AB ve Türkiye arasında Brüksel'de gerçekleştirilen ve yaklaşık 8 saat süren 2'nci AB-Türkiye Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog (YDED) toplantısı sona erdi.

Başbakan Yardımcısı Şimşek ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Jyrki Katainen'in eş başkanlık yaptığı toplantıya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AB Komisyonu Ekonomik ve Mali İşlerden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici, AB Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström'le birlikte Türk ve Avrupa iş dünyasından temsilciler katıldı.

Gerçekleştirilen 2 oturumda taraflar yatırımlar, yapısal sorunlar ve reform adımları, ekonomik görünüm ve makro-ekonomik politikalar, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi ilişkilerdeki çeşitli önemli konuları değerlendirdi.

TOPLANTI SONRASI ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Toplantı sonunda yayınlanan ortak basın açıklamasında Şimşek, güçlü ekonomik ve siyasi bağlarından dolayı Türkiye ve AB arasındaki "iletişim ve iş birliğin" önemine dikkati çekerek, "Türkiye, iki tarafın da çıkarına en iyi şekilde hizmet edecek olan AB'ye tam üyeliği amaçlamaya devam etmektedir. Gümrük Birliği'nin düzgün ve hızlı bir şekilde güncellenmesini bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

YDED'in siyasi diyalog toplantılarının desteklenmesine ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçladığı belirtilen açıklamada, bunun Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine de faydalı olduğu ifade edildi.

Açıklamada, ilk oturum olan AB-Türkiye İş Diyaloğu toplantısında, Türk ve Avrupa iş dünyasının başlıca temsilcilerinin ve uluslararası finans kuruluşlarının temsilcilerinin müşterek ekonomik ilişkileri tartıştıkları, toplantının ikinci kısmında ise, küresel ekonomik gelişmeler ve riskler karşısında AB ve Türkiye ekonomilerine ilişkin mevcut durum ve görünümün değerlendirildiği kaydedildi.

Tarafların, küresel ekonomik büyümenin toparlanmaya devam ettiğini ve mevcut büyüme tahminlerinin ümit verici olduğunu not ettikleri belirtilen açıklamada, küresel ekonomiye ilişkin risklerin daha dengeli bir hale geldiği, ancak aşağı yönlü risklerin halen yüksek olduğu ifade edildi.

Açıklamada, finansal piyasalarda yeniden başlayan dalgalanmaların, korunmacı ekonomi politikalarındaki yükselişin ve jeopolitik gerilimlerin aşağı yönlü risklerin en önemlileri olduklarına dikkat çekildi.

Katılımcıların kendi ekonomilerinde büyümeye ve rekabetçiliğe ilişkin yapısal zorlukları ve gerekli politikaları görüştüklerine işaret edilen açıklamada, güçlü, sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı büyümeyi sağlamak için yapısal reformların öneminin altı çizildi.

Açıklamada, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası gibi kurumların Türkiye ve AB'deki faaliyetlerinin değerlendirildiği, müşterek fayda sağlayacak yatırım ve iş ortamları konularının ele alındığı belirtildi.

Toplantılarda, AB ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin öneminin vurgulandığı kaydedilen açıklamada, tarafların görüşmelerinin verimli geçtiği ve gelecek yıl Türkiye'de bir araya gelme niyetinde olunduğu ifade edildi.