“Türkiye’de gitmediğimiz yer kalmadı, bundan sonra yurtdışında büyüyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemin iş planını özetleyen Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, Türk erkek giyim sektörünün uluslar arası satın almacıları peşinden koşturduğunu anlattı. Kiğılı,”Bundan 30-40 sene evvel bir şeyler yapmak için yurtdışı fuarlara giderdik. Fakat yurtdışında Türkiye algısı o kadar kötü ki… Adam sorar, ‘nereden geliyorsun?’ Sen cevap verirsin ‘Turkey, İstanbul’... Kapıdan çevirir. Kartvizitini uzatırsın, ne randevu verir, ne yüzüne bakar. O dönemde sadece fuarlara katılıp standları gezebilmek için gazeteci arkadaşlarımızdan dandik ‘press card-basın kartı’ alırdık. O gün bize mal satmak istemeyen İtalyan bugün, mal alayım diye gözümün içine bakıyor. Ben bugün bunun hazzını yaşıyorum. İtalyan sabah Milano’dan çıkıyor, geliyor siparişini alıyor, akşam uçağıyla Milano’ya geri dönüyor. Bunun verdiği zevk milyonlara değer. 20 yıl önce bana kapılarını açmayan İtalyan kumaşçılar, bugün kollarını açmışlar “Türkiye’ye ne kadar kumaş satabiliriz” onun peşindeler” dedi.
Önceki akşam İstanbul'da medya mensuplarıyla buluşan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, “Güçlü yanlarımız çok. Şimdi gücümüzü yeni anladık. Biraz geç oldu ama temiz oldu. Türkiye’de iyi bir müşteri grubuna sahip olan bir markanın yurtdışında nereye giderse gitsin başarılı olmama imkanı yok” vurgusunu yaptı.

"500 TL'NİN ÜZERİNDEKİ ELBİSELER SATMIYOR"

Abdullah Kiğılı
Abdullah Kiğılı

Kur ve hammadde fiyatlarındaki artışın fiyatlara hangi oranda yansıdığını sorduğumuzda ise Abdullah Kiğılı, “Türkiye’de 500 TL’nin üzerinde elbise satılmıyor” dedi ve maliyet hesabını şöyle anlattı: “İyi dikiş artı iyi malzeme sizi bir anda 25 dolara taşıyor. Bu rakamı en fazla 15 dolara indirebiliyorsunuz. Perakende giyimde maliyetlere sadece kurdaki yükselişten kaynaklı olarak yüzde 10 ile 25 arasında artış geldi. Hiçbir Türk markası hazır olarak bir malı ithal etmiyor. Ama tüm hammaddesi dışarıdan alınıyor. İşçilikte katma değeri biz koyuyoruz. Bugün işçilik maliyeti de çok arttı. 200 TL’ye mal edilen bir takım elbisenin 100 TL’si kumaş, 25 TL’si malzeme, 75 TL’si işçiliktir. Biz imalatçılar olarak durum böyle, ya tamamını ithal edenler? Onların hali daha vahim. Bütün yabancı markalar öyle mesela.”

MALİYET AYNI, MARKANIN ÇARPAN ETKİSİ FARKLI

Türk giyim sanayinin gücünü de işçiliğinden Avrupa ile başa baş, dişe diş aynı kalitede üretim yapmasından, aynı kalitede ürünü daha uygun fiyata satabilmesinden ve marka değerinden aldığını anlatan Kiğılı şöyle devam etti: “Bugün diyelim ki bir takım elbiseyi 200 TL’ye mal ediyorsun. Eğer senin markanın gücü yetiyorsa 200 TL’lik takım elbiseyi 5 ile çarpıp 1.000 TL’ye satıyorsun. Senin markanın gücü 10’la çarptırabiliyorsa o güveni verebilmişsen o zaman 2.000 TL’ye satabiliyorsun. Burada da bir oran vardır. Marka gücünün çarpanı en fazla 15 ile çarpılır. 15’in üzerine kimse çıkamaz. Yerli markalarda bu oranlar yok tabi…”

YABANCI JEAN MARKALARI TÜRKİYE İLE REKABET EDEMEZ

Kiğılı'nın Türkiye genelinde 67 ilde 225 mağaza bulunuyor. Dünya'da 13 ülkede 26 satış noktası bulunan Kiğılı'nın çalışan sayısı 2 bin 500'ü aştı.
Kiğılı'nın Türkiye genelinde 67 ilde 225 mağaza bulunuyor. Dünya'da 13 ülkede 26 satış noktası bulunan Kiğılı'nın çalışan sayısı 2 bin 500'ü aştı.

Pek çok yabancı erkek markası ya Türkiye’ye giremiyor ya da girdikten bir süre sonra çıkıyor. Kiğılı’ya bunu hatırlattığımızda ise bir örnek verdi. Kiğılı, “Bunlardan bir tanesi, yılda 4 milyon adede yakın takım elbise satan bir marka. İstanbul’da İstinyepark’a Nişantaşı’na ve Ankara’ya mağazalar açtı. Ama maalesef burada iş yapamıyor, iki tanesini kapattı. Biri de ayakta duruyor… Ben bugün dünyanın en lüks markalarına tedarikte bulunan fabrikalardan mal alabilme kabiliyetine sahibim. Bu kumaşları ithal ettiğim vakit, Türkiye’deki işçilik ve malzemenin getirdiği fiyat rekabetiyle benle mücadele edemiyor. Bunun için hiçbir dünya erkek markası, Türkiye’den içeri girdiği zaman yerli markalarla rekabet edemiyor. Aynı şey jean için de geçerli. Küresel jean markaları Türkiye’de rekabet edemez. Ama kadın giyiminde ise işler farklı. İspanyollar kadın giyiminde ezdi geçti. Senede 24 koleksiyon yapıyorlar. Neredeyse 15 günde bir. Her an model, renk ve tasarım değişiyor. Yurtdışından bütün dünyanın en ucuz kadın giyim markalarına kapıyı açıp getirmişsin. Bunlarla mücadele edecek yeterli Türk markası yok” diye konuştu.

BU FİYATLAR GURBETÇİYE BEDAVA (200 EURO=1500 TL) 

Yeni havalimanında mağaza açacağız. Şu an mağaza fiyatlarından satsak yabancı ziyaretçiler için yerlerde sürünen bedava bir fiyat olacak. Bugün 100 TL’ye sattığımız bir gömlek 18 euro. Geçen yıl Haziran, Temmuz Ağustos ve Eylül’de 4 ay içinde bizim cirolar ciddi anlamda patladı. Haziran’dan itibaren kurların artışıyla birlikte Avrupa’dan ve Ortadoğu’dan gelen turist ve gurbetçiler mağazaları doldurdu. Gurbetçilerin mağazalarımıza bu kadar yoğun bir şekilde akın ettiği bir dönem ilk defa yaşandı. Edremit mağazamızda Almanya’dan Türkiye’ye gelen bir gurbetçimiz gözümün önünde 200 euroyu verdi. 1500 TL’lik alışveriş yaptı. Yanındaki eşine de diyor ki, “Hanım, bedava çocuklara da al.” Bu anlamda satışlar ciddi anlamda patladı. Benzer bir hareket Ramazan Bayramı’nda olmaz. Ama Kurban Bayramı’na yine beklerim. Gurbetçiyle cirolar artar. Satışımızın yüzde 57’si iki şehirden sağlanıyor. İstanbul ve Ankara’daki mağaza sayımız 75… Geri kalan yüzde 50’si ise diğer şehirlerden…

YURTDIŞINDA BÜYÜME TİMİ KURDU

Türk markalarının yurtdışında boy göstermesi gerektiğinin altını çizen Abdullah Kiğılı, kendilerinin de çok kısa bir süre içerisinde Libya Bingazi, Filistin Ramallah, Beyrut, Özbekistan, Fas ve Ermenistan’da yeni mağazalar açacaklarını kaydetti. Bugün Kıbrıs dışında Azerbaycan, Sırbistan, Romanya, Makedonya ve Gürcistan’da mağazaları olan Kiğılı, sadece yurtdışında büyümek için 28 kişilik özel bir ekip de kurmuş. Abdullah Kiğılı, “Türkiye’de gidebilecek yer kalmadı. 70 ilde varız. Allah var, devletimiz bize çok destek veriyor. Her yerde varız. Devletimiz yürüyün, gidin diyor. Çok yakın bir gelecekte göreceksiniz ki Türk markaları Avrupa’da bayrağı açmış zaferden zafere koşuyor” ifadelerini kullandı. Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem ise hedeflerinin yurtdışında kısa vadede 25 yeni mağaza açmak olduğunu belirterek “Bunun 15’ini Balkanlara, 10 tanesini ise Azerbaycan ve Ortadoğu pazarına hedefliyoruz. En önemli hedef pazarımız şu an balkanlar. Her ülkede bir ya da iki mağaza hedefimiz var. Sırbistan, Romanya, Bosna Hersek, Bulgaristan şu anda bizim Avrupa’ya açılan kapılarımız” bilgisini verdi.

ALİBABA İLE e-TİCARET PATLADI SIRADA AMAZON VAR

-İran ile iş yapmak çok zor. Her şey kayıt dışı ve taklit çok
-Kiğılı bir okul. 2,000 kişiye iş öğretiyorum. 4 yıl bizde çalışan üniversite bitirmiş kadar olur
-AVM’ye maketten giriyoruz. Fakat geldiğimiz noktada çok fazla AVM oldu. Bir süre sonra bu AVM’lerden bazıları ya okul olur ya şehir hastanesi
-Şu anda hangi sektöre girersen gir dünyanın en ucuz ülkesi Türkiye. Ama halkın alım gücü yok
-Ar-Ge’de Akıllı kumaşlar, yıkanabilir takım elbiseler gibi yeni ürünleri çalışıyoruz
-E-ticarette Alibaba geldikten sonra satışlar patladı. Eylülde Amazon’da gelecek.

ABDULLAH KİĞILI ARKA KOLTUK'A KONUK OLDU