Röportaj: Yrd. Doç. Dr. Metehan Sekban

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA Programı, 14 yıldır farklı öğrenim ve deneyimden gelen öğrencilere, yeni iş dünyasını değerlendirebilmeleri ve yönetebilmeleri için gerekli donanımı kazandırıyor. Günümüzün işletme dünyası ve öğretime başladığı günden bu yana 2500 mezun veren BİLGİ MBA üzerine MBA Programları Direktörü Yrd. Doç. Dr. Metehan Sekban ile konuştuk.

BİLGİ MBA programları direktörü Metehan Sekban’ı biraz tanıyabilir miyiz?

Marmara İngilizce İşletme Bölümü sonrasında, 1994’te yarı zamanlı, 1996’da üniversitenin kurulmasıyla BİLGİ’de tam zamanlı olarak öğretim üyelisi olarak çalışmaya başladım. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ilk gününden beri bu kurumun bir parçası oldum. 2000 yılında e-MBA’i (Türkiye’nin ilk uzaktan eğitim programını) hayata geçirdikten sonra 2001 yılında MBA programını devraldım. İlk etapta çok sayıda seçmeli dersin, endüstri deneyimi olan yöneticiler tarafından yürütülüyor olmasının değerli olduğunu düşündüğüm için, iş dünyasından gelen profesyonellerle akademik dünyadan kavramsal boyutu sağlayacak bir kadroyu oluşturmaya çalıştım. Uzaktan eğitim, BİLGİ MBA, MBA Türkçe derken, Bursa MBA le devam ediyor idarecilik tarafı. Bunun yanı sıra Yönetim-Strateji dersleri veriyorum; Türkiye'de ilk defa İnovasyon Yönetimi dersini açtım. Günü anlamaya ve yorumlamaya çalışan bir içerik oluşturmaya çalışıyorum derslerimde. İşletme eğitimi bugüne dair bir şeydir. Yani anlatacağım şeyin üzerinde illa ki kitaplarda yazdığı için, bir teori veya bir kavram bir ‘7 altın kural’, ‘8 olmazsa olmaz’ olduğu için durmuyoruz; tam da o günü, o gün orada konuşuyoruz. Bu şekilde öğrencilerin hem keyif aldıklarını hem de iyi öğrendiklerini gözlemliyorum. Eski mezunlarım verdiğim örnekleri hala hatırladıklarını söylüyor ama sadece örneği hatırlamıyor, o örnekle ilişkili kavramı da hatırlıyor, o kavramı da başka pratik alanlarda uyguluyor. Aslında vaka çalışması denen şey böyle bir şey. Kendi payıma bu tarafı beslemeye, teorinin pratik uygulamalarını hep düşünmeye çalıştım. O refleksle de MBA programlarının direktörlüğünü yapıyorum şimdi.

Bugünün işletme dünyası hakkında neler söylersiniz? Bugünkü dünyada işletmeciler nasıl bir adım öne geçer?

İnanılmaz hızlı değişen bir iş dünyası var. Tanımlanmış endüstrilere baktığımız zaman, onlar da inanılmaz hızlı değişiyor. Bizim şimdiki endüstri tanımımız, teknoloji ve tüketici davranışlarının değişmesiyle hızla değişiyor. Yoğunluklu teknoloji kullanımı, dijitalleşme, veri, verinin depolanması, veri işleme kabiliyetlerimiz dolayısıyla bunların karar mekanizmalarına hızlıca girebiliyor olması, lojistikte her şeyi artık takip edebiliyor olmamız, kısaltmalarla ifade edilen bir sürü kelime dünyayı çok belirmeye başladı. Ayrıca gerçek bir globalleşme, yani dünyanın her yerindeki her üreticinin dünyanın her yerindeki her tüketiciye ulaşabildiği ağlar, bunları destekleyen lojistik ağları, sadece bu değil, global istihdam. Çekilip baktığımızda hayretler içinde kalacağımız, içinde olduğumuz için çok da algılamadığımız garip bir dünya. Dolayısıyla bu bütün bellekleri darmadağın ediyor. Biz de eğitim yapma biçimimizi de değiştirmek zorundayız. Birkaç yıl içerisinde bildiğimiz her şeyin yarısı geçerliliğini yitirecek. Bu nedenle bir öğrenme kültürü, bir öğrenme disiplini kazanmaya ihtiyacımız var.

Şu anda iş dünyasının artık süpermanlere, süperkadınlara ihtiyacı var.

Çok dilli ve çok kültürlü bir ortamda yaşayacağımız çok aşikar. Ya şirketiniz satın alınacak ya da siz bir şirketi satın alacaksınız. Hiç olmadı işbirliği yapacaksınız, mal satacaksınız, mal satın alacaksınız veya uluslararası bir çalışanınız olacak. Dolayısıyla bu kültürlere aşina olmanız, onları öğrenmeye başlamanız, dillere hakim olmanız gerekiyor. Ne kadar bildiğinizin çok önemi yok galiba. Bunu karara dönüştürme kabiliyetiniz çok önemli. Karara dönüştüremiyorsanız, icraya geçiremiyorsunuz demektir. Dolayısıyla icraya geçirmek için bir analitik süzgeç, verilenle kifayet etmiyor olmak, daha doğruyu bulabilmek için daha fazla kıyaslama kabiliyetine sahip olmak gibi birtakım refleksleriniz olması lazım. Hadi kararı verdiniz, adaptasyon kabiliyetiniz de var, icraya geçirme kabiliyetiniz de var ama sunamıyorsunuz; yine yoksunuz aşağı yukarı. Bunlara da haiz olmanız lazım. Levent hep şunu söyler: "Süpermanlere ihtiyacımız var." Gerçekten iş dünyasının artık süpermanlere, süperkadınlara ihtiyacı var şu anda. Değişimi hızla kucaklayabilecek, stratejik bakabilecek, daha uzun vadeli-odaklı planlama yapabilecek ve gerçekten çok disiplinli olabilecek. Yani elbette herkes bu olamayacak, bu kesin ama bizim hedefimiz bu.

BİLGİ MBA’de piyasa deneyimiyle akademik deneyimi harmanlıyoruz.

Bu ortamda MBA, yani İşletme yüksek lisans programı nerede duruyor? Buradan yola çıkarak BİLGİ MBA Programı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

MBA, bilimin ürediği yer olarak piyasadan nispeten biraz daha uzakta olan İşletme doktora programının, pazarlama ve finans gibi spesifik yüksek lisans programlarının, İşletme lisans ve önlisans programlarının tam ortasında yer alıyor. MBA bütün fonksiyonlardan haberdar, genellikle başka disiplinlerden gelen öğrencileri bu dünyaya alıştırmak ve yetkin hale getirmek amaçlıdır. Elbette doktoradan önlisansa kadar işletme, piyasaya yakın durmalı ama MBA daha rahat bir biçimde piyasayla ilişki kurabiliyor. MBA öğrencilerinin %85’i çalışıyor, programda ders veren hocalarımızın %65’i piyasadan gelip ders veren öğretim elemanları. MBA’de gerçek vakalarla dış dünyada neler oluyor, neler bitiyor gösterebiliyor ve bunu kavramsal boyutuyla da destekleyebiliyoruz. BİLGİ MBA olarak bizim kaygımız, biraz önce bahsettiğim gibi bir dünyada yerini alabilecek mezunlar yetiştirmek. Öğrenmenin sınıfta değil, sınıfın dışında gerçekleştiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda hiyerarşiyi mümkün mertebe yok eden, iş yapanla yaptırtan arasındaki mesafeyi minimize eden, daha sosyal, daha ‘networkçü’ bir yapı sağlamaya, piyasa deneyimiyle akademik deneyimi harmanlamaya çalışıyoruz. Programın kompozisyonu, idaresi, öğretim üyeleri ve BİLGİ'nin getirmiş olduğu sıcak, hiyerarşik olmayan, öğrenme olanaklarını öğrencilerin hizmetine açmaya çalışan, sosyal odaklı yapısı bence İşletme için çok uygun bir iklim. Bütün bunlar BİLGİ MBA markasını yaratıyor.

BİLGİ e-MBA

Uzaktan Eğitim İşletme (e-MBA) Programı, öğrencilere kendi seçtikleri mekânda ve zamanda İşletme Yüksek Lisans eğitimini internet üzerinden etkileşimli yazılım çözümleriyle sunuyor. Her ay BİLGİ kampüslerinde yapılan tekrar dersleriyle öğrenciler, uzaktan eğitimleri sırasında öğrendiklerini pekiştirme fırsatı buluyor. Programın, Türkçe veya İngilizce olmak üzere iki tür yüksek lisans seçeneği var. BİLGİ e-MBA öğrenci ve mezunlarının kurduğu BİLGİ’liler Platformu, Türkiye’nin önemli kentlerinde örgütlenmiş ve birlikte öğrenmeden iş yapmaya ve sosyal hayatı paylaşmaya kadar giden bir yolda kısa zamanda büyük mesafe aldı.

BİLGİ MBA Türkçe

İstanbul Bilgi Üniversitesi 14 yıldır sürdürdüğü İşletme (MBA) ve 11 yıldır sürdürdüğü Uzaktan Eğitim İşletme (e-MBA) programlarından edindiği deneyimlerle Türkçe İşletme (MBA) Programı’nı başlattı. Türkçe derslerle geniş bir kitleye ulaşan Türkçe İşletme (MBA) Yüksek Lisans Programı, esnek bir ders programı sayesinde öğrencilerin iş yaşamlarına devam etmelerine olanak veriyor.

BİLGİ MBA Bursa’da

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İstanbul dışında açtığı ilk merkez olan BİLGİBursa Merkezi, 2012 yılında öğretime Türkçe MBA Programı ile başladı. İşletme (MBA) Bursa Programı, BİLGİ’nin yıllardır başarıyla sürdürdüğü İşletme (MBA) Programı’nın birikimini Bursa’ya taşıyarak kenti sektörün uzmanları, şirketleri ve diğer girişimlerle buluşturarak katılımcılara, sektörde ihtiyaç duyacakları formasyon ve deneyimi kazandırıyor.

BİLGİ MBA Mezunları



Selçuk Nazik

BİLGİ MBA 2008 Mezunu

Bind Chocolate Pazarlama Direktörü

“BİLGİ MBA Programı; soyut, teorik ve iş hayatının pratikleri ile bağdaşmayacak bir eğitim içeriğinin tersine, iş hayatının zorluklarını deneyimlemiş, üst düzey profesyonellerden oluşan akademik kadrosu ile mükemmel bir içerik sunuyor. Düzenlediği seminerler, üst düzey profesyoneller ile toplantılar, vaka analizleri gibi sosyal faaliyetler ile iş hayatında önde olmayı ilke edinmiş, aynı vizyonu paylaşan bireylerin sık sık bir araya getiriyor. Bence bir MBA programının en önemli yanı, sağlayacağı ‘networking’ olanaklarıdır. MBA öğrenimi görmeye karar verdiğimde, iş hayatındaki profesyonel duruşumu güçlendirerek üst düzey yöneticiliğe hazırlanmak ve yeni iş insanları ile tanışarak sosyal çevremi genişletmeyi hedefliyordum. Bu anlamda, geriye dönüp baktığımda BİLGİ MBA’in oldukça isabetli bir karar olduğunu görüyorum.”

Mehmet Özkemah

BİLGİ MBA 2012 Mezunu

Bayer Türk Kimya Sanayii, Ticari Pazarlama Müdürü

“Günümüzün rekabet yoğun iş ortamında, MBA progamlarının, lisans programlarından daha farklı olarak iş dünyası ile çok daha koordine bir yapı içinde yönetilmesi ve bu doğrultuda imkânlar sunması gerekir. BİLGİ MBA Programı’nın beni bu yönden oldukça tatmin ettiğini söyleyebilirim. BİLGİ’de, her biri kendi dalında otör sayılabilecek eğitim kadrosuyla teorik-pratik, akademik dünya-iş dünyası eşlemelerini başarıyla yapabiliyoruz. Daha program sona ermeden kariyerime yaptığı katkıları görmeye başladığım BİLGİ MBA öğrenimimin, profesyonel hayatımın daha sonraki aşamalarında da bana önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Her zaman desteklerini hissedeceğim hocalarıma ve program süresince yakın ilgilerini esirgemeyen BİLGİ personeline sonsuz teşekkürler.”

Selin Tekindal Takçı

MBA 2007 Mezunu

Efes Türkiye-Sponsorluk, Dijital ve Sosyal Pazarlama Yöneticisi

“Kariyerimi pazarlama alanında yapmaya üniversitenin son yılında karar verdim. Lisans öğrenimimi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında tamamlamıştım. İşletme Fakültesi mezunu olmadığım için MBA öğrenimi görmenin hem teknik anlamda hem de günü yakalamak adına çok faydası oldu. Mesleki hayatım boyunca birçok farklı departmanda, değişik görev ve projelerde çalışma imkânı buldum. Şimdi sürdürdüğüm görevim kapsamında, çalıştığım kurumun markalarının iletişim stratejilerinin belirlenmesi, konumlandırma doğrultusunda etkinlik ve iletişim platformlarının yaratılması ve yönetilmesi ile ilgileniyorum. Kariyerimle ilgili her şey hedeflediğim gibi gelişti diyebilirim. Bu anlamda BİLGİ MBA Programı’nın büyük katkısı oldu.” .

Detaylı bilgi için tıklayın