Özelleştirme İdaresi Başkanvekili Ahmet Aksu, köprü ve otoyolların özelleştirmesine yönelik tasarının TBMM’de komisyonda görüşülmesine başlandığını belirterek, yasanın çıkışına göre bu yılın ilk çeyreğinde ihaleye çıkmayı öngördüklerini söyledi.

Aksu, ”Yasanın Meclis’ten nasıl çıkacağını bilmiyoruz. Yasanın çıkış şekline göre hazırlık ya da yasaya uygun düzenlemeler yapmak için belli bir süreye ihtiyacımız var. O da bir-iki ay içinde tamamlanır. Özelleştirme Yüksek Kurulu'ndan (ÖYK) da farklı istikamette bir karar çıkmazsa ilk çeyrekte köprü ve otoyolların ihalesine çıkacağımızı tahmin ediyoruz” dedi.

Geçen yıl Aralık ayında "Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı" TBMM Başkanlığı'na sunulmuştu. Ancak, otoyol ve köprü özelleştirilmesin ile ilişkin 2008 yılında hazırlanan ve "Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ise halen TBMM Genel Kurulu'nun gündeminde bulunuyor. Her iki tasarının tek bir yasa olarak çıkması bekleniyor.

Son tasarı, özelleştirmenin yanı sıra özelleştirme sonrası Karayolları Genel Müdürlüğü'nün üstleneceği görevler ile kontrol, bakım, onarım, ücretlerinin belirlenmesi ve onaylanmasına ilişkin hükümleri içeriyor.

Yasa TBMM’den çıktıktan sonra ÖYK'nın yeni bir karar alması gerektiğini ifade eden Aksu, “ÖYK'dan yeni stratejimizi, satış yöntemimizi belirleyecek kararın alınması gerekiyor. O çerçevede ihale ilanına çıkarırız. Otoyol ve köprü özelleştirmelerine de büyük bir ilgi olacağını ümit ediyoruz" şeklinde konuştu.

"ÖİB olarak 2,100 km'lik otoyolu ve iki köprünün topyekun bir paket olarak özelleştirilmesinden yanayız” diyen Aksu, çıkacak kanuna ve ÖYK kararına göre bu stratejinin değişebileceğini bildirdi.

ÖYK, 2007 yılında Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus- Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, İzmir-Çeşme, İzmir- Aydın Otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri'nin bağlantı yollarının yanı sıra Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu, İzmir ve Ankara Çevre Otoyolunun bağlantı yollarını özelleştirme kapsam ve programına almıştı.

MİLLİ PİYANGO'DA TAKVİM NET DEĞİL
Aksu, küresel kriz sürecinde, geçen yıl ihale edilen ve sonuç alınamayan Milli Piyango İdaresi'ne (MPİ) ait şans oyunlarının özelleştirme takviminin şu anda net olmadığını bildirdi.

Şans oyunlarının özelleştirilmesinde ihale şartnamesi ve ihalenin çerçevesi ile ilgili olarak yatırımcıların birtakım rahatsızlıklarının yanı sıra ihaleye ilgi göstermelerini engelleyen hususlar olduğunu ifade eden Aksu, ”İhalede elde edilen sonuçlar ve sonrasında yapılan çalışmaların tamamlanmasıyla yeniden ihaleye çıkacağız” dedi.

Özelleştirmelerde değer tespitinde, olağanüstü şartlarda, teklif alınmadan önce olmak kaydıyla revize edilebilmesine olanak sağlayan yönetmelik değişikliğinin yapıldığı kaydeden Aksu, şans oyunlarında şartname ve yatırımcıya bırakılacak kâr payı ile ilgili konuları düzenleme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Bunlar tamamlandıktan sonra daha net bir şey söyleyebileceğini vurgulayan Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özelleştirilecek kuruluşlar içinde net bir şey söyleyemeyeceğim projelerden

biri Milli Piyango. Bu hem bahsettiğim sebeplerden hem de kontrolün tamamının bizde olmamasından kaynaklanıyor. Çünkü özelleştirilmesi ayrı bir komisyon marifetiyle yapılıyor. O komisyon da Milli Piyango, Maliye, Hazine ve ÖİB temsilcilerinden oluşuyor. Kurumların belli konularda mutabık olmaları gerekiyor. Belki mutabık oldukları konularla ilgili yasal düzenlemeler gerekebilir."

MPİ'ye ait şans oyunları lisansının 10 yıl süreyle verilmesi yoluyla özelleştirilmesi için geçen Mayıs ayında yapılan ihalenin nihai pazarlık görüşmelerinde, İhale Komisyonu'nun belirlediği 1.622 milyar dolarlık açık artırma başlangıç tutarını yüksek bulan yatırımcılar teklif vermemişlerdi.

Aksu, ihalesi tamamlanan İzmir Limanı'nın devri için yatırımcının ek süre talebinde bulunduğunu belirterek, bu talebi değerlendirmek için ek teminat istediklerini ve bugünlerde gelecek cevaba göre işlem yapacaklarını söyledi.

Aksu, iki yıl önce İzmir Limanı'nın ihalesinin tamamlandığını, o günkü şartlara göre çok iyi bir fiyat alınmasının yanı sıra dünyanın en büyük liman işletmecilerinden birinin de ihaleyi kazanan konsorsiyum içinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yaklaşık iki yıl bir dava ve Danıştay'dan imtiyaz sözleşmesine alınacak görüş için beklenildi. Geçen yılın son çeyreğinde Danıştay'da uygun görüş geldi. Yatırımcılar bu sürede kredi anlaşmalarının ve konsorsiyum yapılarının bozulduğunu, dünyada yaşanan krizden en çok etkilenen sektörlerinden birinin deniz taşımacılığı olduğunu, yeni finansman kaynakları bulmak için ek süre vermemizi talep ettiler. Biz de sürenin, yatırımcıların ciddiyetini görmek açısından ancak ek teminatla verilebileceğini kendilerine bildirdik. Bugünlerde onların net bir cevabını bekliyoruz, onlardan gelecek cevaba göre de işlem yapacağız. Ek teminat verirlerse süreyi uzatabiliriz. Belki Özelleştirme Yüksek Kurulu'nda (ÖYK) bir karar çıkartmak gerekebilir. Amacımız orada işlemin sonuçlanması."

Konsorsiyum daha önce 45'şer gün olmak üzere iki kez süre uzatım talebinde bulunmuş ve bu ÖİB tarafından uygun görülmüştü. Son olarak konsorsiyum 30 Nisan 2010'a kadar, yaklaşık 4 ay daha ek süre talep etmişti.

İskenderun Limanı'nda da hazırlık çalışmalarına başladıklarını, Kültür Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve yöre belediyelerinden görüş almak için yazı yazdıklarını ifade eden Aksu, "Gelecek görüşlere göre ihale ilanına Ocak içinde veya Şubat başında çıkabileceğimizi düşünüyorum" dedi.

'ŞEKER' KARARINA İTİRAZ EDECEK
Aksu, Türkşeker'e ait fabrikalardan ihalesi yapılan Portföy-C için açılan davada Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, söz konusu kararın henüz kendilerine ulaşmadığını, karar gelir gelmez itiraz edeceklerini belirterek, mahkeme kararının sonucuna göre işlem yapacaklarını bildirdi.

Ak-Can Şeker, 606 milyon dolarla Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarını içeren Porföy C'ye en yüksek teklifi vermişti.