Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okula yeni başlayacak öğrencilerin okula alışmalarını sağlamak amacıyla hazırlanan program uygulanacak.

İlişkili Haberler


Okula yeni kayıt yaptıran öğrenciler bu nedenle diğer öğrencilerden bir hafta önce okula başladı. Uyum programıyla ''okul öncesi çocukları ve ilköğretim 1. sınıf öğrencilerinin okula uyumlarının sağlanması, okul kaygısının giderilmesi, sosyal ve sportif etkinliklerle öğrenme ortamını tanıması ve sevmesi, okul kurallarını öğrenmesi ve okula iyi bir başlangıç yapması'' amaçlanıyor. 

2010-2011 eğitim-öğretim yılında, ilköğretime bağlı ana sınıflarına yeni başlayacak öğrenciler için hazırlanan uyum programı çerçevesinde bugün okullarda açılış törenleri düzenleniyor. 

Bugün okullarda okul müdürleri velilere bu uygulamanın amaçlarını, yararlarını ve okul öncesi eğitim programını özetleyen açıklamalarda bulunacak. Daha sonra tüm okul personeli velilere ve çocuklara tanıtılacak.

Velilere ve çocuklara sınıfın basit kuralları anlatılacak. Veliler okuldaki uygun bir yerde bekletilirken, çocuklarla basit tanışma oyunları oynanacak. Çocuklarla pastel boya resim çalışması yapılacak ve çocuklar yaptıkları resimleri evlerine götürecek. 

İkinci gün, öğretmenler, çocukları ve velileri karşılayarak okulun ve sınıfın kurallarını hatırlatacak. Çocuklar sınıfta serbest oyun oynayabilecek. Kahvaltı ve temizlikten sonra çocuklar oyuncakları toplayıp yerleştirmeyi öğrenecek. Kukla eşliğinde öğretmenlerinden basit hikayeler dinleyecek olan miniklere, sınıf kuralları tekrar edilecek ve sınıf ile okul tanıtılacak. Öğrenciler, ikinci gün oyun hamuruyla serbest çalışma yapacak ve şarkılar eşliğinde oyun oynayacak. 

Ana sınıfı öğrencileriyle üçüncü gün, temizlik ve kahvaltıdan sonra oyuncaklar hakkında konuşulacak ve tuvalet ile lavabo kullanımına ilişkin bilgi verilecek. Hikaye anlatımı ve boyama etkinliklerinin ardından öğrencilerle bugüne kadar ''neyi neden'' yaptıklarına ilişkin sohbet edilecek. 

Öğrenciler son gün, rutin çalışmaların dışında okul çalışanlarının görevleri, ihtiyaç halinde kimlerden yardım alınacağı ve gün içinde neler yapıldığı konusunda bilgilendirilecek.
 
KALEM TUTMAYI ÖĞRENECEKLER
İlköğretime yeni başlayacak öğrenciler ise okul hayatlarının ilk haftasında ders düzenini, teneffüsü, defter kullanmayı ve kalem tutmayı öğrenecek. 

İlköğretim öğrencileri için uyum programında her biri 40'ar dakikadan toplam üç ders yapılacak ve her ders arasında 15-20 dakika teneffüs verilecek. 

Açılış töreninde uyum programı konusunda öğrencilere ve velilere uygulamanın amacına ilişkin açıklama yapıldıktan sonra ikinci derse geçilecek. Bu derste öğretmenlerle öğrenciler tanışacak, öğrencilere okulun ilgili bölümleri gezdirilecek. İlk gün öğrencilerin okuldan eve güvenle gelip gitmeleri konusunda eğitim verilecek ve şarkılı bir oyunla ders sona erecek. 

Öğrenciler ikinci gün okul ve sınıf kurallarını öğrenecek, sınıf, koridor, tuvalet ve kantinin kullanımı konusunda öğrencilere uygulamalı bilgi verilecek. Öğretmenlerin öykü okuyup öğrencilerin masallar anlatacağı ikinci günde, okul bahçesi ve spor salonunda da etkinlik yapılacak. 

Henüz oyun çağında olan ilköğretim birinci sınıf öğrencileri, okula başladıklarının üçüncü gününde sevdikleri oyuncakları anlatabilecekler, hayvanlarla ilgili bir şarkı söyleyebilecekler. Serbest resim çalışmaları yapacak öğrencilere, beden eğitimi için bahçede etkinlik düzenlenecek, enstrüman veya kaset eşliğinde müzikli bir oyun, dans öğretilecek. 

Minik öğrenciler uyum programının son gününde kalem tutmayı, defter ve tahta ile diğer sınıf araç gereçlerini kullanmayı öğrenecek. Öğrencilere okuma yazmaya hazırlık çalışmaları yaptırılacak. Öğrenciler, beden eğitimi için bahçede yapılacak çeşitli etkinlik ve oyunlarla haftayı tamamlayacak. 

2010-2011 eğitim-öğretim yılı 20 Eylül Pazartesi günü başlayacak.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU
Okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 39'a ulaştı

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ''Okul öncesine yaptığımız yatırımların sonucunda 2001-2002 eğitim öğretim yılında 4-6 yaş arası çocuklarda yüzde 11.7 olan okul öncesi eğitimde okullaşma oranı, 2009-2010 eğitim öğretim yılında yüzde 39'a ulaşmıştır'' dedi. 

Çocukların okul başarısında ve mutlu bir öğrencilik yaşamı sürdürmelerinde ailenin desteğinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Çubukçu, tüm velilerin bu bilinçle hareket edeceğine inandığını ifade etti. 

Çubukçu, öğrencilere şöyle seslendi: 

''Hayatınızda yeni bir dönem başlıyor. Eğitim basamakları içinde okul öncesi ve ilköğretim, temel bilgileri, becerileri kazandığınız bir dönem. Geleceğe yönelik bütün donanımlarınız bu dönemde oluşacak. Kitap okuma alışkanlığı, konuşma ve kendinizi ifade etme beceresi, yeteneklerinizi fark etme ve geliştirme gibi türlü kazanımları bu süreçte edineceksiniz. Sevgiyi, saygıyı, insan olmaya dair tüm güzel davranışları yardımlaşmayı, işbirliğini, başkalarının haklarına saygı göstermeyi, çevreyle birlikte yaşamanın kurallarını öğrenecek ve pekiştireceksiniz. Aileleriniz, öğretmenleriniz ve bizler iyi bir eğitim almanız, mutlu bir okul yaşamı sürdürmeniz için el ele, gönül gönüle vererek çalışacağız.'' 

Öğrencilerin yeni bir sosyal ortama girdiklerini işaret eden Çubukçu, çocukların eğitim hayatına sorunsuz bir şekilde başlayabilmeleri için 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren okula uyum programı projesinin uygulandığını anlattı. 

Bu programla okul öncesi ve ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin öğretmenlerine güven duyup, günlük akışa ve okula uyum sağlamasının, kaygılarının giderilmesinin, öğrenmeye açık ve istekli olarak eğitim sürecine başlamalarının amaçlandığını anlatan Çubukçu, program uyarınca ilk hafta anne-babaların da çocuklarla birlikte okulda bulunabileceklerini belirtti.

Bakan Çubukçu, böylelikle öğrencilerin hem zihinsel, hem sosyal, hem de duygusal yönden öğrenim hayatına başlamaya hazır hale geleceklerini belirterek, öğretmenlere de şöyle seslendi: 

''Okul hayatındaki başarı bireylerin günlük hayatlarındaki başarıyı da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla öğrencilerini, arkadaşlarını, öğretmenlerini, derslerini yani okulu ne kadar çok severlerse başarıları da o ölçüde artacaktır. Ev ortamından ayrılarak farklı bir ortama giren öğrencilerinizin okula uyumları için siz değerli öğretmenlerimize her zaman olduğu gibi çok büyük ve önemli görevler düşmektedir. Her şeyden önce öğrencilerinizle ilgili ortaya çıkabilecek sorunlar karşısında sabırlı olmanız ve çocuklarımıza olan sevginizi, güveninizi kendilerine göstermeniz gerekmektedir. Sizlerin bu sorumluluğu özveriyle, sevgiyle, şefkatle en iyi şekilde yerine getireceğinize inanıyorum.''
 
''ÖNCE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM''
Eğitimin öğrenci-öğretmen ve veli üçgeninden oluşan bir birliktelikle olumlu yönde geliştirileceğini vurgulayan Çubukçu, bu üçgende herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. 

Okul öncesi eğitim döneminin öğrenmenin en yoğun olduğu ve zihinsel yeteneklerin en hızlı geliştiği dönem olduğuna işaret eden Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''Okul öncesi eğitimin öneminin ve geleceğe etkisinin farkında olan özellikle Avrupa, Amerika ve İskandinav ülkelerinde okul öncesi eğitimin okullaşma oranı çok yüksektir. Bizler de çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği adına okul öncesi eğitimi en öncelikli gündem maddelerimizden biri haline getirdik. Bu alana kısa sürede çok büyük yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Okul öncesine yaptığımız yatırımların sonucunda 2001-2002 eğitim öğretim yılında 4-6 yaş arası çocuklarda yüzde 11.7 olan okul öncesi eğitimde okullaşma oranı, 2009-2010 eğitim öğretim yılında yüzde 39'a ulaşmıştır. Dolayısıyla her 100 çocuktan 11'inin okul öncesi eğitim aldığı günlerden, her 100 çocuktan 39'unun eğitim aldığı günlere ulaştık. Elbette hayalimiz ve hedefimiz gelişmiş ülkelerde olduğu gibi her çocuğumuza okul öncesi eğitimi vermek. Bu öğretim yılında ülke genelinde yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrenci kaydı bekliyoruz. Geçen yıl zorunlu eğitime geçtiğimiz 32 ile ilaveten bu eğitim öğretim döneminde 24 ilimizde daha okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma çalışmalarının başlamasıyla daha çok çocuğumuza ulaşacağımızı ve hedeflerimize biraz daha yaklaşacağımızı belirtmek isterim. 2010-2013 ders yılında ise 10 ilimizde daha zorunlu eğitime geçilmesini planlamış bulunuyoruz. Ancak belirtmek gerekir ki anne-babaların bu konudaki duyarlılıkları ve çocukları için okul öncesi eğitimin önemine inanmaları da en az maddi kaynaklar kadar önemlidir.'' 

Bakan Çubukçu, eğitimin çocukların gelişiminde olduğu kadar ülkenin kalkınmasında da en temel unsuru olduğuna dikkati çekti. Çubukçu, bilim insanlarının, sanatçıların, sporcuların, yazarların okullarda yetişeceğini, dolayısıyla çocukların eğitim hayatına iyi bir başlangıç yapmaları için ''önce okul öncesi eğitim'' dediklerini ifade etti.

KAYIT PARASI İSTEYENLER HAKKINDA İŞLEM YAPILACAK
Çubukçu, kayıt parası alınmadığını söyledi ve ekledi:

"Okullarımızda herhangi bir şekilde kayıt parası adı altında para almanın mümkün olmadığını, böyle para isteyenler hakkında işlem yapacağımızı söyledim. Bana velilerden böyle bir şikayet gelmedi."