Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, birliğin 64. Seçimli Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada 2007'den itibaren siyasi kutuplaşmaların ön plana çıktığını, bunun sonucunda reform sürecinin aksadığını ve ekonominin geri planda kaldığını söyledi.

Büyüme hızının 2007'de yüzde 4,7'ye 2008'in ilk 9 ayında ise yüzde 3'e gerilediğini anımsatan Hisarcıklıoğlu, küresel krizin de Türkiye'yi etkilemeye başlamasıyla birlikte yavaşlamış olan büyümenin ağır bir küçülmeye dönüştüğünü söyledi.

''Şimdi itiraf edelim ki 2007'den itibaren uzlaşmaya ve ülkemizin ortak çıkarlarına odaklanamadık'' diyen Hisarcıklıoğlu, siyasetin doğal akışına dışarıdan yapılan müdahaleler, bundan medet umup kendisine ikbal kapısı arayanlar, ekonomide beklentilerin iyi yönetilememesi, çalışmak yerine konuşmanın tercih edilmesi, ekonomide bir yol haritasından yoksun kalınması ve bunların üzerine gelen küresel kriz, ardından tedbirlerin zamanında alınamayışı sonucunda bugün Türkiye'de her 4 makineden birinin sustuğunu kaydetti.

Küresel kriz dışarıda başlasa da Türkiye'nin bu krizden etkilendiğini, 2008'in son çeyreğindeki yüzde 6,2'lik küçülmenin bunun en somut göstergesi olduğunu, 2008 ile şubat 2009 arasında sanayi üretiminin yüzde 27 azaldığını, Nisan sonu itibariyle ihracattaki gerilemenin yüzde 35 civarında olduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, sadece ihracat ağırlıklı olanlar değil tüm sektörlerin küçüldüğüne işaret etti.

Buna paralel olarak iç piyasadaki sıkıntıların giderek arttığını, 2009'un ilk 2 ayında karşılıksız çek ve protestolu senet tutarının 2008'in aynı dönemine göre yüzde 27, 2007'ye göre ise yüzde 61 oranında arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, son 6 ayda bankaların TL kredileri 14 milyar lira azalırken takipteki kredilerin yüzde 46 büyüyerek 17 milyar TL'ye ulaştığını bildirdi.

Bankacılık kesimindeki daralmanın özellikle KOBİ'leri olumsuz etkilediğini, KOBİ'lere verilen kredilerin yüzde 13 düştüğünü, bankalarla çalışan KOBİ sayısının 202 bin adet azaldığını belirten Hisarcıklıoğlu, halen 149 bin KOBİ'nin kredilerinin takipte olduğunu ifade etti.

2008 ile 2009 ocak ayları arasındaki son 1 yıllık dönemde sanayi sektöründe 316 bin kişinin işini kaybettiğini, ancak daha vahimi aynı dönemde işsiz sayısının 1.1 milyon kişi arttığını anımsatan Hisarcıklıoğlu, ''Gençler bizim geleceğimiz. Genç nüfusumuz övünç kaynağımız, ancak tarım dışındaki gençler arasında işsizlik son 1 yılda yüzde 35 arttı. Her 3 gençten biri işsiz artık'' dedi.

Gençleri işsiz bir toplumun, kalkınmanın değil köşe dönmeciliğin, hukukun değil kuralsızlığın, ahlakın değil bencilliğin egemen olduğu bir toplum olacağına vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, bu durumu eleştirdi.

Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ''İnanıyorum ki el birliği, güç birliği yaptığımız zaman dayanışma içinde ortak hedeflere kilitlendiğimiz zaman aşamayacağız engel yoktur. Biz artık Türkiye'nin gerçek gündemine dönmesini, ekonomiye odaklanmasını bekliyoruz. Küresel krize karşı artık ciddi tedbirler alınmasını istiyoruz. Susan makineler yeniden çalışana ve bu makinelerin yanına bir makine daha koyana kadar gündem ekonominin büyümesi olmalıdır.

Vakit çözüm üretme zamanıdır. Ortak çıkar ortak akıl ve ortak paydayı yüceltmeli, sorunlarımızı sağduyu ile aşmalıyız. Adalet ve hakkaniyet kavramlarını canla başla savunmalıyız. Toplumsal hayatta ötekini göstererek kendimizi tarif etmekten vazgeçmeliyiz. Mevlana ölümsüz eseri Mesnevi'de der ki (Murad muradsızlıkta, varlık yokluktadır! Her şey zıddıyla birlikte var edilmiştir. Hayata anlam veren yegane şey de onun zıddı, yani ölümdür) o halde farklılıklarımıza, farklı düşüncelere ve inançlara saygı göstermek zorundayız. Şimdi ülkemizin tüm kurumlarına bir mesajımız var; birlik olun, bize heyecanımızı geri verin. Herkesi bu ülkeyi ihtiraslarından daha fazla sevmeye, demokrasiye sahip çıkmaya, hukukun üstünlüğünü korumaya, vicdanına kulak vermeye, fitne ve fesattan vazgeçmeye, ülkemizin kurumlarını yıpratmamaya, her kurumu şeffaf olmaya, hesap verebilmeye, komşusunu öteki diye görmemeye, hepimizi bir arada tutmaya devam edecek ortak bir zeminde mutabakat sağlamaya, sadece iş ve aş kavgası vermeye davet ediyorum.''

Şimdi yeniden ekonomiye odaklanma ve son 2 yılda kaybedilenleri kazanma zamanı olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin artık yeni bir iktisadi programa ihtiyacı bulunduğunun altını çizdi. Aksi takdirde hem bu krizin daha ağır yaşanacağını hem de diğer ülkeler yeniden büyümeye başladığında Türkiye'nin yarışa çok daha gerilerden başlayacağını ifade eden Hisarcıklıoğlu, hükümetin açıkladığı Katılım Öncesi Ekonomik Program metninin küresel krizin Türkiye'ye etkisini ve bunun makro dengelere yansımasını içerdiğini kaydetti.

Bunun sadece bir durum tespiti olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, ''Şimdi krizden nasıl çıkılacağına dair bir yol haritasına ihtiyacımız var'' dedi. Şimdi yapılması gerekenin 2001 krizinden nasıl çıkıldıysa benzer bir atılımı göstermek olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, iktisadi ve sosyal reform sürecine yeniden ivme kazandırılmasını istedi.

Bunun ilk adımının da toplumsal mutabakatı sağlamaktan geçtiğini belirten Hisarcıklıoğlu, zira dün bu mutabakat zemini olmadığı için 2 yılın israf edildiğini, şimdi böyle bir mutabakata daha çok ihtiyaç duyulduğunun ortada olduğunu anlattı.

Demokrasiyi sloganlaştırmak yerine kurumsallaştırmak zorunda olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''O halde gelin güçlü bir ekonomi, kaliteli bir demokrasi için bu krizi yeni bir başlangıcın ilk adımı yapalım. Biz Cumhuriyetin kazanımlarını korunduğu, değerlerimize saygılı ve dünya standartlarında bir yaşam tarzı istiyoruz. Özgürlükler alanının genişlediği bir ülke istiyoruz. Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir Türkiye istiyoruz. İlişkilerin değil kuralların belirleyici olmasını istiyoruz. Eşit şartlarda rekabete dayalı fırsat eşitliğinin olduğu piyasalar istiyoruz.

Adaletin görevinin öncelikle masumları korumak olduğu bir sistem istiyoruz. Şeffaf bir kamu yönetimi anlayışının yerleşmesini istiyoruz. Siyasetin siyasi platformlarda yapıldığı bir Türkiye istiyoruz. Vehimlere kapılıp kendi yarattığı korkularına esir olmayan, kendine güvenen bir Türkiye istiyoruz. Biz böyle bir gelecek arıyoruz. Bu geleceğe ulaşmak için çalışıyoruz. Bu yönde çalışanların da yanında ve destekçisi olacağız.''






Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 64. Olağan Genel Kurulunda Rifat Hisarcıklıoğlu, başkanlığa yeniden seçildi.

Hisarcıklıoğlu, bin 552 genel kurul delegesinden bin 385'inin oy kullandığı Genel Kurulda bin 362 geçerli oyun tamamını aldı. 23 oy ise geçersiz sayıldı.

TOBB ETÜ'de gerçekleştirilen Genel Kurul'un öğleden sonraki bölümünde önce TOBB Başkanlığı için seçim gerçekleştirildi. Hisarcıklıoğlu'nu tek aday olarak gittiği seçimde Hisarcıklıoğlu geçerli oyların tamamını aldı.

Oy tasnifinin tamamlanmasının ardından Hisarcıklıoğlu, delegelerin ayakta alkışları arasında salona girdi.

Delegelerle tokalaşan Hisarcıklıoğlu, daha sonra bir teşekkür konuşması yaptı. Sözlerine ''dost meclisindeyiz. Biz bizeyiz. Duygularımı sizlerle paylaşmak istiyorum'' diye başlayan Hisarcıklıoğlu, Cengiz Kalkavan başkanlığında 2 gün önce deniz ticaret odaları konseyinin kendisini ziyarete geldiğini ve Kalkavan'ın bir zamanlar Odalar Birliği'nde tablaların uçuştuğunu, şimdi ise bu görüntülerden eser kalmadığını dile getirdiğini aktardı.

''Bu sizin eseriniz'' diyen Hisarcıklıoğlu, bunun birlik ve beraberlik olduğunu ve her gittiği yerde bunu dile getirdiğini, birlik ve beraberliğin olduğu yerde rahmet ve bereket olacağını söyledi.

''BAŞARI SİZİN, EKSİKLİK NOKSANLIK BENİM''
Başarının tamamının sahibinin TOBB üyeleri olduğuna konuşmasında vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, ''Bununla gurur duyuyorum. Sizlerle gurur duyuyorum. Eksiklik, noksanlık ne varsa hepsi bende. Liderlik bunu gerektirir'' dedi.

Gösterilen teveccühün kendisini onurlandırdığını, bunun sonucunda da daha fazla hizmet etmek istediğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, ''İnşallah önümüzdeki 4 yıl daha sizlere layık olarak çalışmayı Allah bana nasip eder'' dedi.

Türkiye'nin iş adamlarının elleriyle zenginleşeceğine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, ''Tüccar ve sanayici olarak sizler kazanacaksınız ki bu ülkenin geleceğine yatırım yapacaksınız. Kazanmak ayıp değil sizler kazanacaksınız ki yatırım yapacaksınız. Para kazanmak en doğal hakkınız. Haksız kazanç istemiyoruz ticaret risk işidir her attığımız imzada risk altındayız. Bu nedenle en önemli kazanç ticari kazançtır. En helal kazanç da ticarette elde edilen kazançtır.

Sizlerden istenen doğru düzgün, sözüne güvenilir insan olmak. Hepiniz hizmet makamındasınız. Hepiniz eşiniz, dostunuzdan oluyorsunuz. Burada rahat oturuyorsanız hanımlarımızın, çocuklarımızın çok büyük katkısı var. Bize hizmet etmek için fırsat veriyorlar. Başarı varsa başarının en az yüzde 51'i onlara ait. Hem eşlerinizin hem çocuklarınızın hakkını yerine getirin. Siz neye hizmet ediyorsunuz? bu ülkenin geleceğine.

Niyetimizde şerli düşünce yok. Bu ülke zengin olsun, ekonomide tekrar lider haline gelsin. Kısa vadede hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek, orta vadede dünya ekonomisinde 1 numara olmak. Bize bu yakışır. Biz koşmak istiyoruz. Tek isteğimiz ülkemizin yaşanabilir, iş yapılabilir bir ortama kavuşması'' dedi.

"365 KARDEŞİM VAR"
Delegelere ''El ele verip bunu yapar mıyız?'' diye seslenen Hisarcıklıoğlu, ''yaparız'' yanıtını aldıktan sonra en zor günün seçim günü olduğunu, çünkü bir yanda sevinç bir yanda da üzüntünün yaşandığını kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, ''Sorumluluğum çok büyük benim 365 kardeşim var. Bunlardan 14 tanesini seçin diyorlar. Hepiniz gönlümde yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesisiniz. Hiç ayrımız gayrımız yok. Yönetim kurulu üyelerinden hiçbir farkınız yok'' dedi.

Delegelerden aralarına fitne fesat girmesine izin vermemelerini isteyen Hisarcıklıoğlu, sözlerini, ''Bu son dönemim. Yönetim kurulu üyelerinin bir hakkı daha var. Bana yok. Bitti artık, final. İnşallah Allah hayırlı işler yapmayı nasip eder'' diye tamamladı.

Hisarcıklıoğlu'nun konuşması delegelerin yoğun alkışlarına neden oldu.

9 KİŞİ YERİNİ KORUDU
TOBB'un 64. Genel Kurulunda Hisarcıklıoğlunun konuşmasını tamamlanmasının ardından Yönetim Kurulu seçimlerine geçildi.

Başkan dışında 14 kişiden oluşan Yönetim Kurulunda eski yönetimden Bülent Koşmaz, Faik Yavuz, Halim Mete, Hüseyin Üzülmez, Nejat Koçer, İlhan Parseker, Fahrettin Akyıl, Şadan Eren, Mustafa Yardımcı yerlerini korudu. Listede ayrıca Cemal Tanıl Küçük, Ender Yorgancılar, Murat Yalçıntaş, Çetin Osman Budak ile Mehmet Ali Kuseyri de yer aldı.