Hassas ortam var, herkes dikkatli davranmalı

BDDK Başkanı Bilgin, krizden çıkışta bankacılık sektörünün reel sektöre destek olacağına inandığını belirterek, "Hassas ortamın bozulmaması için herkes dikkatli davranmalı" dedi.

Haberler 23.12.2009 - 12:34

Hassas ortam var, herkes dikkatli davranmalı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) "ASO Gündem Toplantıları"nda konuşma yaptı.

Bilgin, bu yıl Ekim sonu itibariyle bir yıllık dönemde kredilerin yüzde 1 artarak 377 milyar lira olduğunu anımsatarak, "Ekim sonundan 11 Aralık 2009'da kadar, yani 41 günde, krediler yaklaşık yüzde 3 artarak 390 milyar lira oldu. Beklentimiz, genel ekonomik çevreye bağlı olarak söz konusu trendin 2010 yılında da devam edeceği şeklindedir. Tahminimiz 2010'da da ihtiyatlığın esas olacağı, ancak bunun ihtiyatlı bir iyimserlik olacağıdır" dedi.

Geçen yıl kredilerde artış oranı yaklaşık yüzde 20 düzeyinde gerçekleşmişti. Reel sektör firmalarının ödeme gücünün korunması ve sektörün kredi kullandırma mekanizmasındaki tıkanmaların önüne geçmek için Ocak 2009'da Karşılıklar Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldığını ve bu kapsamda Eylül sonu itibariyle toplam 685,236 müşterinin toplam 8.9 milyar liralık kredisinin yeniden yapılandırıldığını ifade eden Bilgin, "Kriz döneminde sizlere açıklanan, bana göre, en etkin paket Karşılıklar Yönetmeliği'nin yumuşatılmasıdır. Bu arada, 2010'da süresi dolacak olan söz konusu değişiklikleri yumuşatmanın süresinin uzatılması konusunda sizlerden gelecek görüşler bize yön verecektir" şeklinde konuştu.

Kriz döneminde genel olarak bankacılık sektörünün elde ettiği kıt kaynakları, önemli ölçüde Devlet İç Borçlanma Senetleri'ne (DİBS) plase ettiğine dikkati çeken Bilgin, bu dönemde likit kalma ve an az riskli enstrümanı tercih edildiğini vurguladı ve "Bankalar eğer tahvil almasaydı bugün faizler nerede olurdu" diye sordu.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME İLİŞKİN RİSKLER
Gelecek yılın en önemli riskinin krediler olduğunu söyleyen Bilgin, "Kredilerin Takibe Dönüşüm Oranı (TDO) yakından izlenmektedir. Sistem ortalamasından sapacağını tahmin eden bankalar varsa, bugünden tedbir almalarında büyük yarar var" dedi.

Bilgin, 2010 için en önemli riski kredide görmelerinin TDO'da artma beklentisi olduğunu bildirdi. Geçen yıl Ekim'de kredilerde yüzde 3.2 olan TDO, bu yıl Ekim sonunda yüzde 5.4 düzeyinde gerçekleşti.

Bilgin, Türkiye'deki bankacılık sektörünün diğer ülkelere göre avantajlarını ise krize yüksek sermaye ile girmesi, Türk halkının toplam yükümlülüklerindeki oranın düşüklüğü, krizden önce uygulamaya konulan Likidite Yönetmeliği, sektörün reel unsurlar üzerine kurulu olması ve şubeciliğe önem verilmesi olarak sıraladı.

KÂR DAĞITIMI İÇİN GÖRÜŞÜMÜZÜ ALSINLAR
Bu yılın ilk 10 ayında bankacılık sektörünün kârının yüzde 46 artarak17.4 milyar lira olarak gerçekleştiğini, yıl sonu itibariyle söz konusu rakamın 20 milyar lira düzeyinde olmasının ve yaklaşık 4 milyar lira vergi ödemesinin beklendiğini, kârlılıkta Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin etkili olduğunu kaydeden Bilgin, şöyle konuştu:

"Bankalarımız bu yıl gösterdiği performansı, muhtemeldir ki bundan sonraki birkaç yılda yakalanmayacaktır... Bu nedenle kâr dağıtımında hassasız. Geçtiğimiz iki yılda olduğu gibi bu yıl da kâr dağıtmak isteyen her bankanın bizim görüşlerimiz almasını istiyoruz."

Sektörde gelecek yıl kâr marjlarının düşecek olması nedeniyle, bankaların ve şirketlerin daha riskli gruplarla ve daha riskli ürünlerle çalışma ihtimalinden endişe ettiklerini vurgulayan Bilgin, "2010'daTDO'nun daha da artması kuvvetle muhtemeldir. Kısaca, bankacılık yapmak daha da zorlaşacaktır" diye konuştu.

YABANCI SERMAYELİ BANKALARIN KÂR DAĞITIMI
Bilgin, yabancı sermayeli bankaların da kâr dağıtımı konusundaki hassasiyetlerine önem vereceklerini bildiğini kaydederek, "Bir örnek vermek istiyorum: Dünyaca önlü büyük bir bankanın toplam aktiflerinin yalnızca yüzde 0.82'si Türkiye'de, ama Eylül 2009 itibariyle kârının yüzde 42'si Türkiye'den. Dolayısıyla böylesine özellikli bir dönemde, bu ülkede elde edilen kârın bu ülkede değerlendirilmesi ve daha iyisi kredi olarak vermelerini beklemek, sanırım en doğal hakkımızdır" dedi.

Krizden çıkışta bankacılık Türk bankacılık sektörünün önemli rol oynayacağını ve reel sektöre destek olacağına inandıklarını belirten Bilgin, hassas ortamın bozulmaması için herkesi dikkatli davranmaya davet etti.

Bilgin, önümüzdeki dönemde türev enstrümanlar ile bankacılık lisansları konusundaki hassasiyetlerinin devam edeceğini bildirdi.

Sayfa Yükleniyor...