Küresel krizin etkisiyle büyüme ivme kaybetmeye devam ediyor. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0.5 arttı.

CNBC-e anketinde GSYH’nin üçüncü çeyrekte yüzde 0.01 daralması bekleniyordu. Böylece 2001’den bu yana en düşük büyüme rakamına ulaşıldı.

Dokuz aylık dönemdeki büyüme yüzde 3 düzeyinde gerçekleşti. Hükümet bu yıl yüzde 4 büyüme hedefliyor. İkinci çeyrekte yüzde 1.9 olarak açıklanan büyüme rakanı ise yüzde 2.3’e revize edildi. Dokuz ayda GSYH büyüklüğü yüzde 15.6’lık artışla 731.3 milyar YTL düzeyine yükseldi.

İNŞAATTA YÜZDE 4.2’LİK GERİLEME
Üçüncü çeyrekte sektörel bazda en yüksek büyüme, yüzde 7.3 ile gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri sektöründe gerçekleşti.

Bu dönemde büyüme, mali ve aracı kuruluşların faaliyetlerinde yüzde 7.2, balıkçılıkta yüzde 6.9, ev içi personel çalıştıran hane halklarında yüzde 5.4, elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımında yüzde 4.1, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3.9, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 2.2 oldu.

Son dönemde yüksek oranlı büyüme kaydeden inşaat sektöründe bu kez daralma yaşandı. İnşaat üçüncü çeyrekte yüzde 4.3 küçüldü. İnşaat sektörünü yüzde 3.2 ile sağlık işleri ve sosyal hizmetler, yüzde 2.3 ile oteller ve lokantalar, yüzde 1.8 ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 1.2 ile eğitim izledi. Krizin etkisiyle imalat sanayiinde de yüzde 1.1’lik küçülme yaşandı. Dokuz aylık dönemde en yüksek büyüme, yüzde 8.4 ile mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde görüldü.

TÜKETİM YÜZDE 0.3 ARTTI
Harcamalar yöntemiyle bakıldığında üçüncü çeyrekte özel tüketim harcamaları sadece yüzde 0.3 arttı. Oysa bu rakam ikinci çeyrekte yüzde 3.4 artış kaydetmişti.

Büyüme için önemli kalemlerden yatırım harcamalarında da yüzde 5.4’lük gerileme oldu. Kamuda yatırım harcamaları yüzde 22.2 büyümesine karşın, özel sektörün yatırım harcamaları yüzde 10 azaldı.

EKONOMİSTLER NE DİYOR?
Standard Chartered Ekonomisti Sarah Hewin: Büyümedeki yavaşlama oldukça keskin ve tahminlerin alt sınırında yer alıyor. Kısa süre önce açıklanan ve önemli ihracat pazarlarında talebin azaldığını gösteren sanayi üretimi rakamları, yurtiçindeki tüketici talebi ve güvenindeki düşüş de düşünüldüğünde pek sürpriz olmadı. Hükümetin IMF ile yeni anlaşmanı yaratacağı sınırlamalar konusunda sıkıntıları var, ancak bunun karşılığında IMF ile anlaşmanın ekonomiyi desteklemesi bekleniyor. Enflasyonun gelecek birkaç ayda hızla düşeceğini ve Merkez Bankası’nın enflasyon hedefine ulaşılacağını tahmin ediyoruz. Bu gelişmeler faiz indirimi olasılığını da artıracak.

TSKB Ekonomisti Başar Yıldırım: Yüzde 0.5 artış yönünde gelen büyüme verilerinde büyümeyi destekleyen en önemli kalem tarım ve mali kuruluşlar kalemi. Tarımın büyümeye katkısı yüzde 0.3 civarında. Mali kuruluşların ise yüzde 0.7 civarında. Sanayi kaleminin ise olumsuz katkısı var. ABD’de esas krize neden olan konut kaleminde yüzde 4.3 küçülme var. Büyümeye eksi 0.3 katkı sağlamış. İnşaat aslında büyümeyi yukarı bile çekebilirdi. Öte yandan küresel durgunluk özel tüketimde hissedilmeye başlanıyor. Özel tüketim, inşaat ve ticaret büyümeyi ciddi anlamda aşağı çekmiş. Özel tüketimin uzun süredir, 26 çeyrektir pozitif katkı sağlayan bir kalemdi. Bir de ikinci çeyrek revizyonu var. Dördüncü çeyrek büyüme de negatif gelirse yıl sonunu yüzde 2 civarında gibi bir büyümeyle kapatırız diye düşünüyorum.

ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren: Rakamlar, dördüncü çeyreğe yönelik negatif büyüme beklentimizin gerçekleşeceğini teyit ediyor. Hatta önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde de iyileşme için bir neden görünmüyor. Açıklanan üçüncü çeyrek büyüme oranları beklentinin çok altında. Tahminlerimizde geç kalıyoruz. Tarımda bir sürpriz düşünüyorduk. TÜİK üretim tahminine göre ilk yarı yıl çok kötüydü. İkinci yarıyıl toparlanma şart görünüyordu. Ama bu gerçekleşmedi. İnşaat daha gecikmeli yansıyor. Daralmanın sert olacağını görmekte gecikildi. İmalat rakamları ise şaşırtıcı değil. Tüketimde sınırlı da olsa kısmi bir iyileşme vardı. Ancak bu büyüme rakamlarına yansımamış. Özel yatırımda çok ciddi bir düşüş var. Kamu destekleyici yönü üstlenmiş görünüyor. Kamu harcamaları artmış, ama Türkiye’de kamu harcamalarının etkisi sınırlı. Ekonomide çok ciddi bir yavaşlama bekleniyor. Büyüme, daha kötü bir sürpriz yapma eğiliminde.