Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından, Türkiye'de yükseköğretim sistemi ve rekabet gücü arasındaki ilişkiye ışık tutmak amacıyla yapılan çalışmada, üniversiteler üzerindeki sıkıyönetimin Türkiye'nin inovasyon performansını olumsuz etkilediği iddia edildi. 

TEPAV araştırmacıları Selim Arslanhan ve Yaprak Kurtsal tarafından ''Üniversiteler üzerindeki sıkıyönetim Türkiye'nin inovasyon performansını nasıl etkiliyor?'' başlıklı bir politika notu yayımlandı. 

Çalışmada üniversitelerin performanslarına ve inovasyon sürecine katkılarına bakıldığında, en önemli faktörlerden biri olarak özerkliğin belirlendiği ifade edildi. 

OECD'nin tanımlamasına göre üniversite özerkliğinin 8 faktör ile ifade edildiği çalışmada, bu faktörler ''gayrimenkul ve diğer donanımların mülkiyetine sahip olabilmek, borçlanarak fon yaratabilmek, yaratılan kaynakları kendi amaçları doğrultusunda bağımsız harcayabilmek, akademik program ve ders içeriklerini belirleyebilmek, akademik personelin işe alınmasına ve işten çıkarılmasına karar verebilmek, çalışanların ücretlerini belirleyebilmek, öğrenci kontenjanlarını belirleyebilmek ve öğrenci harçlarını belirleyebilmek'' olarak açıklandı. 

DİĞER ÜLKELERDE TÜRKİYE'DEKİNE BENZER BİR YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YOK
TEPAV'ın notunda İngiltere, ABD, Almanya, Japonya, Fransa gibi ülkelerde Türkiye'dekine benzer bir Yükseköğretim Kurulu bulunmadığına dikkat çekilerek, özerkliğin yüksek olduğu ülkelerde üniversitelerin kendi yönetimlerinden sorumlu oldukları için Türkiye'deki gibi bir kurulun, üniversitelerin üzerinde yer almadığına işaret edildi.
 
TÜRKİYE'DEKİ DURUMA BAKIŞ VE TESPİTLER
Türkiye'nin konumu incelediğinde ise durumun pek de iç açıcı gözükmediğine dikkat çekilen çalışmada, OECD özerklik puanlamasına göre Türkiye'nin, özerkliğin en düşük olduğu ülkeler arasında yer aldığı bildirildi. Çalışmada, ''Türkiye'de özerklik oldukça düşük, hatta neredeyse var olmamakta iken Türkiye'nin inovasyon performansının da oldukça düşük olduğu görülmektedir'' denildi. 

''Dünyada tek tip üniversite yapısından uzaklaşma ve üniversitelerin kendi kendilerini yönetmesine doğru bir trend olduğu ve Türkiye'nin bunun farkında olması gerektiği'' şeklinde değerlendirilme yapılan çalışmada, şunlar kaydedildi: 

''Özerklik ile inovasyon arasındaki pozitif korelasyon, gelişmiş ülkeler dışında Çin, Hindistan gibi hızla yükselen ülkeler tarafından da fark edilmiş olup üniversitelerde özerkliğin arttırılmasına yönelik politikalar geliştirilmektedir. Türkiye'nin de mevcut büyüme ve sanayi stratejisinde değişim gereksinimi açıktır. Gerek orta gelir tuzağı etkisinden kurtulabilmek gerekse rekabet gücü kazanabilmek için işleyen bir inovasyon ekosistemine ihtiyacı vardır. Üniversiteler ise bu ekosistemin en önemli parçalarındandır. Etkin çalışan bir sistem için üniversitelerin araştırma rollerinin ön plana çıkarılması, verimliliklerinin arttırılması ve Ar-Ge zincirindeki kopuklukların giderilerek hızla ticarileştirmeye giden yolda engellerin ortadan kaldırılması oldukça önemlidir. Bütün bunlara yönelik olarak ise yükseköğretim sisteminin ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.''