Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)-Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından düzenlenen ''Küresel Kriz ve Türkiye Ekonomisi'' başlıklı konferansta konuşan TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, küresel krizde bulutların biraz dağılmaya başladığını belirterek, "Gelişmiş ülkelerdeki düzelme bizim gibi ülkeler için de belirleyici olacaktır. Global ekonominin 2010 sonuna doğru pozitif değerler alacağı tahmin edilse de geçmiş yıllardaki yüzde 5 performansı yakalayamayacağı gözüküyor" dedi.

Şahenk sözlerini şöyle sürdürdü: "Krize önlem olarak geniş çaplı kurtarma paketleri açıklanıyor ve para-maliye politikaları gevşetiliyor. 2010 ve sonrasında talep koşuları yeniden canlanmaya başladığında enflasyon yeniden ciddi problem yaratmaya adaydır. Sıfır seviyesindeki faizin orta vadede tarihi yüksek seviyeye çekilmesi söz konusu olabilir.

Artan borçlanma ihtiyacı global likidieyi ciddi şekilde azaltacaktır veya maliyetini artıracaktır. Önümüzdeki dönemde global işbirliğinin yanı sıra regülasyon da artacak. Artan korumacılık eğiliminin gelişmekte olan ülkeler açısından olumsuz etkisi de olacaktır.

Önümüzdeki üç yılda dünya ekonomisi toparlanacak ve istikrar yönünde ilerleyecektir. Belirsizliğin azalması da iş hacminin artması anlamına gelecektir. Tablonun geçmişteki gibi pembe olmayacağı gözükmektedir."

Devem eden küresel krizden Türkiye'nin de olumsuz etkilendiğini belirten Şahenk şunları söyledi: "İç ve dış pazardaki daralma ekonomik aktiviteyi zayıflatmıştır. Hükümetin yaptığı revizyon beklentilerin daha rasyonel olmasına katkıda bulunacaktır.

Kamu gelirlerinin artırılması ancak etkin vergi sistemiyle mümkün olur. Kriz önlemlerinin daha geniş bir çerçevede organize edilmesi daha etkin olacaktır. Kredi Garanti Fonu bir an önce devreye sokulmalı. Önlemler IMF programıyla uyumlu tasarlanırsa güven unsuru tesis edilecektir. Krize karşı alınacak en önemli önlem IMF ile bir an önce anlaşılması olacaktır.

Son yıllarda reel sektör yatırımlarını döviz cinsi kredilerle finanse etti. Kriz döneminin reel sektör için zor geçeceği açıktır. Reel sektörün büyümenin itici gücü olacağını düşünüyoruz."