Merkez Bankası, Mart ayında işlenmemiş gıda fiyatlarındaki kısmi düzeltmeyle enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere düşeceğini, bununla birlikte 2009 yılındaki geçici vergi indirimleri ve işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen yüksek oynaklık nedeniyle enflasyonun 2010'da dalgalı bir seyir izleyeceğini söyledi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun 18 Mart'ta gerçekleştirdiği ve gecelik faiz oranlarını tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 6.5'te tuttuğu toplantıya ilişkin özetlerde şöyle denildi:

"2009 yılının Mart ayının ortasında yürürlüğe koyulan, daha sonra Haziran ayında kısmen ve Ekim ayında tamamen geri alınan geçici vergi indirimlerinin, 2010 yılında enflasyonda Mart ve Nisan aylarında yukarı yönlü, Haziran ve Ekim aylarında aşağı yönlü bir etki yapacaktır. İşlenmemiş gıda fiyatları ise 2009 yılının üçüncü çeyreğinde tarihsel olarak düşük düzeyde artmış, buna karşılık son çeyrekte yakın tarihin en yüksek artış oranını sergilemiştir. Söz konusu baz etkileri, 2010 yılı boyunca enflasyonda dalgalanmalara neden olarak ana eğilimin izlenmesini güçleştirecektir."

Şubat ayında TÜFE'nin yüzde 1.45, yıllık enflasyonun ise 1.94 puan yükselerek yüzde 10.13 olduğunu hatırlatan TCMB, yıllık enflasyondaki bu yükselişte Şubat ayı Para Politikası Kurulu (Kurul) Toplantı Özeti'nde de dikkat çekildiği gibi, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artış, vergi ayarlamalarının endekse gecikmeli yansımaları ve düşük baz gibi geçici unsurların belirleyici olduğunu kaydetti. TCMB, "Nitekim, yıllık enflasyondaki bu artışa karşın temel (çekirdek) enflasyon göstergelerinin düşük seviyelerini koruduğu görülmektedir" dedi.

Kurul, işlenmemiş gıda fiyatlarında geçen yılın son çeyreğinde gözlenen yüksek artışın enflasyon üzerindeki etkisinin 2010 yılının son çeyreğinde azalacağına işaret ederken, benzer şekilde, enflasyon üzerinde 1.9 puanlık etki oluşturan yakın dönem vergi artışlarının yıllık enflasyon üzerindeki yansımalarının 2011 Ocak-Şubat döneminde büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirtti. Bu doğrultuda enflasyonun, bir müddet hedefin belirgin şekilde üzerinde dalgalı bir seyir izledikten sonra yılın son çeyreğinden itibaren geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla tekrar düşüş sürecine gireceği ve 2011 yılının ilk aylarında hedeflerle uyumlu seviyelere gerileyeceği bildirildi.

Yıllık enflasyondaki yükselişin enflasyon beklentilerini olumsuz etkilediği, toplam talep koşullarının mevcut seyrinin, işlenmemiş gıda ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışların genele yayılmasını engellediğine dikkat çekilen TCMB özetlerinde şöyle denildi:

"Yakın dönemde enflasyon beklentilerinde gözlenen artışın genel fiyatlama davranışlarında bozulmaya yol açması halinde TCMB, baz senaryoda öngörülen duruşa kıyasla daha erken bir parasal sıkılaştırmaya gitmekte tereddüt etmeyecektir.

Küresel krize karşı alınan mali tedbirler sonucu özellikle gelişmiş ülkelerde bütçe açıklarının yüksek boyutlara ulaşması, uzun vadede enflasyon beklentileri ve dolayısıyla uzun vadeli küresel piyasa faiz oranları üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturmaktadır. (...) Orta Vadeli Program'da yer alan hedeflerin vergi ve fiyat artışlarından ziyade kurumsal ve yapısal iyileştirmeler yoluyla sağlanması halinde, orta vadede politika faizinin tek hanede kalmasının mümkün olduğu düşünülmektedir."