Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, gündemdeki gelişmeleri CNBC-e'nin yayınında değerlendirdi.

Kesintisiz 12 yıl eğitim öngören düzenlemeyle ilgili TÜSİAD'ın eleştirisini yorumlayan Ergün şunları söyledi: "TÜSİAD görüş bildirme konusunda bazı çekingenliklerini üzerinden atmış görünüyor. Anayasayla ilgili referandum sürecinde biraz daha farklı bir yaklaşım sergilemişlerdi. 'Biz tarafsız bir kuruluşuz böyle bir konularda görüş belirtemeyiz' diye. Demek ki görüş belirtilebiliyormuş, iyi bir şey bu. O görüşleri de parlamentoda dikkate alınacaktır kuşkusuz. Ama burada hükümetin de yaklaşımı Türkiye'deki eğitim süresini uzatmaktır; 12 yıla çıkarmaktır.

Tartışmayı çizgisinden çıkarıp da eski tartışmalara çevirmenin alemi yok. Bundan sonra Türkiye'de insanlar 12 yıl eğitim görecekler. 4+4+4 yazıldı diye bundan başka bir şey olmaz denilemez. Bazı arkadaşlar 5+3+4 olması daha avantajlı olur diyenler de var. 12 yıllık bir eğitim yer almış olacak. Elbette eğitim sisteminin tek meselesi süre değil. 12 yıla çıkınca mesele bitti gibi bir yaklaşım hükümette yok ki. Fatih Projesi'ni devreye koyduk. Yakın dönemde bunun çok önemli etkileri olacak. Donanım ve yazılım açısından çok önemli etkileri olacak."

KOÇ, FIAT'A 'YENİ BİR ŞEY YAPACAĞIZ' DEMELİ
Yerli otomobille ilgili değerlendirme yapan Ergün şunları söyledi: "Bizim yerli marka oluşturmamız lazım. Sektörün büyüklüğüne şunu dememiz lazım. Şimdiye kadar denemelerimiz oldu. Anadol'u denedik, bıraktık tamamen Ford oldu. Kuş serisini bir yere kadar getirdik, her şey Fiat oldu. Oyak'la Renault'un işbirliğinden Toros çıktı, her şey Renault oldu. Ama Koreliler başardı. Hem Oyak hem de Koç Grubu ister Ford'a ister Fiat'a şunu söyleyebilmeli. Şimdiye kadar siz bir numaraydınız biz partner olarak bulunduk. Şimdi yeni bir şey yapacağız. Bunda bir karar merkezinde, tasarım, marka bize ait olacak, siz partner olacaksınız. Bu teklifi yapabilmesi lazım ana sanayideki aktörlerimizin. Ortaklarına bunu rahatça söyleyebilirler. Başarılı da olacaklardır.

Biz bir otomobilin tasarımını Ar-Ge'sini ciddi manada destekliyoruz. Doblo'nun geliştirmesiyle ilgili maliyetleri üç yıl TÜBİTAK tarafından karşılandı. Bu 100 milyonun üzerinde bir rakama tekabül ediyor. Koç Grubu'yla henüz biraraya gelmedik, teşvik sistemini açıkladıktan sonra görüşeceğiz. Oyak Grubu da teşvik sistemini bekliyor. İnşallah başarılı bir adım atmış olacağız. İki gruptan başkaları da var. Ancak küçük gruplar."

Ocak ayında otomobil üretiminde ve ihracatında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22'ler civarında bir düşüş var. Bunu doğal karşılamak lazım. İçeride de kredi kullanımıda dair alınan tedbirler, kredi kullanımı yavaşlamasını önümüze koyuyordu. 2012 boyunca bunun etkilerini görmeye başlayacağız. Otomobil tüketiminin büyük bölümü kredi kullanarak gerçekleşiyor. Yılın toplamına bakmak lazım. Ocak ayı tek başına açıklayıcı bir rakam değil. Yunanistan'la ilgili gelişmeler Avrupa'da likiditenin olduğunu ortaya koyuyor. Bu Türkiye'deki gelişmeleri de olumlu etkileyecektir. Ocak ayındaki daralma kadar yılın tamamında bir daralma olacağını düşünmüyorum."

BÜYÜMEDE YÜZDE 4'Ü YAKALARIZ
Büyüme tahminlerine yönelik değerlendirme yapan Ergün, "Yüzde 4'lük OVP hedefleri doğrultusunda olacağını, düşük rakam telaffuz eden kuruluşların bunu revize edeceğini düşünüyorum. Bugün itibariyle bizim revize etmemizi gerektirecek durum yok. Yüzde 4'ü aşma potansiyeli de var" dedi.

ENFLASYON BU YIL YÜZDE 6.5'E İNER
Merkez Bankası'nın faiz indirimini yorumlayan Ergün şunları kaydetti: "Merkez Bankası enflasyonla mücadeleyi öne alan bir yaklaşım sergiliyor. Enflasyonu da tek bir hedef olarak gözetmiyor. İstihdamın artırılması, ihracatın artırılması gibi yapıları da dikkate alması gerekiyor. MB'nin işi bu açıdan çok kolay değil. Enflasyonla mücadele konusunda yüksek bir enflasyon beklentimiz yok. Enflasyon üzerinde etkili olan en önemli unsurlar vergi ve kur artışlarıydı. Bu etkiler bu yıl ortadan kalkmış olacak. Enflasyonda yine yüzde 6,5 gibi bir rakamı yakalama imkanına sahip olacağız. Türkiye ekonomisi için enflasyondan ziyade durgunluk büyük bir tehlike olabilir. Durgunluk daha risk barındıran bir unsurdur. Türkiye'de faiz oranları halen yüksek. Faizin daha düşük seviyelerde seyretmesi uygun olur. Bunu gerçekleştirmek için zaman ne zamandır, bu duygulara göre değil bir hesaba-kitaba dayanır. Birisi böyle arzu ediyor diye MB böyle bir karar alamaz."

KURDA BÜYÜK KIRILMALAR BEKLENMESİN
Kur seviyesine ilişkin konuşan Ergün, "Kişilerin kendileri adına taleplerde bulunmaları normal. Ekonominin geneli açısından böyle devam etsin demek doğru yaklaşım olmaz. Kur dalgalanacaktır. Dalgalanmaya bırakmazsanız kırılmalar daha büyük oluyor. Dalgalanmaya bırakırsanız bu esneklik sıkıntınızı hafifletir. Bugün itibariyle 1,75'lik dolar kuru piyasanın satın aldığı bir rakam olarak görülüyor. Yüksek diyenler de olabilir ama satın alınmış bir kur seviyesi gibi görünüyor. MB çok büyük kırılmalar olursa müdahil olacaktır. Eskiden olsa 3-5 milyar dolarlık ekonomiyi allak bullak edebilirdi. Kurda büyük kırılmalar kimse beklemesin, gereken tedbirler zamanında alınıyor" diye konuştu.

TEŞVİK PAKETİ 10 GÜNE AÇIKLANIR
Sanayi Bakanı, teşvik sistemindeki son durumu değerlendirdi. Ergün, "Hemen hemen nihai noktaya gelindi. Ön plana alınan husus cari açığın önlenmesi. Bununla ilgili özel teşvik hususu getiriliyor. Hiç üretmediğimiz ürünler var, bunlarla ilgili teşvik mekanizmaları uygulanacak. Alınmış olan bir takım tedbirler cari açıkta azalma meydana getiriyor. Buna teşvik sistemini de ekleyince 2012-2013 yıllarında cari açığı finanse edilebilir konuya dönüştürecek. Başbakan'a sunulabilirdi ancak son rahatsızlığı bunu bir miktar geciktirdi. Bir hafta-10 gün içinde açıklanır. Başbakan'ın son durumu gayet iyi. Yapılması gereken nihai bir aşamaydı. Bu da Başbakan'ın mesaisini çok fazla etkilemedi. Pazartesi Bakanlar Kurulu'yla mesaiye başlayacak" dedi.

Sanayi Bakanı yerli uçak projesine ilişkin, "Değişik segmentlerde çalışmalar var. Bu konudaki çalışmaları sürdürüyoruz. Pazarıyla birlikte bölgesel uçak merkezi haline gelmek istiyoruz. İnşallah iyi bir noktaya geleceğiz. Bu 2023 hedefleri arasında var" diye konuştu.

Avrupa'daki krize yönelik konuşan Ergün, "Yunanistan'a 240 milyar Euro'luk destek verildi. Bunlar gelecek adına umut verici. Yunanistan AB için çok büyük bir ders oldu. Alınan tedbirlerin Avrupa'da işe yarayacağını düşünüyorum. İhracatımızı da, pazarları da çeşitlendirmeye ayrıca önem veriyoruz" dedi.

KAPASİTE KULLANIMINDA SIKINTI YOK
Ergün, kapasite kullanım verisiyle ilgili şunları söyledi: "Çok önemli bir sorun teşkil eden rakam değil. Geçen yılın aynı ayına göre küçük bir azalma var. Alınan tedbirlerbazı yavaşlamaları öngörüyordu. Kapasite kullanımının yüzde 73'ler seviyesinde olması istikrarlı bir gidişin devam edeceğini ama geçen yılki kadar hızlı olmayacağını gösteriyor. Ekonomide bir durgunluğa işaret edecek daralmaya işaret edecek bir rakam değil. Öyle bir rakam olsa keskin inişler olduğunu görürdük.