PricewaterhouseCoopers (PwC) ve Urban Land Institute (ULI) işbirliği ile gerçekleştirilen ''Gayrimenkulde Gelişen Trendler Raporu 2010 Avrupa'' raporunun sonuçları açıklandı.

Avrupa bölgesi için 7. kez gerçekleştirilen raporda, gayrimenkul şirketleri temsilcileri, kredi verenler, aracılar ve gayrimenkul danışmanlarını içeren 600'den fazla sektör temsilcisinin öngörüleri yer alıyor.

Rapora göre, kredi temininin kolaylaşması ve gayrimenkul değerlerinin dengelenmesi, Avrupa'nın gayrimenkul sektörünün 2010 yılında iyileşeceğinin müjdesini veriyor. Buna karşın sektörde iyileşmenin yavaş olması bekleniyor.

Rapora göre, gayrimenkul sektörünün İstanbul'a ilgisi devam ediyor. İstanbul geçen yıl olduğu gibi bu sene de ''Gelişme Beklentilerinde'' ilk sırayı aldı. Buna karşın, geçtiğimiz yıl ''Yatırım Beklentilerinde'' 3. sırada yer alan İstanbul, küresel krizin etkisiyle yatırımcıların risk düzeyi düşük şehirlere yönelmesi ile bu yılki araştırmada ''Mevcut Yatırım Performansı'' sıralamasında, 7'inci, ''Yeni Gayrimenkul Alımı'' tercihlerinde ise 5'inci sırada yer aldı.

''Gelişme Beklentilerinde'' İstanbul'u Münih, Hamburg, Varşova, Londra ve Zürih izliyor. İstanbul'un 7. sırada yer aldığı ''Yatırım Beklentilerinde'' ilk sırada Münih bulunuyor. Bunu Hamburg, Paris, Londra takip ediyor.

''Yeni Gayrimenkul Alımı'' tercihlerinde ise ilk sırada Londra, ikinci sırada Münih, üçüncü sırada Hamburg, dördüncü sırada Paris, beşinci sırada İstanbul bulunuyor.

Küresel krizin etkilerinin sürdüğü bir dönemde gayrimenkul yatırımcıları Almanya, Fransa, İngiltere gibi daha geniş ve riski düşük piyasalara yönelse de uzun vadede potansiyeli nedeniyle Türkiye ve İstanbul cazibesini koruyor. Türkiye'nin genç nüfusu ve ekonomik büyüme beklentileri İstanbul'a olan ilginin temel nedeni.

TEMKİNLİ İYİMSERLİK
Sektör temsilcileri İstanbul ile ilgili olarak 2009 yılının zor bir yıl olduğunu, ancak 2010'la birlikte sektörde istikrarın sağlanmaya başladığını dile getirdiler. Yatırımcılardan biri, ''Hiçbir şey 2009'dan daha kötü olamaz, ancak piyasada iyileşmenin çok hızlı olacağını da düşünmüyoruz'' yorumunda bulundu.

İstanbul ve Türkiye konusunda özellikle yerel yatırımcılar çok iyimser konuşurken, uluslararası yatırımcılarda biraz daha temkinli bir iyimserlik söz konusu.

Avrupalı yatırımcılar İstanbul'da, gayrimenkul yatırımı açısından en çok perakende sektörüne sıcak bakıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 28,3'ü perakende alanında gayrimenkul alımı tavsiyesinde bulunurken, yüzde 19,8 oranla ofis ve konut alımı önerisi geldi.

''PERAKENDE EN BÜYÜK YATIRIM YAPILAN ALANLARDAN BİRİ OLACAK''
Raporun sunumunu yapan ULI Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Firuz Soyuer, raporda İstanbul'un yatırım olanaklarının olduğu ilk 3 şehir arasında sayılmadığını, ancak yeni inşaatlar ve gelişme açısından ön planda olduğunu belirtti.

Perakendenin en büyük yatırım yapılan alanlardan biri olacağını ifade eden Soyuer, ''Bu muhtemelen AVM olarak kendini göstermeyecek, daha büyük portföyler göreceğiz. Yatırımcılar riski dağıtmak için başka alanlara da kayabilecek. Eğlence merkezlerinin açılması... Belki de yine alışveriş caddeleri gündeme gelecek. Perakendeciler açısından büyük bir eksiklik yok ama hala yetersiz. Daha fazla yeni perakendecilerin İstanbul'a geleceğini düşünüyoruz'' dedi.

Ofis yatırımlarında Kağıthane ve Kartal'ın ön plana çıkacağını söyleyen Soyuer, bunun için toplu taşıma sisteminin önümüzdeki yıllarda çok iyi inşa edilmesi gerektiğini belirtti.

Arsa konusunda İstanbul'da Silivri ve Tuzla'ya dikkati çeken Soyuer, ancak lojistiğin hala uluslararası yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapmaktan uzak oldukları bir alan olduğunu kaydetti.

Firuz Soyuer, İstanbul'da otellerin hala sınırlı sayıda olduğunu, özellikle Anadolu yakasında 4 yıldızlı iş otellerinde arzın arttığının görüleceğini söyledi.

PwC Küresel Gayrimenkul Sektörü Lideri Kees Hage de Avrupa'daki ekonomilerin toparlanmasıyla bağlantılı olarak temkinli bir iyimserlik olduğunu belirtti.