Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Manisa'da 'para politikaları' konulu konferansta bir konuşma yaptı.

Yılmaz konuşmada şunları söyledi: "Son aldığımız tedbirler kur üzerinde beklenen etkiyi yaptı; TL sepet bazında ve dolar ile Euro'ya karşı değer kaybetti.

Cari açığın ilk çeyrekte artacağını ancak bunun baz etkisinden kaynaklanacağını bekliyoruz. Alınan tedbirlerin cari açık üzerindeki dengeleyici etkileri önümüzdeki dönemde belirginlik kazanacak.

Bu yıl bütçe açığının GSYH'ya oranının Maastricht kriterleri altında olacağını öngörüyoruz. Gıda fiyatlarındaki arz yönlü şoklara rağmen fiyatlama davranışında bir bozulma olmadı.

Petrol fiyatlarındaki 10 dolar artış enflasyonda yıllık bazda 40 bp artışa neden oluyor.

İşlenmiş gıda enflasyonunun kademeli artacağını düşünüyoruz. şlenmemiş gıdada Şubat'ta baz etkisine bağlı belirgin düşüş bekliyoruz. İşlenmemiş gıdada geçen yıl gözlenen dalgalı seyir yıllık enflasyon üzerinde belirleyici olacak.

Şubat ayında yıllık hedefin altında bir enflasyon rakamıyla karşılaşacağız ama yıl sonuna doğru bu rakam yükselecek. Fiyat istikrarı için daha alınacak bir hayli yol var.

Kurdaki artışın fiyatlara geçişkenlik etkisi halen söz konusu ama eskisi kadar yüksek değil.

OVP hedeflerine uyulduğu sürece para politikasının sıkıntıya gireceğini düşünmüyoruz.

Kararları aldıktan sonra 10 milyar dolara yakın sıcak para Türkiye'yi terk etti.

Kredi büyümesinin GSYH'ya oranı önemli değerlendirme yaparken bu orana bakmak gerekir. Yüzde 25'lik kredi genişlemesi sürdürülebilir cari açıkla uyumlu, bu bir hedef değil ama kredilerde aşırı büyüme cari açığı büyütüyor.

Ben ayrıldıktan sonra Merkez Bankası'nın politikalarının değişeceğini düşünmüyorum, değişmemesi de gerekir. Önümüzdeki dönemde ihtiyaç olursa borç alma faizi daha da aşağıya gelebilir; zorunlu karşılık oranları kısa vadede yükseltilip, uzun vadede daha düşürülebilir."