Şimşek: Krizi başkaları çıkardı biz yönettik

2011 bütçesini Meclis'e sunan Maliye Bakanı Şimşek, "Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, 1994 ve 2001 krizleri ülkenin iç dinamiklerinden kaynaklandı ama başkaları yönetti, son krizi ise başkaları çıkardı biz yönettik" dedi.

13.12.2010 - 16:03

2011 bütçesinin Meclis Genel Kurulu maratonu bugün başladı, görüşmeler, 26 Aralık Pazar günü tamamlanacak. CHP'nin 18 Aralık'ta yapılacak olağanüstü kurultayı nedeniyle maratona bir gün ara verilecek.

Meclis'te bütçe görüşmelerinin ilki bugün saat 13.00'te Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in sunumuyla başladı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2009'da binde 6 daralan dünya ekonomisinin, 2010 yılında yüzde 4,8, 2011'de ise yüzde 4,2 civarında büyüyeceğinin tahmin edildiğini ifade ederek, 2010 yılı tahmin edilen yüzde 4,8'lik küresel büyüme oranının, Çin hariç tutulduğunda yaklaşık yüzde 3,5 civarına düştüğünü vurguladı.

Şimşek, 2010 yılında gelişmekte olan Asya ülkelerinde yüzde 9.4, Latin Amerika ülkelerinde yüzde 5.7, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde yüzde 3.7'lik bir büyüme öngörüldüğünü, Türkiye için IMF'nin 2010 yılı büyüme tahmininin yüzde 7.8, OECD'nin tahmini ise yüzde 8,2 olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin bu performansının asıl olarak gelişmekte olan Avrupa ülkeleri ile kıyaslanmasının daha doğru olacağını bildiren Şimşek, ''Bu açıdan ülkemiz için tahmin edilen yüzde 8 civarındaki büyüme büyük bir başarıdır'' dedi.

Şimşek, özetle şunları söyledi:

''Türkiye ekonomisi kriz sürecinde aldığı proaktif önlemlerin de katkısıyla, dünyadan pozitif yönde ayrışarak, hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Bu ayrışma büyümede, istihdamda, kamu finansman dengelerinde, derecelendirme kuruluşlarının verdiği kredi notlarında ve ülke risk primi gibi temel göstergelerde kendini açık bir şekilde göstermektedir. Türkiye ekonomisi, bu yılın ilk üç çeyreğinde kaydettiği yüzde 8,9'luk büyüme performansıyla dünyada üst sıralarda yer almıştır. Türkiye, Avrupa ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmayı sürdürmektedir.

AK Parti Hükümetleri olarak uzun yıllar çift haneli olan hatta bazen üç haneye çıkan enflasyonu tek haneye indirdik ve küresel krize rağmen tek hanede tuttuk. Önümüzdeki aylarda enflasyondaki düşüşün devam edeceği tahmin edilmektedir.

Sağladığımız siyasi ve ekonomik istikrar ve gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar sayesinde sağlam makroekonomik temellere sahip bir ülke olarak krize karşı önemli bir direnç gösterdik.

Kamu finansman dengeleri bakımından da birçok ülkeden pozitif yönde ayrışmış durumdayız. Bunu da 2002'den bu yana uyguladığımız sıkı maliye politikasına borçluyuz. Bu sayede son 8 yılda bütçe dengelerinde ve kamu borç yükünde önemli iyileşmeler sağladık.

Mali disiplini kararlılıkla sürdürüyoruz. Hükümetimizin güçlü iradesi ve Orta Vadeli Programımız mali disiplinin en büyük teminatıdır.

Kriz döneminde birçok ülke Merkez Bankası kaynaklarına başvururken, biz, tam aksine bu dönemde kamu bankalarına ve Merkez Bankasına 2001 krizi sonrası verilen kağıtlar nedeniyle oluşan borçları geri ödedik. 8 milyar lira geçen yıl 2001'den kalan borç ödedik. Yine kriz döneminde birçok ülke hazinesi IMF kaynaklarına başvururken biz IMF'den borç almadık tam aksine geçmişten gelen borçları azalttık. 2002 yılında 22 milyar dolar olan IMF’ye borcumuzu Ekim 2010 itibarıyla 6,5 milyar dolara düşürdük.

Türkiye, ilk defa bir krizi uluslararası kuruluşlardan destek almadan kendi kaynaklarıyla başarıyla atlatmıştır. Bu noktada uzun yıllar Türkiye ekonomisini takip eden birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, 1994 ve 2001 krizleri ülkenin iç dinamiklerinden kaynaklandı ama başkaları yönetti, son krizi ise başkaları çıkardı biz yönettik.

Son altmış yılın en büyük krizini kendi tedbirlerimizle atlattık. Ama daha da önemlisi bu dönemde krizin faturasını halkımıza çıkarmadık. Dünyada birçok ülke krizin faturasını doğrudan doğruya vatandaşına çıkarmıştır. Bu süreçte, birçok ülkede maaşlar dondurulmuş, hatta bazılarında düşürülmüş, emeklilik yaşı ve vergi oranları artırılmış ve yeni vergiler uygulamaya konulmuştur.''

İKİ YILDA 2,8 MİLYON İLAVE İSTİHDAM SAĞLANDI
Maliye Bakanı Şimşek, orta ve uzun vadede cari açığı daha makul seviyelere düşürmek için Türkiye'nin yurt içi tasarruf oranlarını artırması, enerjide dışa bağımlılığı azaltması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretiminde yoğunlaşması ve beşeri sermayesini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, cari açığın azaltılmasında geleneksel sektörlerin değişim ve dönüşümü için de çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Şimşek, ''Hükümetimiz cari açığı orta ve uzun vadede daha iyi yönetilebilir seviyelere çekmek için ne gerekiyorsa yapmıştır ve yapmaya devam edecektir'' diye konuştu.

Türkiye'nin diğer önemli bir sonunun da işsizlik olduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin, uzun yıllardan bu yana yüksek işsizlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Şimşek, ''Küresel kriz ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de işsizlik oranları yükselmiştir. Ancak, hızla toparlanan Türkiye ekonomisi, dünyadan ayrışarak krizde ve kriz sonrasında istihdam yaratmıştır. 2007 yılından 2010 yılının ikinci çeyreğine kadar Türkiye ekonomisi yaklaşık 2,8 milyon ilave istihdam sağlamıştır'' ifadesini kullandı.

İŞSİZLİK NASIL DÜŞER?
İşsizlik konusunda alınan tedbirleri anlatan Şimşek, ''Özetle işsizliği azaltmak için yüksek ve istikrarlı büyüme şarttır. Bu da ancak siyasi istikrar ve doğru politikalarla mümkündür'' dedi.

Bakan Şimşek, şöyle devam etti:

''Gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar ve uyguladığımız proaktif maliye politikaları sayesinde, ekonomide başlayan toparlanmanın kalıcı olmasını sağlayacağız. Biz, ülkemizin sorunlarına uzun vadeli çözümler üretiyoruz. Popülist politikalar ve seçim ekonomisi uygulamıyoruz. Makroekonomik istikrar ve mali disiplin önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz olmaya devam edecektir.

Bu anlayışla, 2011 yılı bütçesini de, dünyada oluşan yeni ekonomik konjonktürü dikkate alan, reel ekonomiyi destekleyen ve aynı zamanda sosyal yönü güçlü bir bütçe olarak hazırladık.''

SEÇİM BÜTÇESİ YAPMADIK
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 bütçesini, ''seçim değil, istikrar bütçesi'' olarak nitelendirerek, ''Seçim ekonomisi uygulamıyoruz. Seçim bütçesi hazırlamıyoruz. Bundan önceki 8 yıllık bütçe karnesinde olduğu gibi 2011 bütçesi de mali disiplin anlayışı çerçevesinde hazırlandı'' dedi.

BÜTÇE AÇIĞI 33,2 MİLYAR OLACAK
2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde bütçe giderleri 312,6 milyar lira, faiz hariç giderler 265 milyar lira, bütçe gelirleri 279 milyar lira, vergi gelirleri 232,2 milyar lira, bütçe açığı 33,2 milyar lira, faiz dışı fazla 14 milyar lira olarak planlandı.

Şimşek, ''Buna göre 2010 yıl sonu gerçekleşme tahminleriyle kıyaslandığında bütçe giderleri yüzde 5,3, faiz hariç giderler yüzde 7,1, bütçe gelirleri yüzde 10,4, vergi gelirleri yüzde 10,5 oranında artış gösterirken faiz giderleri ise yüzde 4 oranında azalış göstermektedir. Böylece bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 4'ten yüzde 2,8'e düşüreceğiz'' dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...