Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, NTV/CNBC-e ortak yayınında ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi.

Sanayi üretimindeki son rakamları yorumlayan Babacan şunları söyledi: "Sanayi üretimi ekonomik büyümeyle ilgili önemli sinyal veren bir gösterge. Nisan'daki düşüş hızı önceki iki aya göre az. Sanayi üretiminde kötüye gidişin bir miktar yavaşladığını söyleyebiliriz. Hâlâ rakamlar eksi; fakat daha az eksi rakamları görüyoruz. Mayıs'tan itibaren bu endeksin daha olumlu olmasını bekliyorum. Hem dünyada, hem Türkiye'de kötüye gidişin yavaşladığıyla ilgili küçük sinyaller görüyoruz. 'En kötüyü gördük' demek için erken. Birkaç ay daha izlemek gerekecek. İhtiyatı elden bırakmayacağız."

Yeni bir orta vadeli program üzerinde çalıştıklarını belirten Babacan, "Programla ilgili çalışmaları birkaç haftaya tamamlayacağız. Orta vadeli planın bir takvimi var, ancak öteliyoruz. Kurumların mutabık kaldığı bir program olması lazım. Gerçekçi tahminlerle olması lazım. Kurumlara talimat verdik, çalışmalar sürüyor. Bir miktar gecikme olacak ama bu bizim 3 yıl ne yapacağımızı ortaya koyacak" dedi.

Büyüme oranında revizyona gidilebileceğini kaydeden Babacan, "Şu anda yüzde 3.6'dan daha kötü bir küçülmeyle karşılaşacağımız görünüyor. Gelecek yıl ciddi bir artı büyümeyi bekliyoruz. Dördüncü çeyrekten itibaren artı büyüme rakamlarını yakalayacağız" dedi. Hükümet yıl sonu için yüzde 3.6 daralma öngörmüştü.

IMF İLE GÖRÜŞMELER TEKNİK NİTELİKTE
IMF ile görüşmelere değinen Babacan şunları kaydetti: "IMF ile görüşmeler çok farklı formatlarda olabiliyor. IMF ile şu andaki çalışmalar teknik nitelikte. IMF olur, olmaz ayrı konu ama bütün ekonomik tabloyu biz baştan ele alıyoruz. Ne yapmamız gerekiyor, bunları yoğun bir biçimde çalışıyoruz. IMF Başkan Yardımcısı Lipksy iki hafta içinde Ankara'ya gelecek. Şu anda IMF olsun ya da olmasın neler gerekiyor, onun için çalışıyoruz."

ENFLASYONDA RAHATIZ
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Enflasyon konusunda işler iyi gidiyor; ÜFE yıllık bazda eksi çıkıyor. Enflasyon konusunda hedefin içinde rahat kalacağımız görünüyor. Makul ölçülerde fiyatlar devam ettiği sürece enflasyonda rahat bir noktadayız. Cari açıkta yılı 10 milyar doların altında kapatacağız. Bu da cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkarıyor.

BÜTÇE YILLAR SONRA FAİZ DIŞI AÇIK VERECEK
Hem IMF'li hem IMF'siz senaryoya hazırlı olunmalı. Bütçe bu yıl uzun yıllar sonra faiz dışı açık verecek. Bu, Hazine'nin borçlanma ihtiyacının yüksek olacağı demek. Bu sürdürülebilir bir şey mi? İlelebet böyle devam edemez. Bu seneki bütçedeki faiz dışı açığı kapatmak için yapmamız gereken işler var. Bu sene pek çok ülke faiz dışı açık vermekte, borç stoğu artmakta. Türkiye'nin borç yükü geçen yıla göre bir miktar fazla olacak. Ancak bu sadece Türkiye'ye özgü değil. Bu miktarlar dünyayla karşılaştırıldığında bizde çok daha iyi durumda. Bu seneki tabloyu, özellikle bütçeyle ilgili olarak her sene tekrar edemeyiz. Bu yüzden adımlar atıp, faiz dışı açığı kapatıp artıya dönmemiz gerekiyor.

Bütçeyle ilgili sıkıntıları bu yıl aşmak gerçekçi değil. Ekonomik daralma nedeniyle vergi gelirlerinde düşüş var. Bazı tedbirlerin de bütçeye etkisi var. Bir sene, iki sene bu tolere edilebilir. Ama 2011'e geldiğinde kimse 'neden faiz dışı açık var' dememeli. Kalıcı olarak bütçeyi daha sıhhatli hale nasıl getirebiliriz, bu da ancak yapısal reformlarla mümkün olabilir. IMF olsun ya da olmasın biz bunu yapmak zorundayız."

İŞSİZLİKTE DÜZELME ZAMAN ALACAK
İşsizlikte eski oranlara dönmenin zaman alacağını ifade eden Babacan "Yeni programda işsizlikle ilgili yeni tahminler olacak. İşsizliğin çözümü için özel sektör eliyle hızla üretimin artmasını sağlayacak tedbirler almak gerekiyor. Son aldığımız istihdam tedbirleri kısa vadede sonuç getirebilecek önlemler. İşsizlikteki yükselme trendi mevsimle de alakalı. Yaz mevsimi istihdam oluşur, ancak kış aylarında işsizlik yükselir. Son rakam Ocak-Şubat-Mart ortalamasıdır. Mevsim gereği bundan sonraki dönemde bir miktar daha olumlu sonuçlar görebiliriz. Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırmak, bunu izleyip görmemiz gerekecek. Bir yıl içinde bütün sorunları çözmek gerçekçi değil. Büyümedeki toparlanma bir miktar süre alacak. İşsizlik oranında eski seviyelere dönmek zaman alacak. Buna hazır olmak gerekecek" diye konuştu.

TEDBİRLERİN BÜTÇEYE EK YÜKÜ 250 MİLYON TL
Son tedbirlein tümünün bu yılki bütçeye ilave maliyetinin 250 milyon lira olduğuna dikkat çeken Babacan, tedbirlerin geç kaldığı görüşüne katılmadığını belirtti.

YENİ SEKTÖRLERE VERGİ İNDİRİMİ GELEBİLİR
Başbakan Yardımcısı Babacan, ÖTV-KDV indirimiyle ilgili uygulamanın sonuçlarını değerlendirdiklerini kaydederek şunları söyledi: "Hangi sektörde ne sonuç aldık, buna bakıyoruz. Almış olduğumuz tedbir gerçekten tüketiciye yansıdı mı, yoksa üreticiler aynı fiyattan mı sattı? Bunun analizinin yapılması gerekiyor. Biz bugün inceleyeceğiz, ama açıklamayı ayın 15'ine birkaç gün kala yapacağız. Bazılarında oran değişebilir, bazılarında süre değişebilir. Yeni sektörler gündeme gelebilir. Hurda indirimini daha önce denedik. Çok kısa sürede hurdaya ayrılma oldu. O dönemde satışa olumlu etkide bulundu ancak planlanandan önce kestik. Bu dönemde bakacağız, ama kesin bir karar yok."

Özelleştirmenin bu yıl hiçbir şey yokmuş gibi devam etmesini beklememek gerektiğini ifade eden Babacan, enerji sektöründe bazı uygulamalar olabileceğini sözlerine ekledi.