NTV

'Bu denizde yüzebilirsiniz demiyoruz çünkü...'

Ekonomi

Akdeniz’in kültür başkentlerinden biri olmayı hedefleyen İzmir'de neler oluyor? 5 yıl içinde neler değişecek? Aziz Kocaoğlu tartışmalara son noktayı koydu.

İzmir Körfezi'nin suyu yıllardır tartışılıyor. Büyük Kanal Projesi tamamlandı ama bu yeterli olmadı. Bölgeye yapılacak biyolojik arıtma tesisleri ile sorunun kökten çözülmesi hedefleniyor. Bu çalışmalar bitince şehrin dört bir yanından denize girmek ne derece mümkün olacak? Herkes birşeyler söylüyor, peki ya şu anki yönetim ne diyor? 

"Şunu iddia edebilirim ki, 2014 yılında İzmir’in geleceği kurtulacak, kent yeni bir geleceğe yelken açacak... 2012 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’ne tek kuruş borcu kalmayacak. Uluslararası kredi notumuz şu an Türkiye’nin notundan daha iyi..."

Bu sözler İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na ait...

Siyaset hayatına CHP Gençlik Kolları’nda başlayan; Bornova İlçe Başkan Yardımcılığı'ndan Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na sıçrayan Kocaoğlu, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde yüzde 56'lık oy oranıyla tekrar Başkan seçildi ve şimdi 2014 yılına kadar koltuk onun...

Bir dönem nasıl bitti? İkinci başkanlık dönemine nasıl bir karneyle başladı? Bu süre zarfından neler değişti ve önümüzdeki süreçte İzmir'i ve İzmirlileri neler bekliyor?

Tüm bu soruları ve İzmir Körfezi'nden Üçyol-Üçkuyular metro hattına; Kadifekale'nin taşınmasından Liman Arkası'nda projelendirilen gökdelenler bölgesine; yabancı yatırımcılardan Akdeniz Kültür Başkenti olma yolunda atılan adımlara kadar kamuoyunda çok tartışılan ve gündeme oturan konuları Başkan Kocaoğlu ile konuştuk...

İzmir’de şu an yapımı gerçekleşen projeler neler? 2 yıl sonra gelen turisti ve yerli halkı nasıl bir İzmir bekliyor?
İzmir’in kentsel kalitesini ve yaşam standardını yükseltmek için 2017 yılına kadar süreci kapsayan stratejik planlarımızı yaptık.

Örneğin 11 kilometre olan kent içi metro ağımıza yaklaşık 100 kilometrelik metro ve hafif raylı sistem ağı ekliyoruz. İzmir’in, sanayi ve konut bölgeleri ile kent merkezindeki eğlence, kültür-sanat mekanlarını ve sağlık tesislerini birbirine bağlıyoruz. Bu merkezlerin inşaatları devam ediyor ve 2010’da etaplar halinde hizmete almaya başlayacağız.

İzmir Adnan Menderes Havaalanı’na inen bir turist, metro ile kent merkezine ya da Atatürk Stadyumu ile 10 bin kişilik Halkapınar Spor Salonu’na ulaşabilecek.

Çeşme’ye gitmek istiyorsa, metro ile Üçkuyular’a ulaşıp buradaki semt garajından Çeşme, Alaçatı, Mordoğan ve Karaburun gibi turizm bölgelerine rahatlıkla gidebilecek. 

İpek Yolu’nun batı ucundaki tarihi Kemeraltı Çarşısı’daki mimari ve kültürel değeri olan yapıların cephelerini büyük ölçüde restore ettik. 4. ve son etap çalışmaları önümüzdeki günlerde başlayacak.

Kent merkezinde bulunan dünyanın en büyük agorası olarak bilinen İzmir Agorası’nın ortaya çıkarılması için yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarını destekliyor, Agora çevresinde yapmakta olduğumuz (bugüne değin 30 milyon TL) kamulaştırmalar ile kazı alanını genişletiyoruz. Aynı bölgede, Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile birlikte büyük bir Ege Uygarlıkları Müzesi’ni İzmir’e kazandırmak istiyoruz. Büyük İskender tarafından kurulan tarihi Kadifekale Surları’nın restorasyonu için proje hazırlıyoruz.

Yine Kadifekale eteklerinde bulunan ve yıllar içinde üzerinde yapılanma gerçekleşmiş olan 16 bin kişilik olduğu tahmin edilen antik Roma Tiyatrosu’nun ortaya çıkarılması için bir proje yürütüyoruz. Büyükşehir sınırlarındaki Foça, Klaros ve Yeşilova Höyüğü arkeolojik kazılarına da destek veriyoruz.

Türkiye’nin en donanımlı konser salonuna sahip Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ni hizmete açtık. Önümüzdeki süreçte Karşıyaka’da İzmir Opera Binası’nın inşaatına başlayacağız.

İzmir fuarcılığına yeni bir ivme kazandırmak için önümüzdeki yıl 337 bin metrekarelik alanda yeni fuar merkezimizin yapımına başlayacağız.

ÖZEL SEKTÖR GELECEK GÖRDÜĞÜ ALANA YATIRIM YAPAR
Tabii bütün bu yapılanlar, İzmir’in turizm cazibesini arttırıyor, arttıracak da. Turizm sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimciler için de bir cazibe oluşturan İzmir’de, son 5 yılda açılan otel sayısı 43’e ulaştı. Özel sektör, gelecek gördüğü alana yatırım yapar. Gelişmeler, önümüzdeki süreçte İzmir’in turizm pastasından çok daha büyük pay alacağını gösteriyor. Tüm sektörlerin olduğu gibi, turizm sektörünün de gelişmesi, yeni iş alanlarının açılması, yeni istihdam olanakları doğuracaktır. Bu da kentlinin yaşam standartına yansıyacaktır.

2010 yılında tamamlanması planlanan İzmir Körfezi’ne ilişkin projede neler yer alıyor? Şehrin dört bir yanından denize girilebileceği söyleniyor.. Bu ne derece mümkün?
İzmir Körfezi’nin temizlenmesi hedefiyle yıllar önce oluşturulan Büyük Kanal Projesi, geçmiş dönemdeki belediye başkanlarımızın da büyük katkısıyla, rahmetli Başkanımız Ahmet Piriştina döneminde tamamlandı. Ama iş bununla bitmiyor.

Kütahya sınırlarında doğup İzmir Körfezi’ne dökülen Gediz nehri, körfezin en önemli kirleticisi. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. 2004’te Büyükşehir Belediye Yasası çıktığında, bize 10 yeni ilçe ile 37 belde daha bağlanmıştı. Bunlardan yalnızca bir tanesinde biyolojik atıksu arıtma tesisi vardı. Biz, 12 adet arıtma tesisi projelendirip 9’unun inşaatını başlattık. 4’ünü tamamlayıp işletime aldık, 5’inin inşaatı devam ediyor. Önümüzdeki yıl bunları da işletime alacağız. Ayrıca 10 arıtma tesisi daha yapacağız. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde biyolojik arıtmaya bağlanmamış yerleşim kalmayacak. Hem Gediz ve Küçük Menderes hem de Yarımada havzalarını ve denizlerimizi kirlilikten kurtarmış olacağız.

Körfez suyunun kalitesi nasıl?
İzmir Körfezi’ni üniversitelerimiz ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde bilimsel takibe aldık; 21 noktadan sürekli olarak su örnekleri alınıp tahlil yapılıyor. Sonuçlar; körfezin çok iyi bir temizlenme süreci geçirmekte olduğunu gösteriyor.



ŞU AN - BU DENİZDE YÜZEBİLİRSİNİZ – DEMİYORUZ AMA...
Deniz suyunun kalitesi şu an, Avrupa Yüzme Suyu Standartları’na uygun. Yani yüzülebilir. Ancak, biz İzmirlilere, bu denizde yüzebilirsiniz demiyoruz. Çünkü biliyoruz ki, İzmir’in tüm evsel atıkları yıllarca bu körfeze aktı ve dibinde kalın bir balçık tabakası oluşturdu. Bu çamurda da henüz değişik ağır metaller var ve insan sağlığına zararlı. Ama nihai hedefimiz, İzmir Körfezi’ni tıpkı eskiden olduğu gibi yüzülebilir hale getirmektir.

Ayrıca körfezin jeolojik yapısından, akıntılarına kadar çok sayıda parametrede bilimsel bir araştırma yaptırıyoruz. Bu araştırma, körfeze ilişkin gelecek yıllarda gündeme gelecek birçok proje için altyapı oluşturacak.

Bu nasıl bir proje olacak? 
Örneğin körfezde sirkülasyonu bağlamak amacıyla açmayı planladığımız kanal projesinde de bu araştırmanın ortaya koyacağı bilimsel verileri kullanacağız. Uzmanlar, bu kanalın açılmasıyla birlikte, her 21 günde bir Körfez suyunun yenileneceğini söylüyor. Biz de Mart sonunda gelecek araştırma sonuçlarını merakla bekliyoruz.

İzmir’in çevre ve altyapı sorunları neler? Çözüm için neler yapılıyor?
Körfeze ilişkin değerlendirmede en önemli çevre sorunu olan evsel atıkların arıtılması konusunu anlatmıştım. Türkiye'de ileri biyolojik arıtma sistemiyle arıtılan 500 milyon metreküp atıksuyun yüzde 45'i, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin arıtma tesislerinde arıtılıyor. İzmir'deki arıtma kpasitesi, devreye girecek yeni tesislerle yüzde 21 daha artacak.

TÜRKİYE’YE ÖRNEK
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de ileri biyolojik arıtma sistemiyle arıtılan 500 milyon metreküp atıksuyun yüzde 45'i Belediyemizin Çiğli, Güneybatı, Havza ve Foça Atıksu Arıtma tesislerinde arıtılıyor. İzmir'de ise evsel atıkların yüzde 97'si ileri biyolojik yöntemlerle arıtmadan geçiriliyor.

Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi, arıtma kapasitesi ve yöntemiyle Türkiye'ye örnek oluyor. Biz de bundan büyük gurur duyuyoruz.

Arıtma tesisleri için ne kadarlık bir yatırım söz konusu?
Arıtma tesislerinden çıkan temiz suyun tarımsal sulamada kullanılması amacıyla proje de geliştirdik. Arıtmalar ile birlikte tüm çevre yerleşimlerin kanalizasyon altyapı eksikliklerini de tamamlıyoruz. Tüm bunlar için 200 milyon TL tutarında yatırım planladık. 

TERMAL SAĞLIK TURİZMİ İÇİN PLANIMIZ İNCİRALTI
İzmir, jeotermal enerji kaynakları bakımından son derece zengin bir bölge. Bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?
Bu kaynakların konutların ısıtılmasında kullanımını yaygınlaştırmaya dönük çalışmalar yapıyoruz. Halen kurulu kapasitemiz 34 bin 100 konut eşdeğerindedir. Yeni kuyular açıyoruz. Hedefimiz, konutların ısıtılmasının dışında yerli ve çevreci olan bu enerji kaynağını seracılığın ve turizmin hizmetine de sunmak; İzmir’de termal sağlık turizmini geliştirmek. Buna ilişkin planlamalarımızı da yaptık ve İnciraltı bölgemizi bu hedefe uygun olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile birlikte planladık.

Ulaşım ağı güçleniyor. Bir de tartışmalara neden olan Üçkuyular metrosu var... Şu anda süreç nasıl gelişiyor? Bunlarla ilgili bilgi alabilir miyiz?
Geçtiğimiz dönem 750 yeni otobüs aldık. Ama ulaşımda temel hedefimiz, kentin dört bir yanını metro ve hafif raylı sistem ağı ile örmek.



ALİAĞA – MENDERES HATTI GELECEK YIL TAMAM
İzmir’e geçmiş yıllarda kazandırılan metronun uzunluğu 11.5 kilometre idi. Biz, yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda metro çalışmasına başladık. Kentin kuzey ve güney bölgelerindeki Aliağa ile Menderes’i 80 kilometrelik bir hafif raylı sistem ile birbirine bağlıyoruz. Bu işin maliyeti 340 milyon dolardır. Önümüzdeki yıl tamamlayıp işletime almayı planlıyoruz.

İhale krizi gündeme geldi. Şimdi süreç nasıl işliyor?
5.5 kilometrelik Üçyol-Üçkuyular metro hattının tamamı yeraltında. Yüklenici firmalardan kaynaklanan sorunlar yaşadık ve sözleşmelerini feshetmek zorunda kaldık.

Yeni ihalemizi de Kamu İhale Kurulu iptal etti. Ancak tünel açma işleri tamamlanan bu hattın betonlama işlerini Büyükşehir olarak, kendi olanaklarımızla yapmaya başladık.

Ege Üniversitesi Hastanesi ile Bornova Evka-3 arasında 2.7 kilometrelik metro hattı inşaatımız var. Her iki hattımızı da en kısa süre içinde hizmet açma konusunda elimizden gelen çabayı harcıyoruz.

Üçkuyular-Narlıdere, Halkapınar-Otogar hatlarının projeleri hazır. Tüm bu büyük ulaşım projelerini özkaynak ile gerçekleştiriyoruz. Bu dönem ayrıca kent merkezindeki trafik yükünü hafifletmek amacıyla tramvay projeleri geliştiriyoruz.

Şehrin çarpık kentleşmesini önlemek için restorasyon ve yenileme çalışmaları var mı? Bu dönem kentsel yenileme ve dönüşüm projelerini yaşama geçireceğiz. Bunun planlamalarını yapıyoruz. Cennetçeşme’de örnek bir kentsel dönüşüm projesi uygulayacağız. Bunun için altyapımız hazır.

Buca’da, kentsel dönüşüm projeleri ve kamulaştırmalarda kullanmak üzere 578 konut inşa ettik. Ayrıca TOKİ tarafından Uzundere’de yaptırılan 924 konutu da aynı amaçla satın aldık. 

VATANDAŞLAR TEHLİKE ALTINDA
Kadifekale’nin taşınması gündemde... Nasıl bir proje olacak?
Kadifekale çevresindeki çok sayıda mahalle 30 yılı aşkın süre önce Bakanlar Kurulu kararı ile “heyelan bölgesi” ilan edilmiş. Maalesef bugüne kadar hiçbir şey yapılmamış. Biz, yıkım tehlikesi bulunan konutları tek tek belirledik. İki binin üzerinde konut bu durumda. Vatandaşlarımız tehlike altında.

Konutlar nereye gidecek?
TOKİ ile anlaşarak Uzundere’de 3080 konut inşa edilmesini sağladık. Kadifekale heyelan bölgesinde oturan vatandaşlarımızla da Uzundere’ye taşınmaları konusunda anlaşıp sözleşmeler yaptık. Bölgede yıkımlara da başladık.

Bölgeye ne yapılacak?
Yaşam tehlikesi bulunan evlerde oturan vatandaşlarımızın tümünü Uzundere’deki konutlara taşıdığımızda, bu evlerin yıkılmasıyla 41 dönümlük bir alan ortaya çıkacak. Bu alanı da rekreasyon amaçlı olarak ağaçlandırıp düzenleyeceğiz. 

DÜNYA STANDARTLARINDA BİR FUAR MERKEZİ KURULACAK
Turizm açısından ele alındığında İzmir ve çevresi için neler söylenebilir? Neler yapılabilir?
Restore ettiğimiz tarihi yapıları ile buram buram tarih kokmaya başlayan alışverişin kalbi Kemeraltı, turistlerden daha çok ilgi görmeye başladı. Bu dönem fuarcılıktan kentin aldığı payı arttırmak için dünya standartlarında bir fuar merkezi kurma hazırlıklarımız sürüyor.

İstanbul Avrupa’nın; İzmir de Akdeniz’in kültür başkenti olması hedefleniyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Yeni hedeflerimizden biri de İzmir’i, Akdeniz’in kültür başkentlerinden biri yapmak. Bu kenti büyütmenin, kalkındırmanın, istihdamı artırmanın yolu turizm şemsiyesi altında, hizmet sektörünü 12 aya yayarak yürümekten geçer. Biz yol haritamızı belirledik, tüm çalışmalarımıza bu hedef çerçevesinde planlı, programlı devam ediyoruz.

BARCELONA, BEYRUT, MARSİLYA, VENEDİK VE İZMİR 
İzmir, güneş ve deniz turizminin yanı sıra; inanç, kongre ve fuar, sağlık turizmi gibi pek çok alanda evsahipliği yapabilecek kapasitede. İzmir’i, Akdeniz’in kültür başkentlerinden biri olarak öne çıkarmayı hedefledik. Barcelona, Beyrut, Marsilya, Venedik gibi kentlerle ortak kültür etkinlikleri gerçekleştireceğiz.

Akdeniz Tema Parkı, Akdeniz Botanik Parkı ve Akdeniz Akvaryumu gibi projeleri yaşama geçirmeyi planlıyoruz.

Turistin en çok ilgisini çeken yerleşim yeri neresi?
Turizmdeki asıl büyük gelişmenin ise Turan Bölgesi, İnciraltı ve Yarımada bölgesinin düzenlenmesi ile yaşanacağını düşünüyorum.

İzmir Agorası kazıları destekleniyor. Kazı alanının genişletilmesi için 30 milyon TL’nin üzerinde kamulaştırma yapıldı. Bu bölgenin, önümüzdeki süreçte çok ciddi miktarda yabancı turist çekeceğine inanıyorum.

Kadifekale’den Agora-Bayramyeri’ndeki Roma Yolu ve Kemeraltı’nı da kapsayan 270 hektarlık alan zaten turizm bölgesi olarak geliştiriliyor. Roma dönemine ait 16 bin kişilik antik tiyatronun gün yüzüne çıkarılması için hazırlanan proje ile kentin gecekondu alanları arasında sıkışıp kalmış en önemli kültür miraslarından Kadifekale-Antik Roma Tiyatrosu ve çevresinin korunmasını, geliştirilmesi ve yaşatılmasını amaçlıyoruz.



10 MİLYON DOLARLIK GAYRİMENKUL YATIRIMI
İzmir’in emlak konumu nasıl? Liman arkası bölümüne yeni gökdelen projeleri yapılacağı söyleniyor...
Kent merkezinde kalan 500 hektarlık Liman Arkası’nı “Gökdelenler bölgesi” olarak planladık. Bu sayede kente asgari 10 milyar dolarlık gayrimenkul yatırımı bekliyoruz. Dolayısıyla binlerce kişiye de istihdam sağlanacak. Ticaret, turizm, eğlence, kültür-sanat gibi alanlarda gelişecek bu bölge.

1-2 yıl içinde İzmir`de peş peşe açılan yeni oteller, kentteki hareketliliğin en somut göstergelerinden birisi. Ancak bu bölgeye ilişkin açılan bir iptal davası, yeni yatırımları biraz geciktiriyor.

Emlak sektörü için gelecek vaad eden bölge neresi?
Turizm yatırımları konusunda çok önemli bir potansiyel olarak gördüğümüz bakir Yarımada toprakları da, emlak piyasası için gelecek vaad eden bir bölge olarak öne çıkıyor.

GAYRİMENKUL FİYATLARINDA GERİLEME VAR
İzmir’de gayrimenkul fiyatları nasıl? Yatırımcılar için doğru adres nereleri?

Şu an krizin de etkisiyle tüm illerde olduğu gibi İzmir’de de gayrimenkul fiyatlarında bir gerileme var. Ama İzmir, birçok alanda doymuş bazı illerimize göre bakir ve geleceği olan bir bölge. Özellikle Liman arkası ve Yarımada, çok cazip bir yatırım alanı. İnciraltı bölgemizde termal sağlık tesisleri kurulabilir.

YARIMADA BÖLGESİ YATIRIMCILAR İÇİN ÖNEMLİ
Yarımada bölgesi kalkınmadan İzmir'in sıçrama yapmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz ve bu nedenle 171 hektarlık alanı kapsayan Yarımada için bir kalkınma projesi oluşturmak için yarışma açtık. Bunu sonuçlandırdık; çok değerli projeler ortaya çıktı. Projelerin, Yarımada’nın kültürü, tarihi ve bütün değerlerini çizdiği projeksiyon doğrultusunda dünya yatırımcılarına açıp bu bölgeyi kalkındırmayı hedefliyoruz.

Yabancı turistlerin bölgede konut edinimi nasıl?
İzmir’de, Muğla ve Antalya yörelerimiz kadar yoğun yabancı alımı yok. Ama turizm potansiyeli yüksek Seferihisar, Çeşme ve Karaburun bölgelerimize gözle görülür bir ilgi var.

AYDIN, DEMOKRAT, HUZURLU BİR HOŞGÖRÜ KENTİ
İzmir neden tercih ediliyor? Bölgenin avantajları neler?
İzmir gibi bir kent tercih edilmez mi? Bir kere İzmir, ülkemizin kentleşme oranı ve bilinci en yüksek kentidir. Aydındır, demokrattır, hoşgörü kentidir. 8 bin 500 yıllık tarihi boyunca da böyle olmuştur. Kendine has bir havası vardır. Bu kente gelen rahat eder. Bu kent, İzmirli, nereden gelirse gelsin, daha doğrusu nereden geldiğine, ne olduğuna bakmaksızın geleni çabuk kabul eder, sarar sarmalar ve içine sindirir. Gelenin de kentlilik duygusunu içine sindirmesine yardımcı olur.

İzmir, Çanakkale’den Fethiye’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyanın başkenti konumundadır aynı zamanda. Kaliteli insan gücü yüksektir. Doğası da insanı gibi güzeldir. Güneşi neredeyse yılın 12 ayı eksik olmaz.

Huzurlu bir kenttir İzmir. Bu listeye yetişmiş insan gücü, coğrafi konum avantajları, uluslararası modern havaalanı, limanı, Avrupa’nın önemli merkezlerine sadece birkaç saatlik uçuş mesafesinde olması, gelişmiş sanayisi, sanayi ve ticaret kültürü, organize sanayi bölgelerindeki uygun fiyatlı arazilerini de eklediğimizde, ortaya çıkan tablo İzmir’in neden tercih edilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.



2012'DE TEK KURUŞ BORÇ KALMAYACAK
Görevde bulunduğu sürece hangi çalışmalara imza attınız? İzmir’de neler değişti?
Geride bıraktığımız 5 yılda 1 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirdik. 30 yıldır konuşulan, lafta kalan pek çok işi sonuçlandırdık. Geçmiş yıllardan kalan 1.2 milyar TL tutarındaki birikmiş borçları öderken, yatırımlarımızı özkaynaklarımız ile yaptık. 2012 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’ne tek kuruş borcu kalmayacak. Bizim uluslararası kredi notumuz şu an Türkiye’nin notundan daha iyi. Toplu ulaşımdan, çevreye, karayolu alt-üst geçitlerinden kültür-sanat yatırımlarına kadar İzmir’in yıllardır ihtiyaç duyduğu, bu kentte yıllardır ‘yapılsın, yapılmalı’ denilen işleri yaptık. Yatırım yaparken, yerel yöneticiliğin sosyal boyutunu da ihmal etmedik. İhtiyacı olan her yaştan hemşehrimizin imdadına koştuk. Adaletli olduk; dürüst ve samimi olduk. 

2014'TE İZMİR'İN GELECEĞİ KURTULACAK
5 yıl sonra İzmir’i nasıl bir görünüm bekliyor?
Eğer ekonomik kriz olmasaydı, çok daha iddialı konuşabilirdim; bunu da özel sektör yatırımları açısından söylüyorum. Çünkü kriz, özel sektörü geleceğe dönük planlarını gözden geçirme zorunda bıraktı. Eğer kriz olmasaydı, bizim ve özel sektörün gerçekleştireceği yatırımlarla İzmir’in fotoğrafı büyük ölçüde değişirdi. Ama yine de şunu iddia edebilirim ki, 2014 yılında İzmir’in geleceği kurtulacak, kent yeni bir geleceğe yelken açacaktır. Çünkü bu kentin planlamalarını yaptık.

Altyapı yatırımları, kültür-sanat yatırımları, sosyal projeleri ile ihtiyaç duyduğu temel altyapı yatırımlarını da büyük ölçüde tamamlamış olacağız. Yaptığımız yatırımların kentliye yansımaları da başlayacak. Yaşam kalitesi, standardı yükselecek. Büyük hedef budur. Bu hedefe ulaşacağımız konusunda en küçük bir kuşku bile duymuyoruz.