Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye 56 ülkeden lise seviyesindeki öğrencilerle Türkiye'deki gençlerin katılımıyla Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen "Model İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi/MODEL OIC 2019" programında konuştu.

"BURADA GELECEĞİN DİPLOMATLARI BÜYÜYOR VE YETİŞİYOR"

Bakan Selçuk konuşmasında, geçen yıl zirveye 26 ülkeden gerçekleşen katılımın bu yol 56 ülkeye yükseldiğini hatırlatarak, "Bu bakımdan güzel bir gelişme. Burada geleceğin diplomatları büyüyor ve yetişiyor. Buradaki diplomat ve diplomasi kelimesi çok önemli ve kilit bir kavram. Modern diplomasi Osmanlı İmparatorluğu, Asya'da ve Afrika'daki İslam dünyası üzerine oynanan oyunlarla gelişmiş bir kavram ve kelimedir. Gençlerin bunu araştırmasını önemli buluyorum. Doğu sorunu, Osmanlı'ya hasta adam söylemi nasıl ve nerede hangi diplomatik mahfillerde kim tarafından icat edildi ve üst üste sürekli kullanıldı? Çok önemli ve kritik bir soru. Bu bakımdan Orta Doğu, Yakın Doğu ve Uzak Doğu gibi Avrupa merkezli kavramlar nerelerde inşa edildi, nerelerde kotarıldı? Bu sorular da çok önemli." diye konuştu.

"DÖRDÜNCÜ BÜYÜK KIRILMA DENEN BİR DÖNEM GELİYOR"

Dijital diplomasi kavramına vurgu yapan Selçuk, "Değişim ve dönüşümü anlamadan bugünkü dünyayı kavramak ve küresel sermayenin, dijital kapitalizmin bizi nereye doğru sürüklediğini anlamak mümkün olmayacaktır. Tarih tekerrür ettiği kadar tefekkür de gerektirir. Bu yıl böyle bir toplantıda geçmişi ve geleceği konuşurken aslında şimdiyi de konuşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü çok hızlı bir değişim ve dönüşüm var dünyada. Dördüncü büyük kırılma denen bir dönem geliyor. 15-20 içerisinde dijital olanın fiziksel olanla, bizim biyolojik bedenimizle bütünleştiği, insanın beynine yazılım yüklenecek, damarlarında yüzlerce nano robotun dolaştığı, çiplerin insan vücuduna entegre edildiği bir döneme doğru geliyoruz. Böyle bir dönemde inanılmaz bir kırılma yaşanacak ve buna sizler şahitlik edeceksiniz. Bu kırılma sizlerin omuzuna yükselecek." ifadelerini kullandı.


BİZ VAKTİN NAKDİNE İNANAN İNSANLARIZ

Bakan Selçuk sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha çok ütopya ve distopya arasına sıkıştırılmış bir şimdinin ziyanından söz edilebilir. Biz vaktin nakdine inanan insanlarız. Dolayısıyla vakit kavramını yeniden düşünmekte yarar var. Eğitimi de sadece geleceğe hazırlanmak değil, çocukları ve gençleri şimdiye

uyandırmak şeklinde tarif etmekte fayda var. Yoksa geçmişin ve geleceğin çizgisi bizi şu anı hissetmekten alıkoyabilir. Biz çocukların öz geçmiş yazmasından ziyade öz gelecek yazmasını daha önemsiyoruz."

Program sonunda çalışmalara katılan öğrencilere sertifika ve ödülleri verildi.