İlişkili Haberler

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, AA Editör Masası'nda editör ve muhabirlerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

KRİPTOLU TELEFONLARIN DİNLENMESİ

Kriptolu telefonların dinlenilmesinin bir casusluk faaliyeti olduğunu söyleyen Bakan Işık, "Kriptolu telefonların dinlenmesi paralel yapının ne kadar hain olduğunun delillerinden bir tanesi" dedi.

Yeni kriptolu telefonu AA Editör Masası'nda tanıtan Işık, "Kriptolu telefonların donanımında çok değişiklik yapmadık, ama bütün yazılımını değiştirdik. Bir daha bu telefonların dinlenememesine yönelik şu anda bildiğimiz dünyadaki en gelişmiş kripto çözücü cihazların çözme kabiliyetinin 3 katı kadar güvenlik sistemi geliştirdik. Şu an bu kriptolu telefonun dinlenebileceğine inanmıyorum" diye konuştu.

''TÜRKİYE BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇMELİ''

Bakan Fikri Işık, "Güvenlik mekanizmalarının çok iyi kurgulanmasını ama Türkiye'nin mutlaka başkanlık sistemine geçmesini savunuyorum. Bunu yaparsak inanıyorum iki başlılık ortadan kalkar ve Türkiye çok güçlü şekilde başkanlık sistemiyle yoluna devam eder" değerlendirmesinde bulundu.

Işık, "Sistem tartışmalarında en fazla öne çıkan iki temel kavram var. Temsilde adalet ve yönetimde istikrar. Temsilde adalet ve yönetimde istikrarı en fazla sağlayan ve bizim milletimizin tarihi birikimine en uygun sistem olarak ben başkanlık sistemini görüyorum" şeklinde konuştu.

''İDAM TARTIŞMALARI UZUN YILLAR ÖNCE YAPILDI''

Işık, "Türkiye idamla ilgili tartışmayı uzun yıllar önce yaptı, bir karara vardı. Ben bu kararın daha uzun süre Türkiye'de uygulanacağını düşünüyorum. Kişisel görüşüm farklı olabilir ama şu anda yürürlükte olan bir uygulama var bunun olayların sıcaklığı içerisinde tansiyonun çok yüksek olduğu dönemlerde tartışılmasının sağlıklı sonuçlar doğurmayacağı kanaatindeyim" dedi.

"AMİRİNDEN DEĞİL DE ABİSİNDEN TALİMAT ALANI...''

"Bakanlık görevini devraldığım ilk gün çok net bir prensip ortaya koydum" diyen Bakan Işık, şu ifadeleri kullandı:

"Amirinden değil de abisinden talimat alan hiç kimseyi devletin içerisinde barındırma hakkımız da lüksümüz de yok, buna göz yumma imkanımız da yok. Dolayısıyla bu yapıyla ilişkisi olan herkes mevzuata uygun olarak hukuki yollarla gereken karşılığı görmüştür görmeye de devam edecek.''