Ford Otosan Mayıs ayında otomotivin anavatanı ABD’ye Türk malı Transit Connect’leri ihraç etmeye başladı. Ford, Türkiye’deki faaliyetlerinden çok memnun görünüyor. Ancak aynı Ford 81 yıllık bayisi Koç’un, Türkiye’de araç üretmesine, 1940, 50 ve 60’lı yıllarda, her aşamada karşı çıkmıştı...

Nasıl ki vizyonuyla, yenilikleriyle dünyada otomotiv sanayinin duayeni olarak ismi hafızalara kazınan kişi Henry Ford ise onun adının Türkiye’deki karşılığı ise Vehbi Koç’tan başkası değildir. Hemen arkasına Bernar Nahum’u eklememekse haksızlık olur.

Ford ile Koç’un birlikteliği çok eskilere gidiyor. 1928 yılında Koç Grubu’nun kurucusu Vehbi Koç, Ford’un bayisi olur. Yani ülkedeki toplam taşıt parkının 5 bin 500 civarında olduğu, yılda 30-35 araç satan müessesenin başarılı sayıldığı yıllarda başlar ilişki.

Birlikteliğin başladığı ilk günden itibaren Vehbi Bey’in aklında bir gün gelip Türkiye’de üretim yapma fikri vardır. Vehbi Bey ve sağ kolu Bernar Nahum her fırsatta Ford’a Türkiye’de ortaklaşa kamyon üretecek bir fabrika kurma isteklerini iletirler. Ford yöneticileri ise atılan her adımda Türkiye’nin henüz o aşamaya gelmediğini söylerler. İkili, ilk kamyon üretildikten altı yıl sonra Anadol’un üretiminde de aynı sorunları bir kez daha yaşamak zorunda kalır.

Hikayenin ilk kısmından, kamyon üretimi aşamasından başlayalım...

MISIR’I AŞIP BİZE GELEMEZSİNİZ

Sene 1949... Bernar Nahum, Türkiye’de kurmak istedikleri kamyon fabrikasıyla ilgili nabız yoklamak üzere ilk kez Amerika’ya gider. ABD’de otomotiv sanayinin kalbi Detroit’te konuyla ilgili görüşülebilecek en uygun Ford yöneticisini bulur ve randevu alır. Tam söylenen saatte yönetici Roberge’in kapısının önündedir. Randevusu olduğunu söyler. Sekreter içeriyi arar, Nahum’un geldiğini haber verir ve dönüp “Mr. Roberge birazdan sizi kabul edecek” der. Nahum kapının önünde tam 1 saat 50 dakika bekler. Bu sürenin sonunda ise ayaküstü kabul edilir. Kendisiyle görüşmek için binlerce kilometre yol kat etmiş misafirine oturacak yer bile göstermez Mr. Roberge. Sadece şu sözler dökülür dudaklarından: “Siz Mısır’a, İskenderiye teşkilatına bağlısınız. İskenderiye teşkilatı İngiltere’ye... İngiltere teşkilatı da bize bağlı. Siz birçok kişinin üzerinden atlamaya çalışıyorsunuz. Kusura bakmayın. Sizinle daha uzun konuşmak isterdim ama öğle yemeğine davetliyim.”

MENDERES’TEN FORD II’YE MEKTUP

Fiyasko görüşmenin ardından hareketsiz bir altı yıl geçer. Bernar Nahum, 1955 yılında bir kez daha Amerika’nın yolunu tutar. Bu kez sıcak bir şekilde karşılanır ama görüşmelerden yine sonuç alınamaz. Fakat Amerika’da görüştüğü Ford yöneticilerinden Andrews, çok önemli bir tüyo verir Nahum’a. “Kapımızı yorulmadan çalmaya devam edin” der ve ekler: “Bu şekilde ısrarcı olursanız Ford, er geç sizi ciddiye almak zorunda kalacaktır. Şu veya bu şekilde yapılacak bir düzenlemeyle sonunda bir montaj tesisine sahip olacağınız kanısındayım.”

Bir yıl sonra Koç’a yeni bir ABD seyahati görünür. Vehbi Koç, bu kez işi sıkı tutması gerektiğinin farkındadır. Önce Başbakan Adnan Menderes’e çıkarak Ford efsanesini yaratan adamın oğluna, şirketin o zamanki başkanı Henry Ford II’ye verilmek üzere bir mektup yazmasını ister. Menderes bu isteğe olumlu cevap verir. Mektup, Ford’un başkanına, Detroit’te teslim edilecektir.

QUEEN ELIZABETH’DE SUNUM HAZIRLIĞI

Vehbi Bey, Bernar Nahum ve Koç Grubu’nun o günkü üst düzey yöneticilerinden Kenan İnal, Amerika’ya o zamanların efsanevi transatlantiği Queen Elizabeth ile giderler. Ve günler süren yolculuk boyunca her kelimenin üstünde titizlikle durarak Henry Ford II’ye sunacakları metne son şeklini verirler.

Metinde genç Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik yönden geldiği nokta anlatılmaktadır. Sonuç bölümünde ise ana hedef bütün açıklığıyla dile getirilmiştir. Ford’un Koç ile ortak bir kamyon fabrikası kurması... Yatırımın maliyeti de metne eklenmiştir.

Nihayet büyük gün gelir. Görüşme sabah 11.00’de gerçekleşir. Vehbi Koç anlatır, Kenan İnal İngilizce’ye çevirir. Bernar Nahum da gerekli oldukça müdahalede bulunur. Konuştukça ortam ısınır. Henry Ford II, Türkiye otomotiv parkına ilişkin sorular sorar.

Devamı CNBC-e Business’ın Temmuz sayısında...