİSTAN BEKLEMEDE
Bükreş zirvesi sırasında NATO'nun genişleme planlarına dahil olmak isteyen Ukrayna ve Gürcistan'dan kaynaklanan uzlaşmazlık, ittifak bünyesinde devam ediyor.

ABD'nin eski yönetiminin sıcak baktığı ve desteklediği bu katılıma, başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere bazı müttefikler karşı çıkıyor.

Ukrayna ve Gürcistan'a yeşil ışık yakılmasına muhalefet gösteren ülkeler, "Rusya ile gerginlik ortamının körüklenmemesi gereği" üzerinde dururken ittifaka "sorun ithal edilmemesini" istiyor, bu ülkelerin içişlerinde istikrar sağlamalarının beklenmesini öneriyor.

Alman hükümeti sözcüsü Thomas Steg, "iç politika çatışmaları bulunan", "bölgesel sorunların ve bölücülük hareketlerinin görüldüğü" ülkelerin ittifaka katılamayacağını belirtti, Gürcistan ve Ukrayna'da bunların görüldüğüne işaret etti.

Almanya, iki ülkenin NATO'ya katılımına yeşil ışık yakılmasına karşı tavrını açıkça ifade eden müttefiklerin başında geliyor. Başbakan Angela Merkel, bu ülkelerde kamuoyunun da bu katılıma fazla sıcak bakmadığını hatırlatıyor.

Ukrayna ve Gürcistan'ın katılımına karşı tavır alan ülkeler arasında, Belçika, İspanya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Lüksemburg, Norveç ve Hollanda da bulunuyor.

Buna destek verenler arasında ise Litvanya, Kanada, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Estonya, Slovakya, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor.

Ankara, NATO'nun genişleme dosyası çerçevesinde, Ukrayna ve Gürcistan'a, "onları soğutmayacak bir tavırla", "teşvik edici mesajlar" verilmesinden yana tavır koyuyor.

Rusya, zirve sırasında yaptığı açıklamalarda da, NATO'nun Ukrayna ve Gürcistan'ı bünyesine katma girişimlerini sürdürmesi halinde ulusal menfaatlerinin zarar göreceğini savunarak, böyle bir durumda ittifakla işbirliği adımlarını durduracağı tehdidinde bulunuyor.

Bundan 10 yıl önce, 1999'da "demir perdeyi aşarak" eski Varşova Paktı üyesi ülkeleri bünyesine katmaya başlayan NATO'nun genişleme hareketlerinin devam edeceği belirtiliyor.