Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, kredi büyüme hızında sorun görmediklerini söyledi.

Zorunlu Karşılıklar ve Diğer Makro İhtiyati Politikalar isimli konferansta konuşan Başçı, 2011 Ağustos'undan sonra küresel büyümeye ve kamu borcuna ilişkin endişelerin artmasıyla küresel ölçekte riskten kaçınma eğiliminin arttığına işaret ederek, risk iştahının daha oynak bir hale geldiğini söyledi.

Bu dönemde bankacılığın likidite ihtiyacını azaltmaya yönelik olarak zorunlu karşılık oranlarının düşürüldüğünü anımsatan Başçı, yakın zamanda rezerv opsiyonu mekanizmasının politika araç setine dahil olduğunu ifade etti.

Bunun sayesinde döviz rezervlerinin güçlenmesi ve bankalara likidite yönetimlerinde daha fazla esneklik sağlanmasının yanı sıra, sermaye akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve finansal istikrar üzerindeki etkilerinin yumuşatılmaya çalışıldığını anlatan Başçı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu mekanizma, sermaye akımlarının yurt içi piyasalar üzerinde yol açtığı oynaklığın azaltılması bakımından diğer araçlara duyulan ihtiyacı kısmen azaltmaktadır. Bu politika aracı sayesinde Merkez Bankası'nın piyasalara müdahale ihtiyacının azaltılması, söz konusu mekanizmanın kurlardaki olası dalgalanmaları düşürmesi beklenmektedir. Bu mekanizma bankalara döviz varlıklarını serbestçe kullanabilme imkanı sunmaktadır. Bu mekanizmanın finansal istikrarı destekleyeceği düşünülmektedir.Türk Lirası zorunlu karşılıkların bir kısmını bankalarımız döviz olarak Merkez Bankası'na yatırabilirler.

Bir politika aracı olarak makro ihtiyati tedbirler, aşırı hızlı kredi büyümesini engellemek için bir çok gelişmekte olan ülke merkez bankası tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de de yukarıda bahsedilen amaçlar doğrultusunda bu politika araçlarına başvurulmuştur. Bu politika araçlarının etkin kullanımı ve BDDK'nın aldığı ilave tedbirler 2010 yılı sonu itibariyle yüzde 35'e çıkan kredi büyüme hızını 2011 yılında yüzde 25'e düşürmüştür. 2012 yılı sonunda ise kredi büyüme hızının yüzde 14 civarında gerçekleşeceği öngörülmektedir. Bugün itibariyle Türkiye'de kredi büyüme hızı sorunsuz bir şekilde sürdürülebilir seviyelere yaklaşmıştır.''