Birçok nedene bağlı olarak banknotlarda ciddi anlamda yıpranma görülüyor. Özellikle yeni banknotlar, piyasaya sürüldükten kısa süre sonra aşırı yıpranmış olarak geri geliyor. Yıpranan paraların imha edilmesi ve yenilerinin piyasaya sürülmesi, ekonomik anlamda büyük maliyetlere yol açıyor.

Henüz 1 Ocak 2009'da kullanılmaya başlanan TL'nin, 3 ay içinde yıpranarak döndüğü Merkez Bankası'nda imha edilmesi, paraya gereken özenin gösterilmediğini ortaya koyuyor.

Merkez Bankası yetkililerine göre, kağıt paralar en fazla, kasap, pazar ve balıkçılarda zarar görüyor. Yağlı ve ıslak ellerle dokunulması, elden ele dolaşması, avuçlanarak taşınması gibi nedenler paranın kısa sürede yıpranmasına yol açıyor.

Üzerine telefon, şiir, not yazılan paralar da görünümü yeni bile olsa imha edilip, yenileniyor. Paranın bu şekilde not kağıdı gibi kullanılması, ceplerde taşınarak yıpranması, ülke ekonomisine ilave yük getiriyor. Merkez Bankası, her ne kadar yıpranan, yırtılan, kirlenen, üzerine yazılan paraları değiştirip yenilerini piyasaya sürse de vatandaşın daha bilinçli hareket ederek ekonomiye katkı sağlamasını bekliyor.

PARANIN KORUNMASI İÇİN KREDİ KARTI
Kullanımıyla zaman zaman büyük eleştirilerin yöneltildiği kredi kartının, banknotların korunmasında önemli bir araç olduğu belirtiliyor. Paranın elden ele dolaşması yerine kredi kartının kullanımının artmasının, banknotlarda yıpranmayı azalttığı vurgulanıyor.

Otomatik ödeme talimatları da banknotların daha az zarar görmesini sağlıyor. Vatandaşlara, elektrik, su, telefon, doğalgaz gibi faturalarını uzun kuyruklarda bekleyip nakit ödemek yerine, banka hesaplarından otomatik talimat vermeleri öneriliyor.

İnternet bankacılığının yayılması da yıpranmayı azaltan önemli etkenlerin başında geliyor. İnternet üzerinden EFT, havale ve bazı ödemeler paranın daha az taşınmasını sağlıyor ve zarar görmesini önlüyor. Çek kullanımı da banknotlar açısından faydalı gösteriliyor.