İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı Nizamettin Aşa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı ''Kanal İstanbul'' projesine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, son dönemlerde İstanbul'un gözde kent olduğunu, açıklanan projenin İstanbul içinde canlılığa sebep olacağını, belli başlı merkezlerin çok önem kazanacağını söyledi. 

Aşa, şunları kaydetti: 

''Kentsel dönüşüm uygulanacak merkezlerin emlak fiyatları canlanacak. Tehlike ise şu, bu bölgeler tamamen spekülasyona açık hale geldi. Konuta, turizme açılacak alanlar bir anda fırlayacak, ancak su havzaları, SİT alanı, orman alanları, tarlalar var. Su havzalarında imar olmaz. Burada dikkat edilecek en önemli husus beklemek. Lokasyonun kesin belli olması lazım. Belli olduktan sonra imarlı olan ve olmayan bölgeler ortaya çıkacak. Bu, çok büyük bir emlak hareketine sahne olabilecek bir proje...''
 
''LOZAN'IN YENİDEN YAZILMASI GEREKİYOR''
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman ise böyle bir projenin hem artıları hem de eksileri bulunduğunu belirtti. 

Proje ile İstanbul'da saatli bomba gibi geçen tankerlerin İstanbul'un içinden geçmemesinin gündeme geleceğini söyleyen Kahraman, ''İstanbul Boğazı'nın ise kent içi trafiğe yönelik kullanımı gündeme gelecek. Ama bunun için Lozan'ın yeniden yazılması gerekiyor. Bu sadece bizim karar vereceğimiz bir konu değil'' dedi. 

Kahraman, projenin eksilerine ilişkin olarak da, ''Çevresel değerler anlamında; orman alanları ve su havzalarının bulunduğu alanların kaybı anlamına geliyor. Adapazarı'ndan, Melen'den İstanbul'a su getiriyoruz. Bu proje ile büyük ihtimalle Büyükçekmece su havzası ve Terkos su havzasını kaybedeceğiz. Bunların kaybı ile İstanbul tamamen dışa bağımlı olacak, Trakya'dan su getiren, hatta dışarıdan su ithal eden kent haline gelecek'' diye konuştu.

''BU PROJE İLE TÜRKİYE'NİN BÖLGEDEKİ EKONOMİK ROLÜ ARTACAKTIR''
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Kanal İstanbul Projesi ile Türkiye'nin bölgedeki ekonomik rolünün artacağını belirtti. 

Vardan, projesi iş dünyasını ve halkı heyecanlandırdığını belirterek, şunları ifade etti: 

''Projeyi sadece bir kanal, sadece bir inşaat işi olarak görmemek gerekir. Bu projenin beraberinde getirdiği çeşitli faydaları olacaktır. Projenin hayata geçirilmesiyle, öncelikle Boğazlar'daki tanker ve yük gemileri kazaları riski ortadan kalkacaktır. Boğazlar artık transit geçiş alanı olmayacak, daha çok turizme yönlendirilecektir. Dünyanın incisi dediğimiz İstanbul Boğazı gerçekten bir inci olacaktır.'' 

Projenin kanal geçiş ücretleri, inşaat işleri, çevre işleri gibi birçok konuda iş sahası oluşmasına vesile olacağına işaret eden Vardan, projenin aynı zamanda yeni, planlı ve çağdaş yerleşim bölgelerinin oluşmasına, bölgenin gelişmesine de çok ciddi bir katkısı olacağı kanaatini taşıdığını kaydetti. 

Vardan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: 

''Asya ile Avrupa arasında bir köprü niteliği taşıyan Türkiye'nin, bölgedeki ekonomik rolü de bu vesileyle artacaktır. Özellikle deprem riskinin konuşulduğu günümüzde İstanbul'un baştan sona ele alınmasında yarar vardır. Yeni oluşturulacak yerleşim alanlarıyla eskilerin ikamesi ve eskilerin rehabilitasyonu hepimizin gündeminde olmalıdır.''