ABD'de devletten dev miktarlarda yardım alan dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden American International Group'un (AIG) dün açıklanan ödemelerinin miktarları, şirketin batması ihtimalinin
ABD'de yetkililer tarafından ne kadar ciddiye alındığını da gösteriyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke hafta sonunda CBS kanalında yaptığı söyleşide, şu ana kadar devletten 173 milyar dolar yardım alan AIG'nin batmasıyla tüm finansal sistemin çökeceğini söylemişti. 

 AIG, ABD Başkanı Barack Obama'nın trilyonlarca dolar harcayarak önüne geçmeye çalıştığı küresel finansal krizin de merkezinde bulunuyor.

 Ancak Amerikan vergi mükelleflerinin ödediği kaynakların, Wall Street'in siyasi ilişkileri en güçlü şirketlerinden biri olarak görülen Goldman Sachs ile aralarında Deutsche Bank, Societe Generale ve Barclays bulunduğu Avrupa bankalarına akıtılmış olması, kamuoyunda bankaları kurtarma çabalarına yöneltilen öfkeyi artırabilir. 

 AIG tarafından yapılan açıklamaya göre, Goldman Sachs'a üç ayrı yöntemle toplam 12.9 milyar dolar kaynak aktarıldı. Avrupa bankaları Societe Generale 11.9 milyar dolar, Deutsche Bank 11.8 milyar dolar, Barclays ise 8.5 milyar dolar aldı.

 AIG'nin açıklamasında 31 Aralık'a kadar yapılan ödemeler yer alıyor. Ocak başından itibaren yapılan ödemeler ise raporda yer almıyor.

 AIG'nin karşı taraf ilişkisinde olduğu şirketlerin listesi, AIG CEO'su Edward Liddy'nin Çarşamba günü Kongre'de ifade vermesinden önce artan baskılar üzerine açıklandı.

 AIG ilk yardımı aldığı sırada Bush yönetiminin Hazine bakanı olan Henry Paulson, daha önce şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapmıştı. Goldman Sachs, AIG'nin kurtarılması kararı alındığında, AIG'deki pozisyonların "teminat altında olduğunu ve riske karşı başka yatırım araçlarıyla alınan pozisyonlarla korunduğunu" açıklamıştı.

 AIG'den para alan Avrupa bankalarından Deutsche Bank ve Barclays konu hakkındaki sorulara cevap vermedi. Societe Generale banksına ise ulaşılamadı.

 AIG'yi desteklemek için verilen milyarlarca doların Avrupa bankalarına ve Wall Street yatırımcılarına akıtılmış olması, kurtarma operasyonunun ekonomik olarak gerçekten zorunlu olup olmadığı konusunda yeni soru işaretleri yaratabilir.