Doğuş Holding, genel yatırım ihtiyaçları ve grup şirketlerinin ticari finansman faaliyetleri için 3 yıl vadeli 160 milyon dolar ve 75 milyon Euro tutarında sendikasyon kredisi aldı.

9 bankanın katılımıyla gerçekleşen ''Club Loan''a Bank of America Merrill Lynch, Citibank, Barclays, Bank Audi, Deutsche Bank ve HSBC yetkilendirilmiş lider düzenleyici (Mandated Lead Arranger) olarak katılırken JP Morgan, Goldman Sachs ve National Bank of Greece lider düzenleyici (Lead Arranger) olarak yer aldı.

Kredinin imza töreninde konuşan Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Lehman olayının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen küresel ekonominin görünümünün halen iç açıcı olmadığını belirterek, gelinen noktada toparlanmanın ne zaman gerçekleşeceğinin halen kestirilemediğini söyledi.

Özellikle uluslararası piyasalarda bankaların birbirlerine kredi vermekte çekimser oldukları ve fonlama tarafında çok dikkatli davrandıkları bir dönemden geçildiğini aktaran Şahenk, bu durumun Doğuş Grubu olarak uluslararası saygınlığı olan 9 prestijli bankanın katılımıyla sağlamış oldukları kredinin anlam ve önemini daha da artırdığını ifade ederek, ''Böylesi bir küresel konjonktürde, ciddi bir tutarda ve son derece seçkin bankaların geniş katılımı ile gerçekleştirilen başarılı kredi işlemi, Doğuş Grubu'nun gücü ve saygınlığı ile ülkemiz ekonomisine olan güveni ortaya koymaktadır'' dedi.

Şahenk, yıllık bazda Libor/Euribor 300 bps maliyetle sağladıkları bu finansmanın 450 milyon liranın üzerinde bir tutara tekabül ettiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

''Böyle bir kredi işlemi Doğuş Grubu'nun saygınlığı ile ülkemiz ekonomisine olan güveni ortaya koymaktadır. Türkiye ekonomisi kısa sürede belirli bir aşamayı süratle geride bıraktı ve yeni bir eşiğe geldi. Burada kişi başına düşen mili gelirin 10 bin dolardan 25 bin dolara yükselmesinin kolay olacağını iddia etmek de mümkün değil. Ancak ekonomide 10 yıl önce tahmin edilemeyen bir noktaya geldiğimizi düşünürsek sonraki 10 yılın ulaşılabilir olduğuna ben yürekten inanıyorum.

Doğuş Grubu olarak uzun vadeli stratejik işbirliğimizi de buna göre yapıyoruz. Bence Türkiye'nin güçlü ekonomisine yabancı yatırımcılar da inanmaktadır ki bu da zaten yabancı yatırımcının ilgisinden çok net bir şekilde görülebiliyor. Sağladığımız finansmanın büyüklüğüne ve koşullarına baktığımız zaman bu kredinin finansmanını sağlayan bankaların da Türkiye ekonomisine, performansına ve geleceğine ne kadar inandığını ortaya koymaktadır diye düşünüyorum.''

'CAPRI PALACE, BİR SATIN ALMA DEĞİL ORTAKLIK'
Şahenk, grup olarak artık kaliteli, lüks, özel uçağı ile teknesiyle çok özel turizm segmenti olan belirli kişilere hizmet etmek üzere 5 2 turizmin yapılabileceğine kanaat getirdiklerini vurgulayarak, Marmaris'teki D Hotel'in bu stratejinin ilk adımı olduğunu söyledi.

Türkiye'deki lüks turizmin çok yeni bir hareket olduğunu anlatan Şahenk, ''Bunu yapmanın 2 yolu var. Ya bu know how'ı yabancı bir grupla paylaşmak, ya da kendinizin yönetmesi... Biz kendimiz yönetmeyi ve kendimiz hissettiğimiz şekilde ev sahipliği yapmaya karar verdik. Bu anlamda Capri Palace, Capri Adası'ndaki en önemli otellerden biri. 700'e yakın müşterinin her zaman geldiği bir yer. Biz otel satın almadık. Bir ortaklık girişiminde bulunduk. Otelin yüzde 51'ini satın aldık. Yüzde 49'u halen diğer ailede. Bu otel bizim Türkiye'ye getireceğimiz müşterilerimiz için de bir eğitim merkezimiz olacak. Bu anlamda Capri Palace bir satın alma değil ortaklıktır'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'de çip fabrikası kurmak için SK Grubu'yla çalışmalarının devam ettiği bilgisini veren Şahenk, ''Ortaya rakamsal bir büyüklük çıkmadı. Çıktığı zaman bunun finansman yapısını Hüsnü bey ile arkadaşlarımız halledecektir'' dedi.

Son imzaladıkları Club Loan kredisinde Volkswagen'in olmadığını söyleyen Şahenk, Volkswagen'in Türkiye'de yatırım yapacağına inandığını kaydetti.

Türkiye'nin geldiği önemli konumda artık Volkswagen için Türkiye'de yatırım yapmamanın bir rüyanın dışında bir hata olduğunu düşündüğünü aktaran Şahenk, ''Son dönemde Volkswagen ile Porsche Grubu'nda değişiklikler oldu. Biz bunun 2 senedir olacağını düşünüyorduk. Şimdi Volkswagen ile Porsche Grubu çok daha özel bir şekilde yönetilmeye başlandı. Bu konuda atılacak bir adım olursa inşallah Aclan Acar bey bu havadisi size verecektir diye düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

'GRUBUMUZ BÜYÜMESİNE DEVAM EDECEK'
Toplantıda konuşan Doğuş Grubu CEO'su Hüsnü Akhan ise, Doğuş Grubu olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Türkiye'nin geleceğine güvenmeye devam ederek kaynaklarımızı ülke ekonomisine katkı yapacak, değer yaratan yatırımlara dönüştürme kararlılığı ile çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

Geçen dönemde yaşanan tüm olumsuz ekonomik koşullara rağmen kesintisiz büyüme yakalayan gruplarının, önümüzdeki dönemde de gelişimini artan bir hızla devam ettireceğini aktaran Akhan, 3 yıl vadeli bu kredinin kendileri için gurur verici olduğunu aktardı.

Bu krediyi genel yatırım ihtiyaçları ile grup şirketlerinin ticari finansman faaliyetlerinde kullanmak üzere talep ettikleri bu krediye katılımcı bankalar tarafından gösterilen ilginin Doğuş Grubu'nun iş yapış şekli ile stratejilerine duyulan güvenin uluslararası piyasalar nezdindeki itibarının göstergesi olduğunu söyleyen Akhan, sözlerine şöyle devam etti:

''Ülke borçluluk seviyeleri ve likidite koşulları ile ilgili risklerin uluslararası piyasalarda devam ettiği bir ortamda başarılı gerçekleşen bu işlem Doğuş Grubu'na olduğu kadar Türkiye'ye olan güvene işaret etmektedir. Ülkemiz ekonomik istikrarın tesisi ve sürekliliği kapsamında reformist politikalarını sürdürmekte ve bütçe performansı ile en başarılı ülke ekonomilerinden biri olarak uluslararası piyasalar tarafından ilgi ve takdirle karşılanmaktadır. Doğuş Grubu olarak kaynaklarımızı ülke ekonomisine katkı yapacak şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Geçtiğimiz dönemlerde tüm ekonomik sorunlara rağmen kesintisiz büyüme yakalayan grubumuz büyümesine devam edecektir.''

Toplantının ardından taraf bankalar ile Doğuş Holding yöneticileri kredi anlaşmasını imzaladı.