Merkez Bankası (MB), Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 50 baz puan indirerek yüzde 4,5'e çekti.

MB, böylece iki ayda faizi 1 puan düşürmüş oldu.

Banka, faiz koridorunun alt ve üst bandını da 50'şer baz puan indirdi.

Faiz koridorunun alt bandı yüzde 4'ten yüzde 3,5'e, üst bandı ise yüzde 7'den yüzde 6,5'ye çekilmişti.

ZORUNLU KARŞILIKLARDA SÜRPRİZ KARAR
MB, zorunlu karşılık oranlarında ise beklenmedik şeklide artırıma gitti.

Yabancı para zorunlu karşılık oranları üç yıla kadar olan vadelerde 50 baz puan artırıldı.

Bankadan yapılan açıklamada, "Yabancı para zorunlu karşılık oran artışıyla piyasadan yaklaşık 1 milyar ABD doları likidite çekilecek ve hâlihazırda yüzde 11,5 olan yabancı para efektif zorunlu karşılık oranı yüzde 11,9 seviyesinde gerçekleşecektir" denildi.

Duyuruda son dönemde açıklanan verilerin, iç ve dış talep gelişmelerinin öngörüldüğü şekilde seyrettiğini gösterdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yurt içi nihai talep sağlıklı bir toparlanma sergilerken, ihracat zayıf küresel talebin etkisiyle yavaşlamaktadır. Mevcut politika çerçevesi ve emtia fiyatlarının seyri iktisadi faaliyetteki artışın cari işlemler açığına yansımasını sınırlamaktadır."

Yakın dönemde sermaye girişleri gücünü korurken kredi artış oranlarının referans değerin üzerinde seyrettiği kaydedilen duyuruda, "Finansal istikrara dair risklerin dengelenmesi amacıyla, mevcut konjonktürde bir yandan faiz oranlarının düşük tutulmasının diğer yandan döviz rezervlerini artırıcı yönde makro ihtiyati tedbirlere devam edilmesinin yerinde olacağını belirtmiştir. Bu doğrultuda, kısa vadeli faizlerde indirime gidilirken zorunlu karşılıklar ve rezerv opsiyonu katsayıları aracılığıyla ölçülü bir sıkılaştırılma yapılması uygun bulunmuştur" ifadeleri kullanıldı.

Duyuruda, öte yandan, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin ve sermaye akımlarındaki oynaklığın sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilerek, "Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır" denildi.

Kurul, küresel talepteki yavaşlama ve emtia fiyatlarının görünümü enflasyona ilişkin yukarı yönlü riskleri azalttığını belirtti.

Duyuruda, "Bununla birlikte, iç talep ve kredilerdeki artışların fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul'un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır" ifadelerine yer verildi.

EKONOMİ BAKANI: GEÇ KALMIŞ BİR ADIM
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası'nın önceki indirimin ardından bugün yaptığı son indirimle doğru bir adım daha attığını ifade ederek, "Ama daha öncede ifade ettiğim gibi bu doğru olduğu kadar geç kalmış bir adım" ifadesini kullandı.

Neden geç kalındığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çağlayan, şunları kaydetti:

"Birincisi 2012'de iç talep bu kadar zayıflatılmadan bu ortam yaratılabilirdi, yaratılmalıydı. 2013'ün 1. çeyreğinde de büyüme zayıf gelecek. Çünkü iç talep hala zayıf. İkincisi, dış konjonktür faiz indirimlerine son derece uygun. Bütün aktörler faiz indirirken biz yerimizde kalırsak göreceli olarak faiz artırmış sayılırız. Sadece son bir ayda Avrupa Merkez Bankası, Güney Kore ve Avustralya Merkez Bankaları da faiz indirdi.

1. çeyrek büyümesinin düşük geleceğini biliyoruz. Yıl sonu OVP hedefini yakalamak için büyümenin hızlanması gerekiyor. Türkiye 2012'de net ihracat kanalından büyüdü. Ancak 2013'te uluslararası ticaret geçen yıla göre daha da zayıf seyrediyor. Net ihracatın 2013 genelinde büyümeye katkısı, 2012'deki kadar güçlü olmayabilir. Bu nedenle, iç talebin 2012'de büyümeye vermediği katkıyı 2013'te vermesi gerekiyor."