Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Okul Gelişimini İzleme Platformu'nu tamamladıklarını ve deneme çalışmalarını yaptıklarını belirterek, "Her bir okulun tek tek, kanıta dayalı verisini ortaya koyma ve okulun fotoğrafını çok farklı parametrelerde izleyen ve değerlendiren bir yaklaşım içerisinde görme imkanına sahip olunacak." dedi. 

Selçuk, MEB Şura Salonu'nda, Okul Profili Değerlendirme Çalışması Tanıtım Toplantısı düzenledi.

Okul Profili Değerlendirme Çalışması'nda çok sayıda okul müdürü, il ve ilçe müdürü ile birlikte binlerce saat oturulup çalışıldığını aktaran Selçuk, ekipte bulunan bazı okul müdürlerini takdim ederek, kendilerini kutladı.

Selçuk, okullar için gelişim planı sürecinin yıllık uygulanacağını ifade ederek, "Birinci yıl tamamlandığında, bir okulun değerlendirmesinin yapıldığını, okul gelişim planının hayata geçtiğini, bunun uygulandığını ve okulun döngüsünün yeni profille ortaya çıktığını göreceğiz. Bu burada bitmeyecek, okulun ikinci yılını takip edeceğiz. O okulun ikinci yıl nereye varacağını izleyeceğiz. Aynı süreç yeniden bir gelişim planına bağlı olarak uygulanacak. Bunu sonucunda okulun yeni profilini görme imkanımız olacak. Her bir okulu gelişimiyle ilgili çalışmaları analiz edeceğiz" diye konuştu.

"OKULLARIN KANITA DAYALI VERİLERİ ORTAYA KOYULACAK"

Okulla ilgili kararların kanıt temelli alınmasına imkan sağlanacağına dikkati çeken Selçuk, "Kanıt temelli karar almak çok önemli. Bütünsel olarak, Okul Gelişimini İzleme Platformu'nu bitirdik, bunun deneme çalışmalarını yaptık. Her bir okulun tek tek, bütün kanıta dayalı verisini ortaya koyma ve okulun fotoğrafını çok farklı parametrelerde izleyen ve değerlendiren bir yaklaşım içerisinde görme imkanına sahip olunacak." değerlendirmesini yaptı.

Bakan Selçuk, okulları karşılaştırma, rekabet ortamına sokma, yarıştırma gibi bakış açılarının olmadığını vurgulayarak, her okulun, imkanları çerçevesine gelişmesine önem verdiklerini dile getirdi.

Türkiye'de başarı hikayesine sahip birçok okul olduğuna değinen Selçuk, birçok okul müdürünün imkanı zayıf okullara giderek, 1-2 yılda büyük başarılara imza attıklarına işaret etti.

Selçuk, müdürlerin okullar için önemine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Başlangıç aşamasında okul müdürünün yeterliliği, bir okulun geleceği için hayati derecede önem taşıyor. Bu bakış açısıyla, yönetici ve öğretmenlere sürekli gelişim desteği vermemiz lazım. Bu desteği vermediğimizde okulları kendi haline bırakmış oluruz. Eğitimde bir ekip olursanız, ortak bir hayalin, heyecanın peşinden giderseniz; öğretmen odasını bir huzur adasına çevirebilirseniz, başarısız olma imkanınız yok."

"ÇOCUĞA HAKKI OLANI VERMEK GEREKİYOR"

"Çocuğa hakkı olanı uluslararası standartlarda veremezsek çocuğun hukukunu zedeleriz." diyen Selçuk, çocuğa hakkı olanı vermenin öncelikle çocuğun eğitimiyle değil öğretmenin-yöneticinin-okulun gelişimiyle olacağına dikkati çekti.

Elverişsiz okulların öncelikli olarak desteklenmesi konusunu çok önemsediklerinin altını çizen Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "İmkan bakımından en alttaki okullarımızı yükseltmezsek okullarımız arasındaki öğrenme ve imkan farkını kapatamayız. Bunu kapatamazsak da sınav baskısını azaltamayız. Bunu yapabilmenin temel şartı bazı okuları önceliklendirmek ve her okula eşit bir muamelede değil adil bir muamelede bulunmak." dedi.

Eğitim sistemindeki tüm çalışmaların tüm paydaşların ortak olarak geliştirmesi gereken bir konu olduğuna değinen Selçuk, "Bu, Ankara'dan genelge gönderilerek yapılacak bir iş değil. Bu iş tümüyle mutfakta çalışan öğretmenlerimin, meslektaşlarımın, bütün çalışanlarımın, okul müdürü arkadaşlarımın omuz vermesi ile olacak bir iş" ifadesini kullandı.


Okul Profili çalışmasında okulun, ilçenin, ilin ve Türkiye'deki tüm okulların tümünün görüleceğini anlatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun sonucunda uluslararası standartlarla ülkemizin okullarını ve ulusal verilerini karşılaştırabiliyor muyuz? Karşılaştırabiliyoruz. Böylece okullar arasındaki imkan ve öğrenme farkının azalmasını bekliyoruz. Bu nasıl azalacak? Her okulun eksik olduğu gelişmesi gereken yönler neyse önceliklendirip onlara yatırım yaparak, bir yol haritası çıkararak, izleyip değerlendirip destekleyerek o okulun güçlenmesine yardımcı olmakla... Her okulda bir gelişme potansiyeli zaten var. Sadece ortak bir hizaya bakmak, ortak bir kavram çerçevesine bakmak, ortak bir hayale bakmak, ortak bir dil kullanmak. Mesele burada. Bu yapılabilir bir şey. Hepimiz aynı yöne doğru gideceğiz. Asgari müştereklerde hepimiz aynı dili kullanalım, iller kendine göre ayrıca farklılaşsın o da güzel."

Türkiye'deki okul sisteminin bütünsel olarak ilerlemesi için kapasitenin fazlasıyla olduğuna değinen Selçuk, "Burada bir modelleme yapmak, bir simülasyon yapmak ve bunun sonucunda tüm illeri ve milli çaptaki ana çerçeveyi yönetebilme meselesi var." diye konuştu.

Bakan Selçuk, kanıta ve gerçek ihtiyaca göre politika üretilmesinin çok önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Bakanlık hangi konuda ne karar alacaksa bunu kanıta dayalı almalı. Eğer kanıta dayalı almazsa Bakan'ın şahsi beğenileri ya da ilgili bürokratların, yetkililerin tercihleri ya da o günlerde etkili olan bir takım bağlam dışı karar mekanizmalarının etkileriyle o ilde çok farklı işler yapılabilir. Biz bunu istemiyoruz. Zaten sınırlı kaynağımız var, bunu etkili kullanmak için de muhakkak surette veriye dayalı yaklaşımımızı kullanmak zorundayız."

Okul Profili çalışması ile okulları öğretmen yetiştirme ve hizmet içi eğitim, finansman yönetimi, ölçme değerlendirme, müfredat gibi konularla ilişkilendirme imkanına sahip olduklarını bildiren Selçuk, "Böylece her bir birim, kendi içinde bağımsız olarak değil her biri birbiriyle bağlantılı eş güdümlü olarak mekanizmaya destek olabilecek. Sonuçta ulaşmak istediğimiz yer, Türkiye'de eğitim sisteminin bütün alt sistemlerinin senkronize olması ve bir proje dahilinde kararlar alınması." dedi.


"OKULLAR ARASINDAKİ İMKAN VE BAŞARI FARKI AZALTILACAK"

Bakan Ziya Selçuk'un açıkladığı "Okul Profili Değerlendirme" çalışmasıyla okullar, belirli ölçütlere göre, öğrenme analitiğinden okullar arası başarı farkına, sosyokültürel etkinliklerden gelişim planlarına, okulun fiziksel ve insan kaynakları imkanlarından bürokratik süreçlere kadar geniş bir perspektifle, bütünsel olarak ele alınacak.

Okulları birbiriyle kıyaslamadan, kendi gelişimi üzerinden değerlendirmeyi amaçlayan çalışma, aralarındaki imkan ve başarı farkını azaltarak ve eğitimin niteliğini artırarak tüm okulları yukarıya taşımayı amaçlıyor.

Doğru müdahaleyi yapabilmek için öncelikle veriye dayalı sorunu görebilmek ve teşhisi doğru koyabilmenin gerekliliği ile yola çıkan Milli Eğitim Bakanlığı, sistemle bütünleşecek "İyileştirme Ekipleri" oluşturacak. Bu kapsamda, okullar, ilçe ve il Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bakanlık bünyesindeki "İyileştirme Ekipleri" sorumlu oldukları okullarda veriye dayalı eylem planları hazırlayarak hızlı ve etkili çözümler sunacak. Öğretmenler de yeni eğitim programları, sertifika ve yan alan yetkinlikleri ile sürecin merkezinde olacak.

İyileşmeye giden yolda okulların yol haritasını oluşturacak olan "Okul Gelişim Planları", öğretmen ve okul yöneticileri ile birlikte hazırlanacak. Her okulun kendi ihtiyaçları ve kendi yapısı kapsamında oluşturduğu planlar bir yazılım üzerinde görülebilecek, okulun ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirilmesinde öğretmen ve okul yöneticisinin kararı esas alınacak. Haftalık, aylık ve yıllık eylem planları oluşturulacak, uygulamalar izlenecek, değerlendirilecek ve desteklenecek.

"EŞİTLİK DEĞİL, ADALET"

Milli eğitimin en küçük organizasyonel birimi olan okul ile en üst birimi arasındaki iletişimi sağlayabilmek için önemli bir atılım olan okul gelişim planları sayesinde, okulun ihtiyacından zamanında ve detaylı bir şekilde haberdar olunup ihtiyacı görme ve ihtiyacı giderme süreci hız kazanmış olacak.

Var olan veya oluşabilecek sorunlar öngörülerek, yerinde ve hemen çözüm üretilecek. Okul gelişim planları ile okulun hangi alanda desteklenmesi gerektiği ortaya çıktığında Bakanlık imkan ve kaynakları her okula ihtiyacı oranında adil olarak dağıtılacak.

Şartları elverişsiz olan okullara pozitif ayrımcılık yapılarak, imkanı görece daha iyi olan okulların gelişimi de ihtiyaçları doğrultusunda desteklenerek ve iyileşme sürdürülebilir kılınacak.