Yunanistan’ın troykayı oluşturan Avrupa Merkez Bankası (AMB), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Birliği Komisyonu ile Şubat ayında anlaşmanın uzatılmasını sağlayan taslak reform listesinden daha kapsamlı ve uygulamaya konulabilecek bir reform listesi hazırlaması bekleniyor.

Buna rağmen uluslararası uzmanlar Yunanistan için bu kez görüşmelerin çok daha zorlu geçeceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar görüşmelerin mayısın ilk haftası boyunca sürmesini ve yaklaşık 1,8 milyar euro seviyesinde bir finansmanın gecikmeli de olsa sağlanması konusunda koşullu bir anlaşmaya varılabileceği belirtiyor.

AĞUSTOS'A KADAR 10 MİLYAR EURO ÖDEME

Londra merkezli ekonomik araştırmalar kuruluşu Oxford Economics’in konuya ilişkin hazırladığı raporda Yunanistan’ın Ağustos ayına kadar toplamda kreditörlerine ve tahvil sahiplerine yaklaşık 10 milyar euro ödemesi gerektiği vurgulanıyor. Yunanistan’ın mevcut mali durumu göz önüne alındığında ise henüz mayıs ayındaki ödemeleri bile kreditörlerle sürdürülebilir bir anlaşmaya varılamaması halinde nasıl ödeneceği bilinmiyor.

ÇİPRAS'IN ÖNÜNDEKİ SÜRE DARALIYOR

Bu ayın sonunda kamu çalışanlarının ücretleri ve emekli maaşlarının ödenmesi için Başbakan Çipras’ın önündeki süre giderek daralıyor. Öte yandan Avrupa Merkez Bankası ise Yunan bankalarına Acil Likidite Desteği (ELA) üzerinden finansman sağlamaya devam ediyor. AMB bu yılın Şubat ayında Yunan bankalarına yaklaşık 60 milyar euro olan likidite desteğini bu ayın başına 71,8 milyar euro'ya kadar yükseltti. Dün itibariyle AMB Yunanistan’la kreditörleri arasında anlaşma sağlanamaması ihtimaline karşı Yunan bankalarına sağladığı acil likiditeyi 1,4 milyar euro artırarak 76,9 milyar euro'ya yükseltti.

SERMAYE KONTROLÜ VE ÇIKIŞ

Yunanistan’ın 2012 yılından bu yana iflasını ilan ederek Euro Birliği’nden ayrılma olasılığı tartışılıyor. Fakat yakın zamanda Yunanistan’nın iflasını ilan etme olasılığının Euro Bölgesi’nden ayrılmaya işaret etmeyebileceği belirtiliyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ise Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden olası çıkışının diğer üye ülkeleri 2012’den çok daha az etkileyeceğini, finansal direncin daha yüksek olduğunu vurguluyor. Yunanistan ile resmi kreditörleri arasında anlaşma sağlanamaması halinde Yunan bankalarından sermeye çıkışının hız kazanmasına karşı daha önce Güney Kıbrıs’ta uygulamaya konulan sermaye kontrolünün Yunanistan için de çözüm olarak ortaya çıkabileceği düşünülüyor. Örneğin Oxford Economics’in Küresel Makro Yatırımcı Hizmetleri Direktörü Gabriel Sterne, Yunanistan’ın 3 ila 18 aylık süre içerisinde Güney Kıbrıs’ta uygulanana benzer bir sermaye kontrolünü uygulamaya sokması olasılığının yüzde 70 olduğunu belirtiyor. Yunanistan'ın, halihazırda Gayrisafi Yurtiçi Hasılası'nın yaklaşık yüzde 175'ine denk gelen 315 milyar Euro borcu bulunuyor.