AVM'de 'sindirim' zamanı

2009'da 24 yeni AVM açıldı ve böylece toplam sayı 238 oldu.

AVM'de 'sindirim' zamanı

Toplam cironun 18 milyar liradan 22 milyar liraya ulaştığını ifade eden Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hakan Kodal, ''En kötü dönemi biz 2009 senesinde yaşadık. 2010'da ise beklentiler daha olumlu. 2010 tekrar bir toparlanma yılı. Üyelerimizde metrekare bazında ciro artışı beklentisi yüzde 10 civarında'' dedi.
        
Bu sene yaklaşık 38 AVM açılmasını beklediklerine işaret eden Kodal, cironun da 27 milyar liraya ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti.
        
Hakan Kodal, ''2010'da yeni yatırım beklemek çok zor ama başlayan AVM'lerin tamamlanmasını bekliyoruz. Metrekare bazında büyümenin 2010 yılından itibaren yavaşlayacağını söyleyebiliriz. Sindirerek büyüme dönemine girdik, hızlı büyüme dönemi bitti'' dedi.
        
Kodal, 2010'da her şeyin toz pembe olmayacağını ancak taşların yavaş yavaş yerine oturduğunu, 2010'da biraz daha toparlanacaklarını, 2011 ve 2012'den itibaren AVM'lerin özellikle talep anlamında yine gözde mekanlar haline geleceğini kaydetti.
        
Türkiye'de AVM'lerin aynı zamanda alışverişin yanı sıra eğlence, otopark gibi bir çok hizmeti sunduğunu, AVM'lerin tüketicinin vazgeçemeyeceği sosyal bir mekan haline geldiğini ifade eden Kodal, bu anlamda Avrupa ile kıyaslandığında AVM'lerin potansiyelinin Türkiye'de daha fazla olduğunu vurguladı.
        
AVM'lerin belli bölgelerde birbirine çok yakın inşa edilmesiyle ilgili olarak da Kodal, ''Belli bölgelerde yoğun olarak bulunan AVM'lerin oranı aslında yüzde 10'u geçmiyor. Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde normal. Yüzde 90'ında bu sorun söz konusu değil'' diye konuştu.
        
Esas sıkıntının AVM'lerin kendi aralarında farklılaşma yapamaması, marka derinliği olmamasından kaynaklandığını dile getiren Kodal, bugün Avrupa'da binlerce farklı marka ve perakende kuruluşu varken, Türkiye'de bunun 200-250 bandında seyrettiğine işaret etti.
        
''TÜKETİCİ ESKİSİNE GÖRE ÇOK DAHA FAZLA DOLAŞIYOR''      
Hakan Kodal, şunları kaydetti:
        
''2010 senesi perakende sektörünün büyümesi ve yeni perakendeciler için inanılmaz bir fırsat sunuyor. İki sene önce AVM'lere girmek için inanılmaz bir çaba gerekirken, hep aynı markalar etrafında konu dönerken, şimdi çeşitli markalara kapılarını açan, eskisine göre daha cazip imkanlar sağlayan bir AVM ağı var. 2010 yılı perakendede olup da AVM'de büyümek için çok ciddi bir fırsat senesi. Çünkü bu senenin sonundan itibaren taşlar yerine oturduğunda yine yer
bulmakta daha zorlanacaklar. Perakende sektörü için tam zamanı...''
        
Geçen yıl Türkiye'deki AVM ziyaretçi sayısının toplamda 1 milyarı aştığını vurgulayan Kodal, her açılan AVM'nin kendi ziyaretçilerini de yarattığını ve pazarı büyüttüklerini söyledi.
       
Kodal, ''AVM'lere gelen ziyaretçi eskisine göre çok daha seçici. Eskiden çok daha rahat harcarken şimdi çok daha hesabını kitabını yapıyor'' dedi.
        
Alt markalar girince ve mevcut AVM'ler kendileri zaten indirim kampanyaları yapmaya başlayınca outletlerle aradaki farkın kapandığına, outletlerin göreceli olarak eski hızını kaybettiğine dikkati çeken Kodal, tüketicinin de bunu çok iyi gözlemlediğini, tüketicinin eskisine göre çok daha fazla dolaştığını, bir malı almak için bir çok mağaza ve AVM'ye gittiğini belirtti.

14 Ocak 2010 tarihinde düzenleyecekleri bir panelde ''AVM Tüketici Algı Araştırması Raporu''nun sonuçlarını açıklayacaklarını da dile getiren Kodal, 2010'un odağında müşterinin olacağını vurguladı.
        
''İLK HEP BİZE DENETİME GELİYORLAR''
Alışveriş Merkezleri ve Büyük Mağazalar yasa tasarısıyla ilgili olarak da Kodal, AVM'lerin açılış kapanış saatlerine bir kısıtlama getirilmesinin tamamiyle yanlış olduğunu belirtti.
       
Kodal, ''Dernek içinde yaptığımız anket çalışmasında '7 gün açık olmalı. Saati konusunda her alışveriş merkezi serbest olmalı' sonucu çıktı. Bizim cirolarımızın yüzde 50'si cumartesi-pazar günleri oluşuyor. Siz şimdi geri dönüp Fransa'daki veya Amerika'daki modeli alıp buraya fotokopi çekemezsiniz. Bizim müşterimiz pazar günü de eğlenmek, alışveriş yapmak istiyor. Türkiye gerçeklerine uymayan bir yapıyı Türkiye'ye adapte etmemiz doğru değil'' dedi.

AVM'ler göz önünde olduğu için planlama ve denetiminin AVM'lerde inanılmaz derecede fazla yapıldığını öne sürene Kodal, ''İlk hep bize denetim geliyorlar. AVM'leri ticari olarak da serbest bırakmamız gerekiyor. Müşterisi yoğunluktan araç park etmekte zorlanıyorsa otoparkı paralı yapmaya başlıyor veya  müşteri fazla değilse o zaman parasız yapıyor. O ticari bir konu, bence serbest bırakılmalı'' diye konuştu.

Sayfa Yükleniyor...