Türkiye'nin, gerek yükselen kotası, gerekse Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yeni esnek kredi imkanları çerçevesinde Fon'dan çekebileceği kredi miktarıyla geri ödeme koşulları önemli imkanlar getiriyor.

Türkiye'nin, IMF'deki reform sürecinde, 2006 yılı ve sonrasında artırılan kotasının yanı sıra, geçtiğimiz günlerde kabul ettiği yeni borçlanma politikası, kredi alabilme imkanlarını da genişletti.

Türkiye'nin, 964 milyon SDR (Özel Çekme Hakkı) olan kotasının, 1,2 milyar SDR'ye çıkarıldığını hatırlatan yetkililer, 1,2 milyar SDR'lik kotasının, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir karşılığa denk geldiğini vurguluyor.

Yetkililere göre, halen IMF'de 2 milyar dolara karşılık gelen 1,2 milyar SDR'lik kotası bulunan Türkiye'nin, kotasının yüzde 1000'i oranındaki kredi talebi durumunda 20 milyar dolar, 2001 krizindeki gibi yüzde 1600 oranındaki kredi talebinin kabul edilmesi halinde ise 32 milyar dolar kredi kullanabilecek.

MACARİSTAN VE ROMANYA ÖRNEĞİ
Macaristan'ın kullandığı gibi yüzde 2000 oranında kredi talebinin kabulü halinde Türkiye'nin kullanacağı kredi miktarı 40 milyar dolara çıkabilecek. Romanya da, IMF önderliğindeki kredi hattı çerçevesinde, Avrupa Birliği ve Dünya Bankasından 20 milyar avroluk kredi imkanı elde etmişti. Bu ülkede, önderliğini Fon'un yaptığı bu kredinin yaklaşık 13 milyar Euro'luk kısmı IMF tarafından, 5 milyar Euro'luk kısmı Avrupa Birliği'nden, 1,5 milyar Euro'luk kısmı da Dünya Bankası'ndan sağlanacak. Yetkililer, ülke kotasının çok üstünde çekilen kredilerin ise ancak özel anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştirilebildiğine de dikkat çekiyorlar.

TÜRKİYE, IMF'NİN YENİ KURALLARINDAN DA FAYDALANACAK
IMF ayrıca ''reform'' niteliğindeki yeni borçlanma kurallarıyla, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için borç geri ödemelerinde esneklik de getiriyor. Fon, yeni reformları çerçevesinde, ''daha hızlı, daha çok ve en az koşullu'' kredi imkanı getirdi.

Yeni esnek kredi hattının, belirli basitleştirilmiş koşulları yerine getiren ülkelere hemen ya da küresel ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde garanti olarak tutacakları kredi havuzuna erişim olanağı sağlayacak.

IMF, bu değişiklikle, kredi hattı için uygun olan gelişmekte olan ekonomilerin, alacakları borç miktarının belirlenmesinde ''katı bir tavan uygulaması'' oluşturmayacak ve geri ödemeler için esnek vadeler tanıyacak. Küresel koşulların zorladığı fon'un yeni borçlanma kuralları, Türkiye gibi ülkelere esnek kurallarla kotasının çok üstünde kredi alma imkanı getiriyor.

IMF, yeni değişikliklerin, Fon ile anlaşma yapmış olan ülkeler ile Türkiye gibi müzakerelerin sürdüğü ülkelere de uygulanacağını bildirmişti. Fon, yeni değişikliklere ilişkin koşulların 1 Mayıs itibarıyla, yeni değişikliklere ilişkin mali koşulların da 1 Ağustos'ta yürürlüğe gireceğini açıklamıştı.

TÜRKİYE'NİN KOTA ARTIŞI
Türkiye, iki yıl önce IMF'de alınan reform kararı çerçevesinde, Fon'a üye 184 ülke arasında öne çıkarak, son derece kısıtlı kota artışından faydalanan 4 ülke arasında yer almıştı.

IMF ve Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulunun 31 Ağustos 2006 tarihli toplantısında bu reform paketiyle alınmış, IMF İcra Direktörleri Kurulunun aldığı tavsiye kararı ve Guvernörler Kurulunca Eylül 2006'da kabul edilen kararla Fon'un, daha önce 213 milyar 478,4 milyon SDR olan toplam kotası, 3 milyar 808,9 milyon SDR (var olan kotanın yüzde 1,8'i kadar) daha artırılmış ve bu artıştan Türkiye de faydalandırılmıştı. Fon'un kabul ettiği bu artış imkanından, Türkiye ile birlikte Çin, Meksika ve Güney Kore yararlanmışlardı.

Türkiye'nin gerçek anlamda dış finansman ihtiyacına bakıldığında 20 milyar dolarlık IMF kaynağının yeterli olabileceğine dikkat çeken yetkililer, Türkiye'nin, aynen Brezilya'nın da 2001 yılında yaptığı gibi, kotasının üstünde bir ihtiyati stand-by gerçekleştirebileceğine dikkat çekiyorlar.

IMF, İzlanda ve Macaristan gibi ülkelere, kotalarının yüzde 1000'i aşmasına imkan vermiş ve Macaristan'ın da daha sonra sağladığı kaynak, yüzde 2000 düzeyine çıkmıştı.