Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi üzerinde bir süredir çalışmaların devam ettiğini söyledi. 

Bakanlıkta yapısal bir reforma odaklanıp çözüm haline getirmeyi hedeflediklerini dile getiren Çubukçu, şunları kaydetti: 

''Eğer bugün çocuklar okula gitmek istemiyor ve okula gitmeyi kötü bir mecburiyet gibi algılıyorlarsa, pırıl pırıl beyin ve yüreklerinin içindeki parlaklık yitirilip köreliyorsa, elbette yapılması gereken doğru eğitimi nasıl bir yöntemle vereceğimiz konusuna daha fazla odaklanmaktır. Dolayısıyla bu 2 yıllık süreç içerisinde girdilerden çok sonuçlara odaklanmış, insana güveni merkeze almış, okulları birer yaşam alanına dönüştürmüş, eğitim kültürü olan yetkin yöneticiler ve uzman kadrolardan oluşan, etkin, verimli, hesap verebilir, saydam ve yurttaş katılımının olduğu, eşitlikçi, adil bir yönetim anlayışının neresinde olduğumuzun analiz yapıldı. 

Konsensusla kabul edilen sonuç ise kaynaklarını en az kayıpla, en etkili şekilde kullanan, kendini izleyen ve sağlıklı bir şekilde değerlendiren, kontrol mekanizmaları güçlü, etkin, performansın daha iyi olmasını sağlayacaksak, bir takım görev ve yetkileri, yetkili ve hesap verilebilir konumdaki yerlere aktarabilen, yüksek özelliklere sahip, güçlü okulları olan, kaliteli, kapasiteli, bol katılımlı iyi bir yere taşımaya ihtiyacımız olduğu açıktır. Elbette eğitim ve yönetişim tarzları üzerinde düşünürken, bir ayağımız kendi kültür, tarih ve geleneğimizde sabit ve sağlam basarken, diğer ayağımız coğrafya, dil, din, kültür ayrımı yapmaksızın tüm dünyayı dolaşıp güzel, doğru ve iyi iş görür alanları aradı.''

''ÖZGÜN EĞİTİM MODELİ'' 
Çubukçu, merkezileştirme ve adem-i merkezileştirme arasında doğru yer ve dengeyi ararken, bu dengeyi sağlayan şeyin gelenekler ve idari sistemin dayandığı değerler olduğu gerçeğinin hep akıllarının bir köşesinde durduğunu dile getirerek, ''Diyebiliriz ki bu proje, bu yönüyle aktarmacı bir yaklaşımdan çok, kendi özgün eğitim ve yönetim modelimizi oluşturmamız bilinciyle hareket etmektir'' dedi. 

Hükümet olarak hedef, strateji, kalkınma ve eylem planlarını belirlerken, gözden geçirilmeye ve iyileştirmeye ihtiyaç duyulan bütün alanlarda yeniden yapılanmayı yol haritası olarak önlerine koyduklarını dile getiren Nimet Çubukçu, kalkınma planlarını da bu düşünceyle hazırladıklarını kaydetti. 

Çubukçu, 9. Kalkınma Planı'nda Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında hizmet esasına dayalı bir yapılanmaya gidileceği, kurumsal kapasitenin güçlendirileceği, taşra teşkilatlarına ve eğitim kurumlarına yetki ve sorumluluk devrinin sağlanacağı ifadesinin yer aldığını anımsattı. 

İnsanı referans alan, daha eşitlikçi, adil ve sorunlara çözüm üreten, daha esnek, dinamik, bütün paydaşların birlikte karar alıp sorumluluğu paylaştığı bir yapı veya sistemin önem taşıdığına işaret eden Bakan Çubukçu, çağa uygun bir eğitim sistemi hedefiyle proje kapsamında eğitim sisteminde yönetim biçimini analiz ettiklerini söyledi. Çubukçu, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatının iyi bir analizini yaptıklarını ifade etti.
 
''GENİŞ KATILIMI SÜREKLİ KILDIK''

Bu çalışmaya yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, gönüllü kuruluşları da dahil ettiklerini anlatan Çubukçu, toplantılar, çalıştaylar, seminer ve konferanslar aracılığıyla geniş katılımı sürekli kıldıklarını kaydetti. 

Sivil toplum kuruluşlarının rol ve etkilerinin nasıl artırılacağı konusunda analiz ve çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Çubukçu, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatındaki yöneticilerin uygulama ve yönetişim kapasitesini artırmak için herkese kendi alanında yetkin akademisyenlerce bir dizi eğitim ve seminerler verdiklerini söyledi. 

Eğitim yönetimi alanında Avrupa Birliğine üye ülkelerdeki iyi örnekleri incelemek ve dersler çıkarmak amacıyla Haziran 2009'da İstanbul'da uluslararası bir konferans düzenlendiğini ifade eden Çubukçu, aynı amaçla Avrupa ülkelerine çalışma ziyaretlerinde bulunulduğunu belirtti. 

Çubukçu, bütün bu analiz, inceleme ve müzakerelerin ardından uzmanların milli eğitim sistemini uluslararası ve Avrupa standartlarına uygun, Türk insanının ihtiyaçlarını karşılayan, daha etkin, verimli ve kaliteli bir yapıya kavuşturacak modeller tasarladıklarını kaydetti. 

Daha sonra bu projenin en büyük çıktısı olan Strateji Belgesi'nin hazırlandığını anlatan Çubukçu, bu belgeden yola çıkan uzmanların Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Yapısı ve Görevleri Hakkında Kanun'da gerekli taslak değişiklikleri hazırladığını ve bu değişikleri içeren kanun üzerinde çalıştıklarını bildirdi. Çubukçu, ''Bakanlığımız, yeni yüzyılın insanını yetiştirmek amacıyla başlattığı bu değişim ve yeniden yapılandırmada bir yol haritası olmak üzere hazırlanan ve tasarlanan, tüm paydaşların etkin katılımıyla hazırlanan Strateji Belgesi, uygulamalarımızda bizlere de yol gösterecektir'' diye konuştu.