Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Kızılot, İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin örnek kararını ntvmsnbc'ye değerlendirdi.

Kızılot, ekonomik krizin etkisiyle ödemede sıkıntıya düşerek hayat sigortasından 10 yıllık süreyi dolduramadan ayrılan onbinlerce kişiyi ilgilendiren kararı 'makul bir karar' olarak niteledi.

Maliye Bakanlığı'na karşı onbinlerce davaya neden olabilecek gelişme şöyle yaşandı:

İstanbul 3. Vergi Mahkemesi, hayat sigortasından çıktıktan sonra kendisine yapılan anapara ve faiz ödemesinin tamamından vergi kesilen Max Steinbuchel isimli vatandaşın itirazını haklı buldu. Referans gazetesinin haberine göre Steinbuchel, kendisine yapılan ödemenin sadece getiri bölümünden kesinti yapılabileceğini, anaparanın ise vergi kesintisine konu olamayacağını savundu. Mahkeme, vatandaş lehine karar vererek sadece getiri üzerinden kesinti yapılmasını karara bağladı ve Maliye'nin 4 bin 460 TL'lik vergiyi haksız kestiği gerekçesiyle geri ödemesine hükmetti.

Max Steinbuchel, 16 Nisan 2003 tarihinde Aviva Hayat ve Emeklilik A.Ş'den yaptırdığı hayat sigortasını 3 yıl sonra sona erdirdi. 20 Ekim 2006'da sigortada biriken parası sigortalıya ödendi. Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin 15-a bendi dikkate alınarak, sigortalıya yapılan tüm ödemeden yüzde 15 oranında stopaj kesintisi yapıldı.

4 BİN 460 TL DAVACIYA İADE EDİLECEK
İstanbul 3. Vergi Mahkemesi verdiği kararda, kesintinin hukuka aykırı olduğu saptamasında bulundu. Mahkeme kararında, yüzde 15 stopaj kesintisinin davacının elde ettiği getiri üzerinden yapılması gerektiği, bu nedenle de davacıdan fazladan kesilen 4 bin 460 TL'nin iade edilmesi gerektiği belirtildi. Kararda, davacının söz konusu tutarın faiziyle geri ödenmesi talebi ise, bu yönde bir yasal düzenleme bulunmadığı için kabul edilmedi. Kararın tebliğinden itibaren Maliye'nin 30 gün içinde itiraz yolunun açık bulunduğu kararda belirtildi.

Vergi uzmanı Prof. Kızılot, dava açma süresini kaçıranlar için yol gösterdi:

Sayın Kızılot, İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bana göre makul bir karar. İtiraz edilmesi halinde Danıştay'ın vereceği kararla son nokta konulacak. 

Daha önce buna benzer bir karar, hatırlıyor musunuz?
Hayır, bu karar ilk.

Bu karar nelere yol açabilir?
Bu şuna yol açabilir. Kriz nedeniyle hayat sigortasından süresi dolmadan çıkan iyi niyetli onbinlerce vatandaş var. Başvuruda bulunmuştur, parasını yatırıyordur ama işten çıkartılmıştır, ödemesini yapamaz hale gelmiştir. Krizden etkilenmiştir, sıkıntısı vardır ve parasını çekmiştir.

Bu durumda olan onbinlerce, yüzbinlerce kişiden anapara dahil paranın tamamından vergi kesilmiş olabilir. Şimdi benzer durumda olanların büyük bir kısmı dava açma süresini kaçırmış olabilirler. Dava açma süresini kaçıranlara şöyle bir yol gösterebiliriz:

DAVA AÇMA SÜRESİNİ KAÇIRAN NE YAPACAK?
İlgili vergi dairesinden "düzeltme" talep edebilirler. "Böyle böyle bir hata yapılmıştır, bütün paradan kesinti yapılmıştır, oysa sadece faizden kesilmesi gerekir. Kesilen paranın geri verilmesi gerekir" diyerek, gerekirse mahkeme kararlarından söz ederek bunun düzeltilmesini isteyebilirler.

Düzeltme başvurusundan sonra 60 gün bekleyecekler. Dilekçeyi verdikleri tarihten itibaren (İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. ve 11. maddeleri gereğince) 60 günlük süre dolduğunda, bu kez "şikayet" yolu ile Maliye Bakanlığı'na başvuracaklar. Orada da 60 gün bekleyecekler. 60 gün dolduğunda veya 60 günlük süre içinde örneğin 10. 20. günde olumsuz cevap gelmişse, 30 gün içinde Vergi Mahkemesi'ne dava açma hakkına kavuşabilecekler.

Ocak'ta, Şubat'ta veya Mayıs'ta hayat sigortası sisteminden çıkanlara dava açma yolunu gösteriyoruz. Onlar da dava açarak bu paraları geri alabilirler. Mahkeme kararı onlar için emsal olmaz. Hukuki süreci izlemeleri gerekiyor.