Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Özel Tiyatrolar Sanat Yönetmeni Orhan Aydın, Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) akıbetine ilişkin henüz somut bir açıklama yapılmadığını belirterek, ''AKM, sanat ve kültürün asıl üreticileri ve sahipleri olan sanat kurumlarına, sanatçılara ve İstanbullulara derhal teslim edilmelidir'' dedi.

Kültür Sanat-Sen, Özerk Sanat Konseyi, İstanbul Kültür Forumu, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, KESK Haber-Sen, TOMEB İstanbul Temsilciliği ve Nazım Hikmet Kültür Merkezince, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkentinin (AKB), AKM ile ilgili uygulamalarına ilişkin gelinen aşamaya ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.

Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Özel Tiyatrolar Sanat Yönetmeni Orhan Aydın, Cumhuriyetin simge niteliğindeki kültür yapılarından olan AKM'nin iki yıla yakın bir süredir kültüre, sanata ve İstanbullulara kapalı tutulduğunu söyledi.

AKM'nin, öncelikle yıkılmak istendiğini ve yerine kongre ve ticari işlevlerden oluşan başka bir yapı yapılması için girişimlerde bulunulduğunu hatırlatan Aydın, daha sonra bunun yasal olmayacağı anlaşılınca, binanın yenilenmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Aydın, yasayla bu işlemlerin yapılması için İstanbul 2010 AKB Ajansının yetkilendirildiğini bildirdi.

Orhan Aydın, bu girişimlerin üzerine sanatçıların konuyu yargıya taşıdıklarını belirterek, ''Kültür Sanat Sendikasının açtığı dava sonucunda yargı, Koruma Kurulunun AKM'yi dönüştürme niteliğindeki projeye ilişkin kararın yürütmesini 'geriye dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olacağı' gerekçesiyle durdurmuştur'' dedi.

2010 AKB AJANSIYLA VARILAN MUTABAKAT
Sorunun çözümünün ve sürecin sağlıklı işlemesi için TMMOB'nin çağrısı üzerine, 11 Ekim Pazar günü Kültür Sanat-Sen, Mimarlar Odası, TOMEB, İstanbul 2010 AKB Ajansı temsilcilerinin, koruma uzmanı bilim insanlarının katılımıyla bir dizi toplantı yapıldığını ifade eden Aydın, toplantıda, AKM'yle ilgili değerlendirmeler yapıldığı söyledi. Aydın, proje uygulama süreciyle ilgili varılan mutakabata ilişkin şöyle dedi:

''Mutabakata göre, AKM'nin bir an önce İstanbulluların kültür hizmetine açılması, 1. Grup tescilli modern kültür yapısının özelliklerinin bir bütün olarak korunarak restorasyonunun yapılması, sürecin izlenmesi için Kültür Sanat-Sen, Özerk Sanat Konseyi, TOMEB, Mimarlar Odası ve İstanbul 2010 AKB Ajansı temsilcilerinden oluşan bir danışma kurulunun kurulması, sağlanan uzlaşmanın Kültür ve Turizm Bakanlığı ve 2010 Ajansına iletilerek bir an önce işlemlerin başlatılması gerekmektedir.''

Orhan Aydın, aradan geçen iki ayı aşkın zamana karşın Bakanlık ve Ajansın hala bir somut adım atmamasının düşündürücü olduğunu belirterek, hukuki durum ve mutabakat ortada olmasına rağmen yetkililerin bunlar yok gibi davranmasının, hukuka olan güveni zedelediğini dile getirdi.

Sanat ve kültür insanları olarak İstanbul 2010 AKB Ajansına seslenen Aydın, ''2010 yılının eşiğinde olunmasına rağmen henüz somut bir açıklama yok. AKM, sanat ve kültürün asıl üreticileri ve sahipleri olan sanat kurumlarına, sanatçılara ve İstanbullulara derhal teslim edilmelidir'' diye konuştu.

SORULAR
Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlan yetkililer, bir gazetecinin, ''2010 AKB Ajansının daha önce AKM ile ilgili son durumla hakkında 'Davacı taraf olan Kültür Sanat-Sen'le anlaştıklarına dair herhangi bir bilgilerinin olmadığını ve bundan sonraki ilk adımın davacı taraftan gelmesi gerektiğini' belirttiklerini'' söylemesi üzerine, Kültür Sanat-Sen İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Tarık Çakar, şunları ifade etti:

''Orada tamamen bir yanılgı var. Biz çeşitli toplantılardan sonra şöyle bir anlaşmaya vardık: Ajans projesini bizim istediğimize uygun, neler yapılması gerektiğiyle ilgili maddelere dair değiştirecek ve o projeyi, 1 hafta içinde kuruldan geçirecekti. Biz, bu son toplantıyı 1,5-2 ay önce yaptık. Bu süreç tamamen onlarla ilgilidir. Onlar ise bunun tamamen tersini söylüyorlar.''

Çakar, İstanbul'da AKM'nin kapanmasıyla İstanbul Opera ve Balesinin sahipsiz, senfonisinin yersiz yurtsuz kaldığını, tiyatronun bin parçaya bölündüğünü ileri sürerek, ''Bu 4 temel kurumun beynine, devletin ve 2010 Ajansının yumruğu inmiştir. Kentin merkezinden, kültür ve sanat bilerek ve isteyerek ötelenmiştir. Bizim basına yansıyanlardan ve 2010 AKB Ajansı yetkililerinden de algıladığımız, 'AKM'nin yıkılması' niyetinin olduğudur'' dedi.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Muhcu da 11 Ekimde yapılan toplantı sonrasında ortak bir mutabakata varıldığını hatırlatarak, şunları söyledi:

''Ancak buna rağmen o toplantıda dile getirilen şekliyle süreci tavsayan bir tutum içinde görülmektedirler. Halbuki bir hukuk sürecine karşı çıkmak, çağdaş hukuk sürecinin içinde değerlendirilemez. Ortada yargının net bir kararı vardır: 'Geriye dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olabileceği dolayısıyla 2010 Ajansının tasarrufunu ve Kültür Bakanlığına bağlı Bölge Koruma Kurulunun kararını durduran karar' ortadadır. Buna rağmen Ajans ve Bakanlık yargı kararının gereğini yapmamış, itiraz etmiştir. Bugünkü sürecin tavsamasına gerekçe gösterilen yargı sürecinin uzamasının nedeni, Bakanlığın ve Ajansın, sendikanın açtığı davanın sonucunda yürütmeyi durdurma kararı veren yargıya yaptığı itirazdır. Dolayısıyla yapılacak olan, Kültür Bakanlığı ve Ajansın bu itirazı geri çekmesi ve alınan karardan vazgeçildiğini yargıya bildirmesidir. Ama Bakanlık ve Ajans bu yolu tercih etmemekte, davayı açan Sendikaya baskı yapmakta ve yargı kararını veren mahkemeyi eleştirmektedir.''

Başka bir gazetecinin, ''Karşı taraftan cevap gelmediği takdirde ne yapacaksınız?'' sorusunu ise Muhcu, bu basın toplantısıyla yeni bir süreci başlattıklarını, Bakanlık ve Ajanstan cevap gelmediği takdirde ise 15 Ocak Cuma günü AKM'nin önünde kitlesel bir basın açıklaması ile etkinliklerine devam edeceklerini bildirdi.