MB: Faiz kararını oybirliğiyle aldık

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Yörükoğlu, dünkü faiz kararını oybirliği ile aldıklarını, döviz alım ihalelerinde değişikliği zamanın göstereceğini belirtti.

24.06.2011 - 15:53

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mehmet Yörükoğlu, dün açıklanan Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararının oybirliğiyle alındığını belirterek, döviz alım ihalelerinde değişiklik olup olmayacağını ise zamanın göstereceğini söyledi.

Koç Üniversitesi-TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu tarafından düzenlenen toplantı öncesinde Reuters'ın sorularını yanıtlayan Yörükoğlu, döviz alım ihalelerinde bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceği sorusuna da "Olur ya da olmaz zaman gösterecek onu. Yapabileceğimiz her türlü politikalar bizim her zaman gündemimizde, her şeyi her zaman gözden geçiriyoruz" dedi.

Yörükoğlu, ayrıca "Bankacılık dışı finansal kuruluşlara munzam gündemde ya da değil diyemem. Biz her şeyi değerlendiriyoruz" diye konuştu. TCMB, Haziran ayı PPK toplantısında politika faizini yüzde 6.25'te, gecelik borçlanma faizini yüzde 1.50'de, gecelik borç verme faizini yüzde 9'da sabit bırakırken, zorunlu karşılık oranlarını da değiştirmedi.

Yörükoğlu toplantıda yaptığı konuşmada da, önümüzdeki dönemde herhangi önemli bir daralmada, krizde, durgunlukta, para politikası ve faizleri düşürmenin yanında, zorunlu karşılıklarla da ekonomiye ve bankacılık sektörüne yardımcı olacaklarını belirterek, "Bu şekilde düşünüldüğünde aslında zorunlu karşılık ayarlamaları, bankacılık sektörüne piyasada bulamayacağı bir sigorta, piyasadan satın alamayacağı bir sigorta sağlıyor" dedi.

Krizden çıkış sırasında gelişmiş ülkelerin büyük oranlarda parasal genişlemeye başvurduklarını belirten Yörükoğlu, global ölçekteki parasal genişlemenin gelişmekte olan ülkelerdeki toparlanmanın dengesiz olmasına yol açtığını söyledi.

Türkiye'de bunun iç ve dış talebin önemli bir ölçüde birbirinden ayrılması şeklinde gerçekleştiğine dikkat çeken Yörükoğlu, güçlü sermaye akımları ve kredi büyümesi desteğiyle iç talep hızlı bir şekilde toparlanırken, gelişmiş ülkelerdeki büyümenin yavaş olması nedeniyle, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa'da talep toparlanmanın çok daha yavaş gerçekleştiğini söyledi.

Yörükoğlu, ekonomideki bu dinamiklerin gelişmekte olan ülkelerdeki iş çevrimleriyle yakından alakalı olduğunu belirterek, iç talepteki hızlı toparlanmanın kontrollü olması için para politikasının yavaşlatıcı tedbirler almasının beklenebileceğini, bunun temel yönteminin politika faizlerinin yükseltilmesi olduğunun düşünülebileceğini ifade etti.

Ancak gelişmekte olan ülke dinamikleri ve yapısal farklılıkların politika üzerinde kısıtlar oluşturduğunun altını çizen Yörükoğlu, bu durumda para politikası üzerindeki temel kısıtın dış dengedeki gelişmeler olduğunu ifade etti. Yörükoğlu, bir faiz artışı durumunda iç talepte yavaşlama beklense bile oluşabilecek kur değerlenmeleri sonucunda dış talepteki toparlanmanın daha da yavaşlayabileceğini ve dış dengesizliklerin artabileceğini belirtti.

Bu kısıt göz önünde bulundurulduğunda para politikasının daha dikkatli bir şekilde tasarlanması ve ihtiyaç olduğunda diğer ekonomik otoritelerle işbirliği yapılması gerektiğini kaydeden Yörükoğlu, bazı ülkelerin iç ve dış talep arasındaki bu uyuşmazlığı, Brezilya örneğinde olduğu gibi, sermaye hareketleri üzerine vergiler koyarak azaltmaya çalıştıklarını anlattı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...