NTV

Memur zammında uzlaşma çıkmadı

Ekonomi

İki milyonu aşkın memuru ilgilendiren toplu görüşmelerde hükümet zam teklifini yüzde 2.5+2.5 olarak revize etti. Ancak toplu görüşmelerde 7. turda da uzlaşma çıkmadı.

İki milyonu aşkın memuru ilgilendiren toplu görüşme sürecinden uzlaşmazlık çıktı.

Hükümetin memur maaşlarına yüzde 2+2'lik zam önerisi konfederasyonları hayal kırıklığına uğratmıştı. Hükümet bugünkü görüşmede ise teklifini yüzde 2.5+2.5'a revize etti.

Ancak memur sendikalarıyla hükümet arasında maddi konularda uzlaşma sağlanamadı. Maddi konularda anlaşma sağlanamadığına ilişkin tutanak hazırlandı.

Toplantı sonrası açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız şunları söyledi: "Hükümet attığı imzanın arkasında durmuyor. Ekonomik büyümeden pay isteyince 'ne katkınız var ki istiyorsunuz' diyorlar. Hükümet memurlara şaşı bakmaya devam ediyor. Hükümet ölümü gösterip sıtmaya razı ediyor. Bütün memurları göreve davet ediyoruz. Toplu görüşme süreci bitmiştir artık yapabilecek bir şey kalmadı. Eylemlilik süreci başlamıştır. Pazartesi öğleden önce 2008 mutabakat zaptını yerine getirmeyen Başbakan Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunarak eylemlilik sürecini başlatıyoruz."

Görüşme öncesinde Memur-Sen teklifin artırılması için Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'la bir araya gelmiş, yeni teklif beklentisi doğmuştu.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, gelecek yıl memur maaşlarına yüzde 5+6 zam yapılması teklifini 4+4'e, düşük maaşlılara 40+40 TL ek ödeme yapılması teklifini 30+30 TL'ye, 131 TL aile yardımı teklifini 100 TL'ye, toplu görüşme priminin 18 TL artırılması teklifini 10 TL'ye çektiklerini söylemişti.

UZLAŞTIRMA KURULU DEVREYE GİRECEK
Toplu görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle taraflardan herhangi birinin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca, 3 gün içinde yapacağı başvuru üzerine, Yüksek Hakem Kurulu Başkanı ve 4 üniversite öğretim üyesinden oluşan Uzlaştırma Kurulu devreye girecek.

Kurul, 5 gün süreyle yapacağı çalışmaların ardından hazırlayacağı raporu Bakanlar Kuruluna iletecek. Memur maaşlarına yapılacak zamma ilişkin son kararı Bakanlar Kurulu verecek.

Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen, yasanın tanıdığı bu hakkı kullanarak uyuşmazlık konularını Kurul'a taşıyacak.

KİM NE TALEP EDİYORDU?
Memur-Sen, gelecek yıl kamu çalışanlarının maaşlarına yüzde 11 zam yapılmasını talep ediyordu. Konfederasyon ayrıca memurlara en az 80 lira ek ödeme yapılmasını, sendika üyesi kamu görevlilere verilen 10 liranın 28 liraya çıkarılmasını, kamu çalışanlarının dahil olduğu gelir vergisi oranlarının 5 puan indirilmesini, eğer vergi indirimi yapılmazsa kamu çalışanlarına 6 ayda bir 600 lira kriz çeki verilmesini, eşi çalışmayan kamu çalışanlarına verilen 83 liralık aile yardımının 131 liraya çekilmesini istiyordu. Memur-Sen, en düşük memur maaşının bin 360 TL'ye yükseltilmesini hedefliyordu.

Türkiye Kamu-Sen, ek ödeme oranlarına 21 puan eklenmek suretiyle eski adı denge tazminatı olan ek ödemelerin 110 TL artırılmasını, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına 200 TL net seyyanen zam yapılmasını ve sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen 10 TL toplu görüşme priminin 50 TL'ye çıkarılmasını talep ediyordu. Konfederasyonun zam talebiyle halen en düşük bin 19 TL olan kamu çalışanı maaşının, bin 219 TL'ye çekilmesi amaçlanıyordu.

KESK ise kamu çalışanlarına, aynı zamanda emekliler ve asgari ücretliler için de esas olmak üzere en az bin 500 lira ''temel ücret'' ödenmesini istiyordu. KESK'in talepleri arasında işsizlere açlık sınırında ''yurttaşlık payı'' ödenmesi, gelir vergisi oranlarının yüzde 10 azaltılması gibi mali talepler yer alıyordu.




Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, toplu görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması konusunda, görüşmelerde memurlar adına bazı kazanımlar sağlandığını, ancak mali konularda asla kazanım denilemeyecek 2,5 artı 2,5 zam önerisiyle karşılaştıklarını söyledi.

Gündoğdu, toplu görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından Başbakanlık Merkez Bina'sından ayrılırken açıklamalarda bulundu.

Uyuşmazlıkla sonuçlanan bir toplu görüşme sürecinin geride kaldığını bildiren Gündoğdu, çalışanlara her açıdan müjde olacak konuların yansımasını çok önemsediklerini ifade etti.

Gündoğdu, ''Ancak gelinen noktada memurlar adına bazı kazanımlar, ama mali konularda asla kazanım diyemeyeceğimiz 2,5 artı 2,5 zamla karşılaştık. Buna Memur-Sen olarak asla imza atmayacağımızı önceden ifade etmiştik. Bu Merkez Bankasının belirlediği 2010 yılına yönelik ortalama enflasyonun karşılığı, dolayısıyla krizdeki mağduriyeti karşılamıyor'' diye konuştu.

Gelinen noktada ek ödemeler, toplu görüşme primi, eş yardımı ve özlük haklar gibi onlarca konunun sonuçlandırılamadığını dile getiren Gündoğdu, mutabakat metni imzalayamadıklarını, toplu görüşme tutanağında da kabul edilen ve edilmeyen konulara yer verildiğini bildirdi.

Görüşmelerin yoğunluğu ve Kamu İşveren Kurulunun da acele etmesiyle toplu sözleşme ve grev hakkına ilişkin yeni haklar alamamışken, ''var olan iş güvencesinin tartışmaya açılmasını da adeta kabul ediyorlarmış'' gibi ifadelerin tutanakta yer aldığına işaret eden Gündoğdu, şunları kaydetti:

''Bunu hata olarak kabul ettik. Düzeltilmesini istedik. İşin bu kadar uzaması bu düzeltme boyutuylaydı. Geçen ifade neydi? 'kamu görevlilerinin toplu sözleşme ve grev talebine ilişkin olarak, talebin kamu görevlilerinin statüsü, iş güvencesi, personel rejimiyle bağlantılı olması' gibi konular... Yani Dimyat'a pirince gidiyorken, evdeki bulgurdan olmamak için direttik, buna imza atmayacağımızı ifade ettik. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı'yla bir görüşme yaptık. Sayın Bakan, İstanbul'a gitmek için hareket etmişti. Uçağa binmeden yeniden bir görüşme yaptık, bu haliyle imza atmayacağımızı, şerhli de imza atmayacağımızı, çünkü iş güvencemizi tartışmaya açan bir şeye şerh koymak başlı başına bir başka yanlışlık olur ifadesini kurduk. Sayın Bakan'ın da bu konudaki değişikliği kabul etmesiyle bu iki kavram çıkarılarak son metni oluşturmuş olduk. Son metin iş güvencesi ve personel rejimi kapsamı olmadan hazırlandı.''

Gündoğdu, konfederasyon olarak metnin mali hükümlerine ilişkin şerh koyduklarını bildirdi.

Memurlara 2009 yılında yapılan yüzde 8,7'lik zammın enflasyonun 2,5 puan üzerinde gerçekleşmesinin ''lütuf'' olarak görülmesinden ve bunun krizde memurlara yönelik önlem taleplerinin dikkate alınmamasına gerekçe yapılmasından üzüntü duyduklarını vurgulayan Gündoğdu, mali konuları kabul etmemelerine rağmen 40 civarındaki maddeyle giyim yardımının nakden verilmesi, çocuk yardımındaki sayı sınırının kaldırılması ile belediye ve sağlık çalışanlarına yönelik tedbirlerin çalışanlara hayırlı olmasını diledi.

''YASANIN SORUNLU OLDUĞU BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI''
Gündoğdu, ''Masa değil, yasa sorunlu diyorduk, yasanın sorunu bir kez daha karşımıza çıktı. Buradan Hükümet'e, Meclis'e, sivil toplum örgütlerine, Türkiye'nin demokratikleşmesini isteyen herkese çağrıda bulunuyorum; Türkiye'yi seviyorsanız, işçi-memur ayrımı olmaksızın çalışanlarınıza aynı oranda hakkını arama imkanı tanıyın, Türkiye'yi seviyorsanız ILO'nun kulağımızı çekmesine müsaade etmeden bu garipliği ortadan kaldırın ve Anayasa'daki çelişkilerden bu ülkeyi kurtarın'' dedi.

Ahmet Gündoğdu, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, yüzde 4 artı 4'lük önerilerinin kabul edilebilir, kriz karşısında memurları koruyucu bir öneri olduğunu, ancak kabul edilmediğini söyledi.

Ek ödemeler konusunun dönemin Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'yla imza altına alındığını anımsatan Gündoğdu, 2012'nin birinci altı ayı sonuna kadar geri kalan ek ödemlerin tamamlanması konusunda mutabakata varıldığını, ancak görüşmeler sonunda 1 TL'lik bile ek ödeme kararı çıkmadığını ifade etti.

Görüşme sonucunu, ''tamamı itibariyle çalışanların beklentilerine cevap veren bir sonuç dememiz zor'' şeklinde değerlendiren Gündoğdu, bundan sonraki süreçte Uzlaştırma Kuruluna başvuracaklarını bildirdi.

Gündoğdu, ''Uzlaştırma Kurulu'nun kararının sonucu ne olur bilemiyorum. Çok ümitli değiliz ama 'yasanın getirdiği hakları kullanmadınız' dedirtmemek için gerekli girişimlerde bulunacağız. Bakanlar Kurulunun vereceği karar, yine bugünkü kararı doğruluyor olursa, toplu sözleşme talebimiz üst talep olmak üzere eylemlilik kararımızı da yeniden arkadaşlarımızla görüşeceğiz. Artık yüzdelik zamları talep ederek rica etmek için bu masaya gelmek istemiyoruz. Paydaş olarak, toplu sözleşme hakkıyla var olan hakkımızı kullanarak bu masaya gelmek istiyoruz'' diye konuştu.