İlişkili Haberler

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı.

Işık, Ağustos ayı sanayi üretim rakamlarının beklenti üstü olduğunu belirterek “Bu artış ekonomimizin ne kadar canlı olduğunu, çarkların dönmeye devam ettiğinin bir göstergesi” dedi.

Yerli otomobil konusunda da konuşan Sanayi Bakanı Işık, ''Şu anda prototipler üretildi, çalışmalar sürüyor. 2016'da 30-40 araçlık bir filo üretimini, 2020'de de seri üretimde pazara çıkmış olmasını hedefliyoruz'' ifadesini kullandı.

Bakan Işık'a, Prof. Dr. Aziz Sancar'ın Nobel ödülüne layık görülmesine ilişkin görüşleri de soruldu.

Prof. Dr. Aziz Sancar, İsveç Kraliyet Bilim Akademisi tarafından Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Bilim Bakanı olarak siz ne dersiniz?

Gerçekten Aziz hocanın bu başarısı herkesi gururlandırdı. Ben de kendisine teşekkür ediyorum. Mardin'de okuma yazma bilmeyen 8 çocuklu bir aileden yetişen biri. İnşallah arzumuz bundan sonra Türkiye'de çalışan bilim insanlarının da Nobel alacak seviyeye gelmesi. Yaptığı açıklamalardaki Türkiye vurgusu çok önemliydi.

Ağustos ayı sanayi üretim rakamları açıklandı. Yüzde 7,2'lik beklenti üstü artış var. Rakamların değerlendirmesiyle başlayalım. Sanayi üretimindeki bu performans çerçevesinde yıl sonu büyüme tahmininiz nedir?

Gerçekten sevindirici bir rakam. Beklenti üstü bir rakam. Dünya üstündeki o kötümser belirsizliğe rağmen bu artış ekonomimizin ne kadar canlı olduğunu çarkların dönmeye devam ettiğinin bir göstergesi.

IMF, 2015'in ardından Türkiye'nin 2016 için büyüme tahminini de düşürdü, yüzde 2.9'a çekti. Ekonomik performansın daha iyi olması için yatırımcıya nasıl bir yeni hikaye sunmak gerekiyor, yeniden yüksek oranlı büyümenin sağlanabilmesi için?

Türkiye gibi ülkeler yüksek büyüme oranlarını hedeflemeli. 2 yıldır büyüme oranlarımızda biraz yavaşlama var. Tasarrufların artırılmasına yönelik gayret göstereceğiz.

AK Parti'nin seçim beyannamesi açıklanıp ekonomik taahhütler öne çıkıncı ''Bunlar neden 7 Haziran öncesi gündeme getirilmedi" soruları gündeme geldi. Yanıtınız ne olur bu soruya?

Bunlar aslında 7 Haziran öncesinde de gündeme geldi. Ancak o zaman gündem farklıydı. Seçim atmosferiyle de ilgili herhalde. AK Parti seçim beyannamesini çok daha detaylı hale getirdi aradaki temel fark bu olabilir.

Özellikle asgari ücretle ilgili taahhütler, istihdam açısından da tartışılıyor. Yüksek asgari ücretin istihdam kaybı yaratabileceği vurgulanıyor. Siz böyle bir risk görüyor musunuz? Bunu neyle bertaraf edeceksiniz?

Şu anda bizim 1300 liralık asgari ücreti açıklamadan önce çok yoğun bir çalışmamız oldu. Artışın etkilerini değerlendirdik. İşbaşı eğitimini 1 yıla çıkarmak gibi. İşverenin üzerindeki yükleri alarak... İlaç sektöründe asgari ücretler daha yüksek emek yoğun sektörlerde bu asgari ücret var özellikle. Emek yoğun sektörlerde sembolik kirayla fabrika yapılması.

Yerli otomobil Bakanlar Kurulu'na sunumu ne zaman? İlk üretim ne zaman olacak?

Biliyorsunuz yerli otomobil Türkiye açısından çok önemli. Sektörde iddialı olmak için Türk markası çıkarmalıyız. Marka çıkarırsak Türkiye stratejik ortak konumuna yükselecek. Mesela batarya sadece otomobilde lazım değil insansız hava araçlarında batarya lazım. Sadece batarya teknolojisi için değil elektrikli motor teknolojisi... Belki 10 yıl sonra yollarda bugünkü bildiğimiz markaların dışında çok marka göreceğiz. Belki Google, Apple otomobillerini göreceğiz. Şu anda prototiplerimiz üretildi testlerimizi yapıyoruz. Lansman seçimden önce yetişirse seçimden önce yetişmezse seçimden sonra. 2016'da 30-40 araçlık bir filo üretimini, 2020'de de seri üretimde pazara çıkmış olmasını hedefliyoruz. Sadece devlet olmayacak özel sektör de olacak. Dünyaya motor satan bir ülke konumuna geleceğiz.

Milli lokomotif projesi... Bugün ilk örnekleri göreceğiz galiba.

Yerli üretimi biz çok önemsiyoruz. Ölçek bazında buna odaklanmalıyız. Milli trenin sürücü sisteminden sonra ikinci etap hızlı tren testlerini üretmek.

Siyaseten bizim 7 Haziran'dan sonra konuştuğumuz en önemli başlıklardan biri çözüm süreci neden yürümedi ve terör olayları neden bu noktaya geldi? Bu iki soruya sizin yanıtınızla başlayalım.

Çözüm sürecini başlatan bugünkü cumhurbaşkanımız. En fazla eleştirilen, yıpratılan da sayın cumhurbaşkanımız ve AK Parti. Hedefimiz terör örgütüne diz çöktürmek. Çözüm süreci rafta inebilir. AK Parti çözüm sürecinden vazgeçmiş değildir. Süreçten vazgeçmedik ama kamu düzeni de bizim için olmazsa olmazdır.

2 Kasım sabahı için konuşursak, eğer 7 Haziran'daki benzer bir tablo ortaya çıkarsa koalisyon açısından özellikle CHP ile 1 ay süren görüşme trafiği deneyimi işleri daha kolaylaştırır mı? Koalisyon açısından önceliğiniz hangi parti olur?

Arzumuz AK Parti'nin tek başına iktidar olması. Türkiye'de maalesef bir koalisyon kültürü yok. Sonuçta milli irade 7 Haziran'daki gibi koalisyon olarak tecelli ederse buna karşı da başımız kıldan ince. Bugünkü tablonun gösterdiği bu pazar seçim olsa AK Parti'nin yine birinci parti çıkması kesin gibi gözüküyor tabii yarına ne olur Allah bilir. CHP bir taraftan çok samimi şekilde koalisyon kuracağım tavrı yansıtırken bir taraftan restorasyon hükümeti diyor. Bu baştan itibaren bizi üzen bir davranıştı. Bundan sonra ne olur? Koalisyon sonuna kadar zorlanır. AK Parti de CHP de bugünkü duruşundan daha ileriye gitmek durumunda.