CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''YGS'de şifre'' iddialarına ilişkin ÖSYM Başkanı'nı eleştirerek, ''Ar damarı çatlamış bir adam istifa eder mi? Hala oturuyorsun o koltukta, 1 milyon 700 bin çocuğun günahını taşıyorsun omuzlarında'' dedi. 

İlişkili Haberler


1 milyon 700 bin gencin hayalini kırmanın, umutlarıyla oynamanın, hiç kimsenin elinde olmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"AR DAMARI ÇATLAMIŞ BİR ADAM İSTİFA EDER Mİ?" 
''Çocuklarımızı alıyoruz, yemeyip yediriyoruz, içmeyip içiriyoruz, giymeyip giydiriyoruz. Dershanelere gönderiyoruz, bizden daha iyi yetişsinler, okusunlar, iş güç sahibi olsunlar, kimseye muhtaç olmasınlar diye. Yaptık gönderdik, dedik ki 'gidin sınavlara girin.' Bir baktık sınavlar şifreli. Önce 'yok' dediler. 'Zinhar böyle bir şey yok.' Arkadan, 'ya var ama galiba sehven olmuş' dediler. Onu da geçti 'ya var ama ne yapalım bir sefer oldu.' Bunu söyleyen kişi, 1 milyon 700 bin gencin umutlarıyla oynayan kişi. 1 milyon 700 bin aile demek. Bu ailelerin geleceğiyle, umutlarıyla, çocuklarıyla oynayan kişi, o koltuğunda oturabilir mi? O koltukta oturmalı mı? İstifa etmesi lazım değil mi? Peki istifa eder mi? Siz de biliyorsunuz yanıtını, ben de biliyorum. Niye istifa etmez? Ar damarı çatlamış bir adam istifa eder mi? Hala oturuyorsun o koltukta, 1 milyon 700 bin çocuğun günahını taşıyorsun omuzlarında. Peki bir bürokrat niye istifa etmez? Çünkü arkasında siyasi güç var, çünkü arkasında birileri onu destekliyor, birileri sırtını sıvazlıyor.'' 

Kılıçdaroğlu, 1 milyon 700 bin gencin sınav sonuçları açıklandığında söyleyecekleri cümlenin 'hakkımız yendi' olacağını ifade ederek, şunları söyledi: 

''Hakkı yenen gençler itiraz ediyorlar, yürüyüş yapıyorlar, kimseye taşkınlık yapmıyorlar; taş atmıyorlar, ellerinde sopa yok, sadece haklarını arıyorlar. Birisi çıkmış 'siz yürüyorsunuz ben de sizin karşınıza 5-10 bin genç çıkarırım' diyor. Yürekliysen çıkar bakalım. Kimi çıkaracaksın sen? Bunların zihniyeti, kardeşi kardeşe düşman etmek zihniyetidir. Bunların zihniyeti, halkı değil, ceplerini düşünme zihniyetidir. Bunların zihniyeti, 1 milyon 700 bin gencimizin, çocuğumuzun umutlarıyla oynama zihniyetidir. Bunu unutmayın. Gittiğiniz her yerde anlatın. Kahvehanede de, kırda da, toplantılarda da, sokakta da, caddede de, alışveriş yaparken de anlatın. Bunların yüzü bu.''

"SINAV ÜZERİNDEKİ KUŞKU HÂLÂ KALKMADI"
Sonuçlarının açıklanmasının ardından eğitimcilerden ilk yorumlar geldi.

Eski YÖK Başkanvekili İsa Eşme, "Sınav üzerindeki gölge kalkmadı, kuşku halen sürüyor. Konu yargı aşamasında. Kesin bir sonuca varıldığı düşüncesinde değilim" dedi.

SETA Eğitim Koordinatörü Bekir Gür ise "İşler iyiye gidiyor. Şu anda panik yapacak bir durum söz konusu değil. Suç unsuru yok. 150 öğrenci için yapılacak sınavın tartışmasını sürdürmek de çok anlamlı değil. 1 milyon 700 bin adayın sınavını iptal etmek büyük bir kaos olurdu. Zaten sınav üzerinde baştan beri ciddi tartışmalar oldu. Sınavın açıklanması bu tartışmaları bitirmeyecek ancak şu ana kadar baktığımızda gerçek bir suç unsuru yok" açıklamasında bulundu.

"SONUÇLAR AÇIKLANMAMALIYDI"
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç da belirsizliğe bir yenisinin daha eklendiğini belirtti ve "Ne oldu da daha önce ertelenen sonuçlar şimdi açıklandı?" diye sordu.

Kılıç, şu açıklamalarda bulundu:

"YGS'nin yok sayılması için büyük altyapı oluşmuştu. Sınav yok sayılıp, sonuçları açıklanmamalıydı. Hiçbir eğitimci bu sınavı var kabul edemez. Bu noktada LYS'ye başvuru da problemli olacak. Öğrenciler, LYS başvurularını sonuçları şaibeli olan veriler üzerinde mi yapacak? Bu veriler üzerinden LYS tercihi sağlıklı bir biçimde yapılamaz. Hiçbir öğrencimizi ikna edecek bir süreç değildir. Bunun sorumlusu, sürecin mimarlarıdır."

"SONUÇLAR ADAYA ÖZGÜ ŞİFRE İLE AÇIKLANMAMALIYDI"
Eğitim Turgay Polat, "Sonuçların açıklanması son derece doğru zaten çok da gecikildi. Ama keşke sonuçlar adaya özgü şifre ile açıklanmasaydı. Herkes sonuçları görebilseydi. Rakamlar; geçen sene ile hemen hemen yakın. Bu durum adayların başarılarının çok da düşmediğini gösteriyor" diye konuştu. 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir'i istifaya çağırdı.

''MİLLETİN VİCDANINDA GEÇERLİLİĞİ OLMAYAN BİR SINAVIN İNATLA İPTAL EDİLMEMESİNİ KINIYORUZ''
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ''Milletin vicdanında geçerliliği olmayan bir sınavın inatla iptal edilmemesini kınıyoruz'' dedi.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, YGS'deki şifre skandalıyla ilgili incelemesini tamamladığını ve 1 milyon 700 bin adaya ait cevap anahtarlarının incelendiğini bildirdi. ÖSYM'nin, YGS sonuçlarını açıkladığını ve LYS başvurularının ise yarından itibaren başlayacağını belirten Koncuk, açıklamasında ''Skandallara doymayan ÖSYM'nin YGS'yi inatla iptal etmemesi ne anlama gelmektedir? Tümüyle şaibeye bulaşmış bir sınavın iptal edilmemesi büyük bir rezalettir'' ifadelerine yer verdi.

''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soru kitapçıklarında adayların şifreleme yöntemi ile işlem yapmadığı ve sınavda şaibeli bir durumun söz konusu olmadığı kanaatine mi varmıştır?'' sorusunu yönelten Koncuk, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

''Soruşturma henüz tamamlanmadan ÖSYM, YGS sonuçlarını niçin açıklamıştır? Ortada ÖSYM'nin bildiği ancak bizim bilmediğimiz ne vardır? Kamuoyu öncelikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından net bir açıklama beklemektedir. Savcılık, soruşturma ile ilgili tüm detayları en kısa sürede açıklamalı ve kamuoyunu bilgilendirmelidir.

Bu noktada adaylar ister şifrelemenin farkına varsın, ister varmasın şifrelemenin varlığı bile sınavı şaibeli hale getirir. Dolayısıyla böylesi bir sınavın sonuçlarına da asla güven duyulmayacaktır. ÖSYM'nin, sınav sonuçlarını açıklamak yerine, sınavı iptal etmesi gerekiyordu. Zira YGS milletin vicdanında geçerliliği olmayan bir sınav haline gelmiştir. Türk Eğitim-Sen olarak, milletin vicdanında geçerliliği olmayan bu sınavın iptal edilmemesini kınıyoruz. Bu sınav ÖSYM tarihinde kara bir lekedir.''

YGS'de mağdur olan ve dava açmak isteyen tüm öğrencilerin, Türk Eğitim-Sen Hukuk Bürosundan gerekli desteği alabileceklerini bildiren Koncuk, ''Gençlerimizin geleceği ile oynayan ÖSYM Başkanı Ali Demir'in büyük bir pişkinlikle görevinin başında durmasını anlayamıyoruz. Ali Demir ÖSYM'nin başında bulunduğu müddetçe ÖSYM'nin yapacağı sınavlara hiçbir şekilde güven duyulmayacaktır ve sınavlarda yeni skandallar ortaya çıkacaktır. Bu nedenle Ali Demir istifa etmeli ve ÖSYM'nin başına Ölçme Değerlendirme konusunda uzman, işin ehli bir akademisyen atanmalıdır'' görüşünü savundu.

''ALİ DEMİR'İ İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ''
Eskişehir Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Rıza Öztekin, ''Sayın ÖSYM Başkanı Ali Demir'i kurumsal görev anlayışı ve sorumluluğunun gereği olarak istifaya davet ediyoruz'' dedi. 

Öztekin, şifre iddialarının 1 milyon 700 bin genci ve ailelerini kaosa sürüklediğini belirtti. Öztekin, yetkililerin bu konuda yeterli ve net açıklamada bulunmadığını ileri sürdü. 

Sınav belirsizliği hususunda yaşanan gelişmelerden kaygı duyduklarını ifade eden Öztekin, şöyle konuştu: 

''Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve ÖSYM, sınav hazırlamak konusunda ileri teknolojiyi kullanarak tüm imkanlarını seferber etmelidir. İlgililer ve YGS, maalesef daha birçok sınavda Anayasa'nın açık düzenlemesine uygun, şüphelere ve şaibelere yol açmayan bir sınavı yapmadıkları veya yapamadıkları, öğrencileri 'öğretim hakkından' yoksun bırakacakları için sorumludur. Ülkemizde sorumluluğun gereği yapılmamakta, kurumlara olana güven azalmaktadır. 

YGS yetmezmiş gibi bir de Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nda (ALES) yaşananlar ÖSYM'nin kurum olarak zarar görmeye devam ettiğinin göstergesidir. Gelinen bu aşamada Birlik olarak Sayın ÖSYM Başkanı Ali Demir'i kurumsal görev anlayışı ve sorumluluğunun gereği olarak istifaya davet ediyoruz.''

''SONUÇLARIN AÇIKLANMIŞ OLMASI BU KARMAŞAYI DAHA DA ARTIRACAK''
Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZDEBİR) Genel Başkanı Faruk Köprülü, YGS sonuçlarının açıklanmış olmasının karmaşayı sona erdirmeyeceğini, daha da artıracağını söyledi.

Köprülü, 2011-YGS ile ilgili uzun süredir şifre iddialarının tartışıldığını, ÖSYM'nin de ''sehven de olsa bir şifrelemeyi kabul ettiğini'' belirtti. Köprülü, ''Bu aşamadan itibaren, kasıt olmasa dahi bir hata olduğu kabul edildiğine göre bu sınavı tekrarlamalarına ihtiyaç vardı diye düşünüyorum. Ancak bu yapılmadı. Ülke bir aydır kaos ortamında yaşatılıyor. Öğrenciler tedirgin, veliler tedirgin. Sonuçların açıklanmış olması bu karmaşayı sükunete erdirmeyecek, bana göre daha da artıracak. İyi yönetilemeyen bir kriz söz konusu'' dedi.

YGS Fen Bilimleri testinin cezaevlerindeki adaylar için yenileneceğine de işaret eden Köprülü, ''Bu sınav herkesin aynı anda katıldığı bir sınav. Burada da sıkıntı var. Herhangi bir şikayet durumunda sınavın iptalinin söz konusu olabileceği ihtimali var'' diye konuştu.

''İPTAL EDİLSEYDİ DAHA DOĞRU OLURDU"
Eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da şunları söyledi:

''İlan edilen sonuçlar ne olursa olsun, bir kuşku oluştu. O kuşku da haksız yere oluşmadı. Kuşkunun ne doğru olduğu ne de yanlış olduğu ispat edildi. Şifrenin ve mod-medyan diye bir anahtarın sınavdan önce ortada dolaştığı söyleniyor. Mod-medyan diye bir kelime niye dolaşsın ki sınavdan önce? Bu mod-medyanın anlamı da sınavdan önce bazı kişilere ulaştı mı ulaşmadı mı? Bunu kimse ispat edemez. Kitapları incelemekle de bunu ispat edemezsiniz, dağılımlarla da ispat edemezsiniz.

Ben, bu kuşkuları gidermek için iptal edilseydi daha doğru olurdu diye düşünüyorum. Aslında iptal edilmesi de kötü, edilmemesi de kötü ama işte yöneticilik burada. Bugünkü yönetim iptal edilmemesini daha uygun buldu, ben iptal edilmesini daha uygun buluyorum.''

Cezaevlerindeki adaylar için YGS Fen Bilimleri testinin yenilenecek olması konusunda da Yarımağan, bu konunun bilimsel açıdan ele alınması gerektiğini söyledi. Yarımağan, ''Bu konuda bilimsel geçerlilik var. Birden çok sınav yapılıp sınavlar eşitlenebilir. Ancak kitlesinden emin olduğunuz sınavlar eşitlenebilir. Cezaevindeki kitlenin genel kitle ile eşdeğer bir kitle olduğunu nereden bileceksiniz? Sayıları da çok küçük. O bakımdan eşitlemenin çok zor olduğunu düşünüyorum. Ama yine de yanlış demiyorum. Değerlendirdikten sonra sınav eşitleme diye bir bilim var'' diye konuştu.


''CUMHURİYET GÜÇBİRLİĞİ'' ADAYLARINDAN ÖSYM ÖNÜNDE PROTESTO
''Cumhuriyet Güçbirliği'' Ankara bağımsız milletvekili adayları Ceyhan Mumcu ile Erdoğan Karakuş, ÖSYM önünde yaptıkları basın açıklamasında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir'in istifalarını istedi. 

Mumcu ve Karakuş, beraberindekilerle öğle saatlerinde ÖSYM önüne geldi. Burada basın açıklamasını okuyan Karakuş, hükümeti ve ÖSYM'yi eleştirdi. Sınavlarla ilgili yaşanan olumsuzlukları ve şifre iddialarını anımsatan Karakuş, sınavlarda yaşananların doğrudan veya dolaylı olarak tüm vatandaşları ilgilendirdiğini ifade etti. 

Adayların, ailelerin yıllarca verdikleri emeklerin heba olduğunu savunan Karakuş, ''Toplumun neredeyse tamamına yakınını mağdur eden sınav skandalları silsilesinin sorumluları Gül, Erdoğan, Çubukçu, Özcan ve Ali Demir'dir. Derhal istifa etmelidirler'' dedi. 

Ellerinde dövizler taşıyan grup, açıklamanın ardından ÖSYM'nin önünden ayrıldı.

ANKARA'DA YGS'NİN İPTAL EDİLMESİ İÇİN EYLEM VARDI
Ankara'da bir grup lise öğrencisi, ''şifre'' iddiaları nedeniyle YGS'nin iptal edilmesi için eylem yaptı. 

Sakarya Caddesi'nde toplanan ve kendilerini ''Emek Hırsızı ÖSYM Grubu'' olarak adlandıran lise öğrencisi bir grup, ''Sınavları iptal et halka hesap ver'', ''Gün gelecek, devran dönecek ÖSYM gençliğe hesap verecek'' şeklinde slogan attı. 

Bir süre yürüyen eylemcilere çevredeki dershanelerde bulunan öğrenciler de alkışlarla destek verdi. 

Grup adına yapılan basın açıklamasında, YGS'nin iptal edilmesi ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile ÖSYM Başkanı Ali Demir'in istifa etmesi istendi. 

Üzerlerinde ''Aşuk'' ve ''Maşuk'' yazan iki eylemcinin sahnelediği oyundan sonra Demir ve Çubukçu'nun fotoğraflarının yapıştırıldığı balonlar uçuruldu.