Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde kurulu Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (Erdemir) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özgen, Erdemir Bağlık Kantini'nde ''Piyasa Analizi Başlıklı'' şirketlerinin performansıyla ilgili sunum eşliğinde düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, 2008 Ağustos ayından itibaren piyasa koşullarında çok büyük değişiklikler yaşandığını, bunun Erdemir'in yanı sıra Türkiye ve dünya için de geçerli olduğunu söyledi.

Geçen yılın ağır ve zor geçeceğini bildiklerini, ağustos aylarının demir-çelik piyasalarında genellikle durgun geçtiğine işaret eden Özgen, şunları kaydetti:

''Birçok insanın hissetmekle birlikte bu kadar keskin olacağını göremediği küresel kredi krizi patlak verdi. Bu ağustos ayının sonlarına doğru gerçekleşti. Küresel kredi krizi demir-çelikteki yumuşamayla birleşince bütün dünya ülkelerini ve Türkiye'yi allak bullak eden durumla karşı karşıya kaldık. Ekonomik yapı birden bire sanayi ve reel sektörü etkiledi. Aslında biz kriz tedbirlerini Erdemir'de ağustos ayından itibaren son derece sıkı şekilde uyguluyoruz. Çok önceden gördüğümüz ve hissettiğimiz yapının içerisinde bütün bu koşulları göğüslemeye ve karşı koymaya gayret ediyoruz.''

Özgen, Erdemir'in 1965'den itibaren üretime devam eden modern ve tecrübeli şirket olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

''Krizi 'ölüm sarmalı' dediğimiz periyotlarda görüyoruz. Nedir bu ölüm sarmalı? Mayıs 1995'de 475 dolar olan sıcak rulo fiyatları, şubat 1996'da 256 dolara düşmüş. Sonra nisan 1997'de tekrar 345 dolara yükselmiş ve sonra ölüm sarmalına yakalanmış fiyatlar. Buna ölüm vadisi de deniyor. Aralık 1998'de 185 dolara düşen fiyatlar devam etmiş ve 2003'e gelinmiş. Temmuz 2008'de sıcak rulo fiyatları 1100 dolarda zirve yapmış. Ölüm sarmalı sadece çelikte geçerli değil. Bu ölüm sarmalı küresel krizde de özdeşleşmiştir. Bu nedenledir ki karakteristik olarak yaşadığımız krizin daha önce yaşadığımız 4-5 krizden farkı burada yatıyor. Daha önce fiyat düşüşleri 9 ay gibi süreye yayıldığından tedbir alma kolaylığı vardı. Peki bu yıl yaşadığımız krize bakalım. Temmuz 2008 ve ekim 2008, arada sadece iki ay gibi süre var. Daha önceki krizlerde bir yıla yayılan bu süre bu krizde iki aya düşmüş durumdadır.''

Yaşanan vahim tablonun sadece demir-çelik krizi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Özgen, ''Uçakların serbest düşüş yapması gibi (sıcak rulolar) 1100 dolardan 475 dolarlara gevşemiş. Bu yüzde 75'lere tekabül eder. Şu anda da 400 dolar bandını kırmış durumda. Çok vahim. Bundan önceki krizleri ihracatla aştık. Çünkü, Türkiye'nin iç dinamiklerinden oluşan krizlerdi. Fakat bu krizin böyle olduğunu söylemek imkansız. Bütün dünyayla bunu yaşıyoruz'' diye konuştu.

ERDEMİR KRİZİN NERESİNDE
Özgen, Ağustos ayından itibaren krizin bilincinde çok yoğun tedbirler uygulandığını, bunların maliyet düşürme, elektrik ve kağıt tasarrufuna kadar birçok unsuru kapsadığına dikkati çekerek, şöyle dedi:

''Malı satmak durumundasınız. Malı satamazsanız gelir ve nakit elde edemezsiniz. Yaşama şansınız da kalmaz. Erdemir'in bir aylık üretimi 400 bin tondur ve 2008'i bu orandaki ton satışlarla geçtik. Temmuz ayında bir ayda 400 bin ton satış yaptık. Ekim ayında 177 bin ton, kasım ayında 110 bin ton sipariş gelmiş. Talepte ve siparişte yüzde 75 oranında azalma var. Aralık ayında 238 bin, ocakta da biraz canlanmış. Zirve yaptığı yer şubattır ve 473 bin tondur. Neredeyse üretim ve sevkıyatımıza eşittir. Mart ayında şu anda 396 bin tondur. Yani elimizde bir aylık sipariş var. İleride sipariş toplayamazsak bir ay sonra fabrikada hatlar duracak demektir.''

ÇELİK ÜRETİMİ DİBE VURDU
Erdemir'de özelleştirme sonrası her alanda iş yapış şekillerini değiştirdiklerini ifade eden Özgen, şöyle dedi:

''Çelik tüketimi Türkiye'de neredeyse dibe vurmuş durumdadır. Bu hem ithalatı, hem satışlarımızı, hem de sevkıyat ve üretimimizi etkiliyor. Satış konusunda bazı iyileştirmelere gittik. Ağustos ayında bütün satış organizasyonumuzu değiştirdik. Eskiden Erdemir masada oturan, müşteri bekleyen konumdaydı. Şimdi artık 15 günde bir ne kadar müşteriniz varsa, ne kadar potansiyel kazanabileceğimiz müşteri varsa bunların ayaklarına gidiyoruz.''

ULUSOY: FABRİKA KAPATMA PLANI YOK
Erdemir'in Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Ulusoy, dip yapan çelik talebinde yakın dönemde toparlanma beklemediklerini ve bu sebeple yatırım planlarının dondurulduğunu belirtti.

 Reuters global madencilik ve çelik sektörü zirvesinde Reuters'ın sorularını yanıtlayan Ulusoy, "Çelik talebinin yakın zamanda ciddi şekilde toparlanmasını beklemiyorum" dedi.

 Önceki iki yılın çelik talebine atıfta bulunan Ulusoy, "İyi talepli günlere dönmemiz için beş yıl gerek" diye konuştu. 

Şirketin şu anda üretim azaltma yönünde bir planı olmadığını belirten Ulusoy, piyasa koşullarında bozulma olması halinde seçenekleri değerlendirileceklerini belirtti.

 Ulusoy şu anda yüzde 70 kapasiteyle çalışan İskenderun demir çelik fabrikası hakkında, "Şartlar gerektirirse İsdemir'de yüzde 50'ye düşebiliriz" dedi. Ulusoy, Ereğli'deki fabrikanın ise tam kapasiteyle çalıştığını belirtti.