İngilizce değil, İş İngilizcesi

Başarısız bir iş görüşmesi ya da kaçırılan bir iş bağlantısı, İngilizce'nin sınırlarını öğrenmek için yaşanabilecek en kötü tecrübelerden biridir. Önlem alınmazsa 'kalıcı hasar' bırakabilir. Bu yüzden bir an evvel profesyonel yardım almak gerekiyor.

İngilizce değil, İş İngilizcesi

Günümüzde artık İngilizce bilmemek neredeyse Türkçe bilmemekle eşdeğer hale geldi.

Değil bire bir iş yapmak, rakipleri takip etmek sektördeki gelişmelere dair fikir sahibi olmak için iyi derecede İngilizce okur yazar olmak gerekiyor.

Ancak iyi bir iş adamı olmak için bir dile sahip olmak değil onu nasıl kullanacağını bilmek de önemli. Bazen ‘iyi İngilizce’ ile kurulan bir cümle karşı tarafta istenilen etkiyi yaratmayabilir.

Çünkü artık ihtiyaç duyulan şey İngilizce değil ‘İş İngilizcesi’ (Business English).

Bu noktada imdada uzmanlaşmış okullar ve kurslar yetişiyor. Bu kurumlar sadece grammer ve konuşma eğitimi vermiyor. Sunuş tekniklerine kadar birçok konuda destek oluyor ve en önemlisi kendinizi doğru ifade etmek için dilin inceliklerini öğretiyor.

Türkiye’de bu işi en iyi yapan kurumlardan biri ESP İngilizce Eğitim Merkezi. ESP’nin öne çıkan özelliği ise Business English UK (BE-UK) ile yaptığı işbirliği. BE-UK, ‘İş İngilizcesi’ ve Mesleki İngilizce alanında uzmanlaşmış, İngiltere’deki en seçkin eğitim kurumlarını çatısı altında birleştiren bir organizasyon. İngiliz Hükümeti’nin desteklediği British Council’la da işbirliği içinde.

İş adamlarının, yöneticilerin ya da yönetici adaylarının İngilizcelerini anavatanında geliştirmek için başvuracağı en etkili yöntem BE-UK Türkiye çözüm ortağı ESP’den yardım almak.

BE-UK, eğitim kalitesini, konaklama standartlarını onaylamadığı kurumları bünyesine almıyor. Eğitim Kurumları sık sık BE-UK tarafından kontrol ediliyor. Sarah Wang uzun yıllardır bu işi yapıyor. Üye okullar tarafından titizliği ile bilinen Sarah, güleryüzlü çehresini tamamlayan yuvarlak çerçevelerinin ardından otoritesini ve dikkatini sürekli hissettiriyor. Çoğu kişinin gözünden kaçan ayrıntılar ondan soruluyor. Gelelim BE-UK üyesi okullara…

LONDRA’NIN KALBİNDE EĞİTİM: INTERNATIONAL HOUSE
Londra’yı ziyaret edenlerin ilk duraklarından Covent Garden’ın yani Başkent’in renkli semtlerinden birinde eğitim olanağı. Üstelik İngiltere’nin en büyük eğitim kurumları arasında gösterilen bir çatı altında. Her yıl 140 ülkeden 7 bini aşkın kişinin tercihi önemli bir referans olsa gerek. Ancak bununla yetinmeyenler için öğretim kadrosuna dair parantez açmakta fayda var. İngilizce öğrenirken sayfalarını aşındırmaktan bıktığınız Cutting Edge serisinin bazı yazarları da International House’dan. Executive Centre’ın yöneticisi Maurice Cassidy’nin onların artık aralarında olmadığını anlatırken yaptığı “Pasifik’te satın aldıkları adalarında erken emekliliklerinin tadını çıkarıyorlar” espirisine gülerken “Acaba?” demeden edemiyor insan.


Londra’nın en hareketli bölgesini seçmelerinin özel bir nedeni var: Sosyal yaşam. Bire bir çalışma veya en fazla 6 kişilik gruplarla verilen eğitimin yanı sıra okul, öğrencilerine unutamayacakları bir de sosyalleşme olanağı vaat ediyor. Londra’nın dünyaca ünlü tiyatroları, müzikalleri ya da ilgili olanlar için Premier League maçları için biletler...

Üst düzey konukları için Covent Garden’da rezidans seçeneği sunan okul, daha mütevazi seçimleri de gözardı etmiyor. İsteyenler okula en fazla 40 dakika uzaklıkta yaşayan ailelerin yanında da kalabilir. Size de aynı uyarıyı yapacaklar ama hatırlatmakta fayda var aile yanında kalmak her zaman daha yararlı.


Okul verdiği kaliteli eğitim sayesinde dünyanın her köşesinden gelen farklı öğrencilerin önemli bir zenginlik olduğu görüşünde. İstanbul’u ve Türkiye’yi yakından tanıyan okul yöneticelerinden Martin Lemon’a göre dil öğrenirken farklı kültürleri tanımak iş dünyasında eşsiz bir tecrübe: “Böyle bir ‘networking’i bu kadar kısa sürede başka hiçbir yerde elde edemezsiniz.”

Okulun en çok övündüğü yönlerinden biri de tematik eğitimler. Hukuk, pazarlama, havacılık, denizcilik alanlarında özel İş İngilizcesi programları her yıl yüzlerce mezun veriyor.

ROMANTİK BİR YOLCULUK: THE LONDON SCHOOL OF ENGLISH
1999 yapımı Notting Hill filmi yani Türkçe’ye uyarlanan ismiyle ‘Aşk Sınır Tanımaz’ Londra’nın eski semtlerinden birinin kaderini sonsuza kadar değiştirdi. Uzun söze gerek yok ESP’den Neville Wells, iki ülkeyi de iyi bilen biri olarak durumu gayet iyi özetliyor: “Notting Hill, Cihangir’e benziyor 20 yıl önce kaderine terkedilmiş bir semtti. Şimdi romatizmin simgelerinden biri. Bir daire bile servet değerinde...” Notting Hill'de Anna Scott ile Will Thacker'ın imkansız aşkının izlerine bugün bile rastlamak mümkün. Öğrenirken bu romantizmden solumak isteyenler için de The London School of English tam bu semtin göbeğinde.


3-4 yüzyıllık yüksek tavanlı klasik İngiliz tarzında binada hizmet veren okulun kapısından girince dış görüntüsünün aksine modern bir kurumla karşılaşmak şaşırtıcı. Tarihi 100 yıl geriye giden okulun en çok övündüğü şey tecrübesi. “Genç ve dinamik eğitim kadromuz sayesinde...” gibi süslü cümleler sevilmiyor burada. Okul yöneticilerinden Neil Futerill, övünerek vurgu yapıyor: “Öğretmen kadromuzun yaş ortalaması 44... Biz eğitimci olarak kendisini ispatlamamış hiç kimseyi kadromuza almıyoruz. Bir eğitimcinin en çok olgunluk döneminde yararlı olacağı görüşündeyiz...” Zaten okullarına eğitim için gelen profesyonellerin yaş ortalaması da 36. Hedef kitle profesyonel olunca eğitimcilerin de onlar kadar tecrübeli olması gerekiyor. Bu yüzden okul bünyesinde hukuk alanında uzmanlaşmış öğretmenler bile var. Ancak okulun kapıları genç profesyonellere ve genel İngilizce öğrenmek isteyenler için de ardına kadar açık.


Londra’daki okullar arasında restoranı ile ünlü The London School of English’in manzarası da huzur verici. Holland Park Lawn Tenis Kulübü ayaklarınızın altında. Kahvenizi yudumlarken raketlerden gelen etkileyici sesler yavaş yavaş yorgunluğunuzu alıveriyor. Bu kadar güzelliğin elbette iyi bir bedeli var. Neil, bu konuda da iddialı “Pahalı ancak etkili...”

GELENEKSEL SEVENLER İÇİN: KINGSWAY ENGLISH CENTER
“Küçük bir kentte geleneksel İngiltere’yi iliklerime kadar hissederek mükemmel bir organizasyonla sadece İngilizce’ye yoğunlaşmak istiyorum” diyenlerin adresi, Worcester.


Sue ve Rick Johns’un aile sıcaklığını sonuna kadar hissettirdiği bir okul burası. Ama yanlış anlaşılmasın, Kingsway’de çıta çok yüksek. Her şey son derece planlı, okulun içinde gezerken laboratuvarlardaki kulaklıkların bile simetrik olduğunu farketmek çok şaşırtıcı. Okulu gezmek için gelenlerin gözünü boyamak için yapılmış bir makyaj değil, bu Johns’ların yaşam stili. Ve hayatının büyük bir bölümünü (hafta sonları tadilat işleriyle uğraşacak kadar) buraya adamış bir çiftin eseri.


Londra’ya iki saat uzaklıktaki okul, aynı anda en fazla 45 öğrenciyi kabul ediyor. Rick, kaliteyi korumak için limit koymak zorunda olduklarını söylüyor. Eğitim seviyesini belli bir çıtanın altına düşürmemek için 21 yaşın altındakileri de kabul etmiyorlar. Rick, “Burayı sıfırdan kurduk bu yüzden iş hayatında mücadele edenlerin halinden anlarız” derken profesyonel öğrencileriyle ne kadar yakından ilgilendiklerini anlatmaya çalışıyor. Bu yüzden haftalık programlarının bir bölümünü teke tek derse ayırıyorlar.

HAYATA İNGİLİZCE MOLASI: OISE SHERBOURNE PRIORS
Güney İngiltere’nin en güzel köşelerinden birinde kent hayatından uzakta tatil tadında yoğun bir İngilizce kursu. İster çiftlik evi, ister bir butik otel, isterseniz doğanın ortasında bir eğitim kampı. Bir gün yolunuz düşerse tanımlamak neden bu kadar zor anlayacaksınız. Kursun Türk konuklarından ünlü bir avukat ilk geldiğinde kurs ve otel kelimelerinden bir lakap türetmiş: COUR-TEL.


Kent dışında olduğu için tüm ihtiyaçlarınız Sherbourne Priors'da karşılanıyor. Amaç, öğrencilerin eğitimleri dışında hiçbir şeyle ilgilenmemeleri. Tek kişilik butik odaları gezerken aşağıdan gelen nefis kokuları farkedince Candy van Olst hemen araya giriyor ve şeflerin marifetlerinden bahsediyor.

Kursun en önemli özelliği maksimum 4 kişilik gruplarla verilen yoğun eğitim. Aynı anda en fazla 13 kişinin kabul edildiği kursta gün içinde bire bir eğitime ayrılmış saatler var.


Akıcı bir İngilizcesi olmayan veya dili nasıl kullanacağını bilmeyen profesyonellere bu açıklarını gidermek için her hafta sunum ödevi veriliyor. Sunum yapılırken de kaydediliyor daha sonra bir öğretmen eşliğinde kritiği yapılıyor.

Warwick ile Shakespeare'in doğduğu Stratford-upon-Avon'a 15 dakika uzaklıktaki okul, rakiplerine göre oldukça pahalı. Candy, bunun büyük bir fatura olarak görülmesine karşı çıkıyor: “Geleceğe yönelik bir yatırım olarak görmeliler...”

KÜLTÜREL YOLCULUK: INLINGUA LANGUAGE SCHOOL
Spa, müzik festivalleri, at yarışlarıyla ünlü Cheltemham’a girerken dikkati çeken ilk şey ise Hükümetin dinleme servisi (GCHQ) yani ‘Büyük Kulak’ın gizemli karargahı. Ancak kent sokaklarına dalınca bu gizem yerini keyifli bir tura bırakıyor.


Sağlık, kültür ve mühendislik anlamında ülkenin başarılı profesyonellerinin toplandığı kent zengin bir insan kaynağına sahip. Bu da kenti sürekli dinamik tutuyor.


Kentin en önemli İş İngilizcesi eğitimi veren kurumu Inlingua. Okulun profesyonellere sunduğu eğitimin öne çıkan yönü ise rol paylaşımı oyunu. Kural gayet basit, diyalogları belli olmayan bir senaryoyu oluşturan roller paylaşılıyor ve oyun başlıyor. Inlingua’da bire bir eğitime önem veriliyor. Bunu da yaparken öğretmenler arasında bir rotasyon uygulanıyor. Böylece farklı tarzlarla eğitimin monotonlaşmasının önüne geçilmek isteniyor. Burası da öğrencilere ve profesyonellere aile yanında kalmayı öneriyor. İş İngilizcesi kursu için gelenlerin otel ya da rezidans seçeneğini çoğunlukla kişisel banyo ve tuvalet için tercih etttiğini ancak aile yanında kalmanın daha faydalı olduğunu vurguluyorlar.

İNGİLİZCE’NİN STANDARTLARINI BELİRLEYEN MERKEZ: CAMBRIDGE ESOL
Bir kent düşünün sokaklarında gezerken yüzünüze sanki rüzgar değil de bilgi parçacıkları çarpıyor. Herhalde 1209 yılında Oxford’dan ayrılarak üniversite kurmak için bugünkü kentin bulunduğu bölgeye yerleşenler bile yüzyıllar sonra dünyanın en iyi beş üniversitesinden birinin temellerini attığını hayal etmemiştir. Resmi adıyla Cambridgeshire bugün artık sadece yüksek öğretim anlamında değil İngilizce eğitiminde de rakipsiz bir kent.


Pek bilinmeyen yanı ise dünyanın en değerli İngilizce yeterlilik belgelerinin burada veriliyor oluşu. Cambridge Üniversitesi’nin bir kuruluşu olan ESOL, tam bir test fabrikası. Koridorlarda dolaşırken buğulu camların arkasında göze çarpan manzara bunun en güzel kanıtlarından biri: Perdeye yansıyan bir soruya konsantre olmuş 10’u aşkın uzman üzerinde tartışıyor. İnsan ‘Bir süre sonra yüzbinlerce kişiyi terletecek bu soru üzerinde ne kadar konuştular acaba’ diye düşünmeden edemiyor.

Yaklaşık 400 kişi durmadan çalışarak IELTS (Uluslararası İngilizce Testi), ILEC (Uluslararası Hukuk İngilizcesi) ve BULATS (İş İngilizcesi) gibi sınavları hazırlıyor. Sonra milyonlarca kişi 2 bin 700 sınav merkezinde İngilizcelerini ispatlamak için ter döküyor.

İLGİLİ LİNKLER:
- ESP İngilizce Eğitim Merkezi (İstanbul)
- The London School of English (Londra)
- International House (Londra)
- Kingsway English Center (Worcester)
- OISE Sherbourne Priors (Warwick)
- Inlingua Language School (Cheltemham)
- Cambridge ESOL  (Cambridge)
- Business English UK


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...